Müellif || Youtube’cu || Tin Holdingde Part-Time Patron “İroni bilmeyen giremez”

An gelir ve sabit twit değişir. Elhamdulillah. Kitapların “İçindekiler” bölümleri aşağıda.
181
404
4,548
1,269,959
Altay Cem Meriç retweeted
Olacak Dediğini Terk Etmek Kolay Mı ?
3
14
129
5,282
Altay Cem Meriç retweeted
Allah'ın merhametini anlatmaktan korkmayın | @AltayCemMeric
10
44
327
10,995
“Olan her şeyi olumlamadığım ya da kemalist olmadığımı anlamak için abartılı bir zeka gerektiğini sanmıyorum.” Geçen sene aynı kesiti attıklarında, bu şekilde alıntılamışım. Bu yaptığım açıklamayı twitterda yarım milyon kişi görmüş. Bile bile karalama yapmadıklarını düşünmek için şu an iftira atanların hiçbirinin bu yarım milyonun içinde olmadığını düşünmek lazım. Geçen sene de twiti şöyle bitirmişim. Halen aynıyla geçerli ; “Gerçi doğruya isabet etmek gibi bir derdiniz var mı ? Yoksa beni itibarsızlaştırmaya çalışmaktan ibaret bir dünyanız mı var ? diye kendime sorduğumda zihnime ilki yakın gelmiyor.” Siz yine dinin koruyucusu rolünüzle bize saldırın ama bile bile iftira atmayın, yalan söylemeyin, müslümanlar arasına buğz ekmeye çalışmayın. Bunlar içki gibi kumar gibi haramdır. Yaşadığınız dini korumak halüsinasyonu kendinizi mükellef görmenize mani mi bilmiyorum ama açık haramları aleni işliyorsunuz. Haram polisliği biraz da nefsinize yapın. 2 aydır ısrarla yazıyorum. Ellerinizle yaptıklarınızdan gayrısına maruz kalmıyorsunuz. Nefret ekmeye çalışıyorsunuz ve ekmeye çalıştığınızdan yiyorsunuz. Sonra bunu ben yapıyorum sanıp, daha fazla hırs edip haddi daha fazla aşıyorsunuz. Kısır bir döngü. Keşke nasihatten alsanız.
Öyle söylemek isteseydim öyle söylerdim. Zaten bağlam Kadir Mısıroğlu’nun tarihsel şemasında katılmadığım yerleri anlatmam. Mustafa Kemal olmasaydı da Osmanlı yıkılırdı. “Muazzam bir medeniyeti ittihatçılar yıktı” anlatısı bence yanlış. Osmanlı olması gerekenden çok geç yıkıldı. Zira İngiliz çıkarları böyle gerektiriyordu. Mevcut nufüs bakiyesi ile tekrardan bir Türk-İslam devletine yol açacak şekilde yenilemedi, çürüyene ve kokuşana kadar ayakta kaldı. Her bir taşı çürümüş bir bina gibi, sağlam organı kalmamış bir hasta gibi öldü. Bölgede 1800 sonrasında gerçek bir Osmanlı varlığından da bahsedilemez. Tarih okuma aşinalığı olan birisi 1650’den 1730’a kadar olan olayları okusa bunların yıkılma alametleri olduğunu anlar. Dolayısı ile bir kişi üzerinden Osmanlının yıkılışını okumak elbette doğru değil. Cumhuriyet devrimleri ise bir kaç kronolojik parçaya bölünerek okunmalı. Olan her şeyi olumlamadığım ya da kemalist olmadığımı anlamak için abartılı bir zeka gerektiğini sanmıyorum. Zamanı gelince meşrutiyetten alarak bugüne kadar uzun uzun konuşuruz. Tabi bunları konuları anlamaya çalışan insanlar için söylüyorum. Yoksa slogana karşılık slogan basıp mutlu da olabilirsiniz. Merkezde bir melek gibi Abdulhamidin olduğu, etrafında da ona karşı çıkan hainlerin bulunduğu senaryoda Elmalılı, Akif vb’inden başlayarak dönemin İslamcı entelektüelerinin neredeyse tamamına da vatan haini demeniz gerekir. Bu görüşün insafsızlığı dahi kurgunun yanlış olduğunu göstermeye kafi. Gerçi “doğruya isabet etmek gibi bir derdiniz var mı ? Yoksa beni itibarsızlaştırmaya çalışmaktan ibaret bir dünyanız mı var ?” diye kendime sorduğumda zihnime ilki yakın gelmiyor.
81
85
835
90,107
Altay Cem Meriç retweeted
Duyduk duymadık demeyin, Tinsiz sonbahara girmeyin! 🍂 Tin Yayınları Eylül '26 kitaplığı şimdi sizlerle. İncelemek ve sipariş vermek için web sitemizi (tinkitap.com) ziyaret etmeyi unutmayın.
2
14
153
10,121
Buradaki bir kesimin gümbürtüsü yaklaşık şöyle ; Acm ; “Haberi ahad zannidir”(H450 İbn Hazm evvelinde aksini söyleyen yok. Tüm mezheplerde böyle) -Wouuu din elden gidiyor. Acm hadis inkarcısı oldu. Bozdu. Acm ; “Allah’ın varlığı zanni değildir” -Acm yanlış konuştu. Uzmanlarla tartışıyor. Hatasını kabul etmiyor. İyice bozdu. Allah’ın varlığı zanni ama haberi ahad kati. Kafaya bak. Ne zanniyi biliyorlar, ne katiyi. Pür heva. Hevalarına da din elbisesi giydirmeyi öğrenmişler. Hakikat dişlenmez abisi, hakikat dişlenmez. Allah büyüktür.
63
74
1,035
63,740
İnsanlar için ilim anlayamadıkları şey gibi görünüyor ; Allah mümkün varlık değildir. Mümkün olmayan ontolojik açıdan zorunlu varlıktır. Ontolojik zorunlu olanın varlığına dair bilgi de zaruri bir bilgidir. Eğer zorunlunun var olmasına dair bilgi imkana dayansaydı, onun ontolojik zorunlu olduğunu zaten bilemezdik. Allah'ın varlığı da, var olduğuna dair bilgimiz de böyle bir katiyyete dayanır. İslam alemi Allah'ın mümkün varlık olmadığında ve varlığına dair bilginin zaruretle sabit olduğunda müttefiktir. Zira o varlıktan gelen ayetlerin kati bilgi oluşturduğunda müttefiklerdir. Bu sebeple ayetleri zanni görmedikleri için inkar edeni kafir saymışlardır. Allah'ın varlığı zanni olsaydı, ondan gelen ayetler evveliyetle zanni olurdu. Bu müslümanların icması ile batıldır. Allah'ı mümkün varlık kılmadan onun var olduğuna dair bilgiyi mümkün kılamazsınız. Onun varlığı zaruretle bilindiğine göre doğru düzgün belirlenmemiş vehmi ve olasılık oluşturmak maksadındaki itirazla zarurete karşı gelinemez. Hiçbir zaruret olasılıkla zayıflamaz ya da güçlenmez. Kötülük problemi ise olasılıksal bir iddiada. Zaruret karşısında olasılık çöptür. Bes, halas. Din felsefesindeki terane bu kadar. 110 sayfalık anlayamadığınız kitap halka yazıldığı için o kadar uzun. Müslümanlara nispet ettikleri görüşler de yanlıştır. Teistik dinler içine aldıkları müslümanların inançları böyledir. Herhangi bir makale yazan aynı makalede bunu çürütmeden ona ilmen cevap vermek zaten abes. Gidin bunu anlayın size yeter. Buna itiraz edenin dilinin değil, aklının zayıf olduğuna hükmederiz.
40
69
673
78,681
Altay Cem Meriç retweeted
Replying to @enis_doko
Sanıyorum dil zayıflığı(Türkçe) sebebi ile burada hatalı bir atıf olmuş. Bundan 30 tane atabilirim. İsteyen gitsin videoları izlesin. Sıktı.
5
20
467
28,279
Altay Cem Meriç retweeted
Replying to @enis_doko
Şöyle 30 tane atıf hatası(çarpıtma) yapmışken şu şekil kendinle barışık olacaksın.
5
20
385
18,291
Altay Cem Meriç retweeted
Replying to @enis_doko
Enis hocam kesiti izlediyseniz, dinlediğinizi anlama şeklinizin de okuduğunuzu anlamanızla paralel olması üzücü. Zira keyfekederi ilk anlamda veriyorum zaten. Şimdi meselenin özüne gelelim. Plantinganın bu genellemesi hem yanlış, hem de müslümanlar aleyhine çarpıtılmış. Siz de toparlayamadınız. Evet eleştiri bu. Yıllardır üzerine yazılıp çizilen teistik dinler kavramını tanımlamadan ve hatta bozuk tanımlayarak konuşmuş şeyhiniz Plantinga. Şu an aynen yazınızda olduğu gibi laf konunun etrafından dolanıyorsunuz. Bu arada iş atfa gelirse kitabıma yaptığınız atıflardaki maharetiniz de videolarda ayan oldu. Doğru düzgün tek bir atfınız yok kitaba neredeyse ? Tamamı çarpıtılmış. Bu düzgün atıf yapmak sadece alan dışına lazım bir şey sanırım ? Sadece konuyu dağıtıp yokuş yapmak istediğinizde düzgün atfı önemsiyorsunuz herhalde ?
17
29
514
27,710
Yine telefon görüşmesi cevaplama moduna geçtik. ''Plantinganın hangi kitabını okudun, isimlerini say'' dedi. Ben de ''senin okumadığını'' dedim. Çünkü aradığında bu video yayınlanmıştı. Enis Doko ''Plantinga'nın kitaplarında öyle bir atıf yok. Ben çok okudum'' yazmış yazısında. Ben de bilmediği yeri göstermiştim. Çocuk çocuk şeyler gerçekten yahu. Senin taleben mi var da sana kitap ismi saysın telefonda ? Çok atıf meraklısıysanız yazıyı yazıp ''böyle bir sözü yok plantinganın ben çok okudum'' demeden önce kontrol etseydiniz. Zira yok dediğinizi gösterdik. İsterseniz okumadığımı ve keramet göstererek bilmediğim şeyi naklettiğimi düşün. Ona ben karar vermeyeyim. Plantinganın teistik dinler tanımlaması tamamen yanlış. Siz de toparlayamadınız. Ayrıca hristiyanlığı överken İslamı çirkin ve çarpıtılmış resmediyor. ''Din felsefesi verimsizdir'' sözümü teyid etmeye yemin etmiş gibi. Verimli bir saha olsaydı sizi şu hale düşürmezdi.
Bundan sonra kişisel tartışma ile devam etmeyeceğimi söylemiştim. Ama çok soru geldiği için ufak bir not düşeyim. Konuyu kişiselleştirme mevzusu gündeme geldiğinde kendisini yani Altay'ı aradım. Orada net bir şekilde Plantinga okudun mu diye sordum. Okudum dedi. Hangi kitabı dedim. Soru üstünde ısrarla durdum. Bir kitap ismi bile söyleyemedi. Sonra baktı ısrarcıyım bana sen şerhu'l mevakıf okudun mu dedi? (Konumuz din felsefesi ne alaka İci). Evet okudum dedim. Bazı bölümlerini bir makalemde kullandım zaten çünkü. Sonra ısrarla soruma devam edince velev ki okumadım dedi. İşte o cümlede benim için diylogun ilmi boyutu bitti. Haklı olma hırsı, hakkaniyet ve hakkın üstünde olan kişi ile ilim konuşulmaz. Benim kanaatim net oturdu Altay kesinlikle din felsefesi ile ilgili temel seviyede bile okuma yapmadı. Plantinga ile ilgili tüm iddiaları Ankara ilahiyattaki bir iki dostun kusurlu aktarımına dayanmaktadır. Açıkçası Altay'ın din felsefesi kaynaklarını okuyacak ileri İngilizce'ye de sahip olduğundan şüpheliyim (kendisi iki kere beni dolayli yoldan Arapça'dan sıkıştırmaya çalıştığı için ben de kendimde aynı hakkı buluyorum). Ve Türkçe literatür zayıf. Birkaç not da düşeyim: 1. Din felsefesi ya da Plantinga tartışması ile ilgili davetim orada duruyor tabi. Açarız kaynakları tartışırız. 2. Bazı trol dostlar bak Protestant Plantinga'yı savunuyor diye popülizm yapacak. Dostlar ben Plantinga'nın meşhur reforme edilmiş epistemolojisini tasavvuf epistemolojisi ile kıyaslayıp tasavvuf bu şartları sağlar ve daha üstündür diye makale yazdım. Ve bunu batı akademisinde Hristiyan hakemlerden geçirerek yaptım. En prestijli alan dergilerinden birinde IJPR'de çıkacak. Hristiyan hakemin yorumundan bir parça paylaşayım👇. Siz kendi yankı odanızda takılın biz ilim alanındayız. Çoluk çocukla değil uzmanlarla tartışıyoruz. 3. Trollerden de korkmam. Tebessüm ettirir söyleyeyim. Gözümün içine bakıp laf edemeyen adamlara üzülürüm sadece. Karşıma çıkmaya cesaret edenleri ise severim trollükten dosta terfi ederler. Sadece bir dost yaptı bunu. 4. Gelecek bilimde, teknolojide, sosyal bilimlerde, beşeri bilimlerde. Bunlar stratejik öneme sahip. Beka meselesi. Devletimiz bunu biliyor ve buraya yatırım yapıyor elhamdülillah. Beşeri bilimlerde ilerleyelim diye ben de emek harcıyorum. Gençleri, hele de Müslüman Gençlerin bu alanlara ilgisini azaltacak herkesin karşısında durmaya devam edeceğim. Ateizme ve deizme neredeyse 20 yıldır cevap veriyorum oradan bana saldıranlara da sadece gülüyorum. Orada da alandayız merak etmeyin. Ama ilimle, edeple.
44
72
944
267,130
Komedi gerçekten memleket. Fikir görünen şeylerin zerresinin dahi fikri olmakla alakası yok. Paso hakaret edip cevaplamamı bekliyorlar. Çarpıtılmış özel görüşmeleri anlatmalarına cevap verince ''aabi niye kavga ediyorsun'' yazıyorlar. Acaba niye ? Acaba ?
5
21
511
23,287
Hayır de ki zır cahilim. Branşında yazılmış bir kitaba, eleştiri olsun diye kitap hacminde yazı yazıyorsun. İçinde çarpıtmadan başka bir şey yok. Zır cahil biri branşını bu hale düşürüyorsa branşına bundan daha büyük hakaret olmaz zaten.
4
16
390
13,515
Altay Cem Meriç retweeted
Enis Doko yazısında, ACM'nin Plantinga'nın ''İslamın Tanrı anlayışı buyurgan'' görüşünü andığını ama kaynak vermediğini kendisinin Plantingayı çok okuduğunu ama böyle dediğini görmediğini söylemişti. ACM, Enis Doko'ya göre ''okumadığı'' kitaptan şöyle kaynak verebilmiş:
Replying to @enis_doko
Şerhul Mevakıf İci'nin kitabı değil. Seyyid Şerif'in. Baya iyi okumuşsunuz maşallah. Akademik makalenizde yazarını bilmediğiniz kitabı kullanmanızı tebessümle karşıladım. Plantinga konusunda da ; ''Sizin okumadığınız kitabını okudum'' dedim. Telefon görüşmesi de nakledilmez.
7
19
175
21,277
Altay Cem Meriç retweeted
Replying to @enis_doko
Şerhul Mevakıf İci'nin kitabı değil. Seyyid Şerif'in. Baya iyi okumuşsunuz maşallah. Akademik makalenizde yazarını bilmediğiniz kitabı kullanmanızı tebessümle karşıladım. Plantinga konusunda da ; ''Sizin okumadığınız kitabını okudum'' dedim. Telefon görüşmesi de nakledilmez.
31
22
406
100,023
Ben bu iyi niyetli söylemleri anlayabiliyorum. Hepimiz bir yol yürüyor ve seyri sülük çıkarıyoruz abim. Hayat dediğin böyle bir şey. Ben anladım ki iktizayı halde hakikat görünene tabi olan düzgün bir yol çıkarıyor. Kanaatim odur ki ''hakikat bildiğin'' şey hakikatin kendisi olmasa dahi Allah ihlaslı olanı yolda koymuyor. İhlaslı mıyım ? diye kontrol etmekten başka güvenilir bir istişare de çok yok. Ben iktizayı halde kavga etmeyi vacip gibi algılamadan kolay kolay kavga etmem. Bu bazen bir maslahatı korumak(mesele kültür tarihi kitabının itibarsız kılınmasını engellemek), bazen bir mefsedeti def etmek(muhbirler olayı) gibi olabilir. Ancak halin onu vacip kıldığını hissetmişimdir. Hatta kalbimde böyle bir yakin oluşmadan da kolay kolay kavga etmem, uzun süre tahammül etmeye çalışırım. O yüzden kavgaya girince sağı solu kolay kolay dinlemem. Zira benim seyrim bana ayan, nasihat edene değil. Farklı bir yoğunlukta saldırıya maruz kaldığımız gaib mi ? değil. İnsanlara benim düşündüklerimi, öngördüklerimi anlayabilmesi de, bendeki gibi anlatabilmem de imkansız. Ben bana görünende doğru olanı tercih etmeye çalıştıktan sonra gerisi Allah'ın işi ben ona nasıl karışayım ? Nasıl öngöreyim ? Kimi iftira eder, kimi iftiracıya inanır, kimi takip etmediği konuya suizan eder, kimi surete aldanır, kimi hüsnü zan eder vs vs. Benden zahir olandan sonra, benden zahir olan başkasına imtihan olur. Ben bunlara malik olamam. Kendi içimde anladığıma göre amel edebilirim ancak. Belki de nasihatçi için hakikat ve ihlaslı amel gerçekten nasihat etmesi. Bunu da bilemem. Onda hangi tasavvur oluştu nasıl bileyim ? Biricik bir yolu yürüyoruz hepimiz. İhlastan gayrı da tutunacak dal yok. Benim için esas imtihan çoğu zaman sureti korumak kaygısıdır. Mesela bana hak görünen bir işi ''kavgacı görünmemek'' için terk etmem sıkı bir imtihandır. Bu ihlası terk etmek demek. Nasihatçi çoğu zaman bu kaygı ile gelir. Ben geldiği anda ''imtihan'' diye düşünürüm. Hakeza nasihatçi benim için kaygılanır. Korkmam gereken şeylere işaret eder ben duyduğum anda ''imtihan'' diye düşünürüm. Zira onun hakikati benim için kaygılanmak olabilir. Ancak ben mevzuda yakine sahipsem o nasihat bana vesvese olarak görünür. Bunun için nasihatçinin kötü olmasına da gerek yok. O sevap bile alıyor olabilir. Benim için ise bu ''nazar kıldık şu cihane kurulmuş tuzağa benzer'' kısmına düşer. Fazla takılmayın. Hepimiz yaşayıp öleceğiz. İktizayı halinizde size vacip olanları anlamaya çalışın. Surete değil, öze bakın. İhlasa tutunun. Ben hayatta bundan başka bir işte bereket görmedim. Allah öyle bir senaryo yazmış ki ''şöyle olur'' endişesi ile halde size vacip görüneni terkettiğiniz hiçbir işte bereket olmuyor. Kimse ihlastan gayrı bir amelin ekmeğini yiyemiyor. Tevekkül et ihlasla yürü, sahibi Allah olan yolda kalmaz.
Acmnin müslümanlarla değil kafirlerle kavga ettiği zamanlar...
55
93
1,380
88,882
Altay Cem Meriç retweeted
Son videoda yazı içerisindeki atıfları inceledik. Muhyiddin b. Arabi, Gazzali, Epikür, İslam felsefesinde kötülük problemi konusunda yazının söylemleri kontrol ettik. Yani Felsefe bitti ve itirazcının kendini üstün zannettiği atıflarla felsefe tarihine baktık. Son yazı akademinin faziletlerini anlatıyordu. İddia edilen faziletleri ilgili yazı serisinde iyice sınadığımız için delilli bir şekilde eleştirmek imkanı bulmuş olduk. Enis hocaya bu açıdan teşekkür etmemiz lazım. Serinin en faydalı videosunun bu olduğu kanaatindeyim. Allah hayra vesile kılsın.
“Akademi Ne Yapar ? || Enis Doko” (3) piped.video/bLqex4uRSFA?si=DfQa… @YouTube aracılığıyla
26
65
663
74,232
Kötülük Problemi kitabına Enis hocanın itirazlarının incelendiği bu videolar faydalı oldu. Görünen o ki yapılan itirazlar saman adam türünden. En azından şimdiye kadarı öyleydi. Kötülük probleminin daha iyi formlarına dair literatürde gerçekten bir şey varsa bunları bekliyoruz.
2. video geldi. Bunda 2.yazıyı ele aldık. Son video kalan 3 yazı hakkında. Umarım faydalı olur.
4
14
217
16,526