AtmosLabWX | Decoding atmospheric dynamics 🌪️ Geophysics • Atmospheric dynamics • Nonlinear systems Rossby waves • PV • Jet dynamics • Synoptic-scale analysis

EKİM 2026: SONBAHARIN NEFESİ 🍁🌀 29 Eylül verileriyle aylık yazımı güncelliyorum. Türkiye geneli +1,2/+1,6 °C ılıklık senaryom zayıfladı; birçok yerde normal civarı/altı sıcaklık sinyali var. Yağışta 30 günlük ortalama, birkaç güçlü geçişin yerel etkisini gizleyebilir. TEKNİK | TROPİK VE DALGA ZİNCİRİ🌏 Süper El Niño, derin konveksiyonu Orta–Doğu Pasifik’e taşıyor. Walker’ın yükselici kolu orada, alçalıcı kolu Maritime Continent çevresinde. Pozitif IOD gelişiyor ama henüz yerleşmiş değil. ECMWF’nin 200 hPa hız potansiyeli haritalarında bu karşıtlık Ekim’in iki yarısında da sürüyor. Bu geniş ölçekli izi “MJO bütün ay 7–8’de” diye okumuyorum; muson geçişi ve BSISO hareketli sinyali değiştirebilir. AAM yüksek, Ekim başında eğilimi negatif. Pozitif dağ torku ile negatif sürtünme torku karşı karşıya; GWO üyeleri yüksek AAM tarafında 7–8 çevresine uzanıyor. Tropikal gizli ısıtma - üst seviye divergent çıkış - uygun yerde Rossby dalga kaynağı (RWS) - jet dalga kılavuzunda dalga paketi (RWP). WAF bunun yayılımını gösterir. Atlantik jetinin konumu, PNA/NAO düzeni, jet–PV fazı ve Rossby dalga kırılması (RWB), Avrupa-Türkiye-Akdeniz’e hangi oluğun ineceğini belirler. EKİM GENELİ | YAĞIŞIN KİLİDİ ECMWF aylık ortalaması Kuzey Avrupa–Kuzeybatı Rusya’da sırt/yüksek basınç, güneyinde Akdeniz oluklarına açık bir alan gösteriyor. Rex/Omega özellikli blokaj dönemleri mümkün; bütün ay aynı desenin süreceğini varsaymıyorum. Üstte ULL, oluk veya cut-off; altta siklonik dolaşım ve konverjans eşleşirse çevremizdeki denizlerden gelen nemli hava yükselir. Kıyı orografisi ve yavaş hareket eklenince çoğu istasyonlar aylık yağış normalini birkaç günde aşabilir. Belirleyici olan sistemin rotası ve aynı hatta kalış süresi. Analoglarda yağışı 1972/1982/1994/1997/2006, sıcaklığı 1982/1997/2006/2023 ile ayrı sınadım; yıllar 2026’nın kopyası değil. Yağışlarda anomali aşımı potansiyelini en yüksek Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu’da görüyorum. Kıyı/iç Ege, Trakya–Marmara ve Batı Karadeniz de uygun rotada hızla yağışlar normalin üzerine çıkabilir. İç Anadolu-Doğu Anadolu'da normaller ve yer yer üzeri yağış mümkün. Orta–Doğu Karadeniz’de anomali daha heterojen: Bir kıyı hattı artıya çıkarken yakını normalin altı kalabilir. Ekim İlk Yarı 1–7 EKİM Atlantik’te zonal bileşen sürerken Avrupa–İskandinavya sırtı akışı yer yer meridyonalleştiriyor. Sırtın doğu/güneydoğu kanadından Rusya–Karadeniz üzerinden kuzeyli hava inebilir; ilk hafta sıcaklıklar yer yer normal altına düşebilir. Doğu Trakya-Marmara-Karadeniz–Anadolu–Doğu Akdeniz hattında oluk etkisi; kuzey, iç, doğu ve güneydoğuda parçalı yağış sinyali var. 8–15 EKİM Kişisel senaryo terazim yarı yarıya: Sakin ara %50, yeniden hareketlenme %50. RWB uygun boylamda gerçekleşip PV oluğu güneyde derinleşirse Batı/Orta Akdeniz’de siklogenez, Türkiye’de cephe yağışı ve yeni serin giriş mümkün. Eşleşme kurulmazsa ara daha sakin geçer. 16–31 EKİM | OLASILIKLAR Pasifik’teki yükselme–Maritime Continent alçalma karşıtlığı sürse de Atlantik jetinin yanıtı ve torkların zamanlaması daha belirsiz. Ay içinde Türkiye’yi etkileyen en az bir Atlantik kaynaklı Akdeniz siklonu/cepheli sistem: ≈%70. İlk haftadan sonra yeni belirgin kuzeyli soğuk giriş: %60. Bunlar benim senaryo ağırlıklarım, ensemble hesabı değil. Akdeniz’de Medicane gelişimi için önceki ≈%68 kişisel değerlendirmemi koruyorum; Türkiye kıyılarına yönelme olasılığı değildir. PV geometrisi yapısı, deniz–hava ısı akıları, rüzgâr kesmesi /shear ve sıcak çekirdek dönüşümü ayrıca izlenmeli. Bunlar uzun mevzular. HALKIMIZIN ANLAYACAĞI DİL'DE EKİM AYI ? ☕️🍁 Ekim’in her günü yağmurlu olmayacak. Fakat doğru yerde yavaşlayan tek sistem bile çoğu şehirlerin aylık yağış normalini aşabilir. Sonbaharda farkı yalnızca sistemin gücü dışında, rotası ve kalış süresi yaratacak.
2026 Ekim Sonbaharın Nefesi 🍁🌀 Yazımı okuyan değerli okuyucular; teknik merakı olanların keyif alacağı, teknik okumaya üşünenlerin ise tamamen olmasa da sadeleştirilmiş hâlinden memnun kalacağını düşünerek paragrafa geçiyorum. Süper El Niño arka planında mekanizma kritik biçimde evrimleşmiş durumda; +IOD gelişimi beklendiği için Hint Okyanusu’nda konvektif ağırlık merkezinin batıya kayması beklenirken, Hindistan’ın güney kıyıları–Bengal Körfezi güneyindeki aktiviteyi muson geçişi ve intraseasonal forcing belirleyecektir. Bazı dönemler bu yapı MJO’yu 2–3 fazlarına taşıyabilir. Asıl belirgin iz ise İntertropikal Konverjans Zonu/ITCZ ile ilişkili derin konveksiyonun ağırlıklı olarak Ekvatoral Orta–Doğu Pasifik merkezine kaymış olmasıdır. Walker hücresinin alçalıcı kolu (subsidence) Batı Pasifik–Maritime Continent çevresinde kuraklığa neden olurken, Walker hücresinin yükselici kolu (ascent) Orta–Doğu Pasifik’e kaymış durumda. Bu durumda MJO’nun faz uzayında kısmen 6, ağırlıklı olarak 7–8 tarafına projeksiyon göstermesi; Atmosferik Açısal Momentum’un/AAM yüksek seyretmesi durumunda ise GWO’nun ağırlıklı olarak yüksek-AAM tarafındaki 6–7 fazlarına yaslanması, AAM eğilimi ve tork bütçesine bağlı olarak 8. faza ilerlemesi en olası senaryodur. Kullandığım analog multiscale güçlü referans setidir; birebir aynı yılların havasını yansıtacak diye bir kural yoktur. +IOD–El Niño kombinasyonu için 1972, 1982, 1994, 2006 ve 2015 yılları güçlü forcing referansları olarak 2026 Ekim ayı geneli için örnektir. Ekim ayının başlangıç deseninde operasyonel ECMWF yüksek çözünürlüklü sayısal verileriyle de kısmi benzerlik yaklaşık %40-50 oran sağlamaktadır. Jeofiziksel akışkanlar dinamiği (AAM/GWO/Sürtünme Torku/Dağ Torku) ile oluşan background flow, Tropikal Forcing (MJO, BSISO) yanıtlarının ekstratropiklere aktarımını modüle eder; latent heat sonrası gelişen divergent outflow (diverjans çıkışı), RWS forcing/Rossby Dalga Kaynağı ve Rossby Dalga Paketi zorlaması-uyarımı (RWP Excitation) üretir. Dalga aktivitesinin WAF propagation üzerinden jet waveguide boyunca yayılması, ridge–trough amplifikasyonu ve jet–PV phasing süreçlerini destekler; devamında RWB/Rossby Dalga Kırılması ile SPJ–STJ geometrisi yeniden şekillenebilir. Bu zincir yeterince güçlü ve faz uyumlu kurularak Ekim ayında sonbahar hareketliliğinin artması bekleniyor. Atlantik-Akdeniz Trof-Siklon Yolu ❗️🌀 Ekim ayında asimetrik Rex Blocking deseni baskın olabilir. İskandinavya kuzeyi, Kuzey Avrupa-Kuzeybatı Rusya'yı kapsayan yüksek genlikli blokaj ile Atlantik kökenli siklon yolunun/cyclone track'in Batı Akdeniz'den Orta-Doğu Akdeniz havzasına uzanması; Türkiye'nin lodoslu, karayelli sistemler ve cephe sistemlerinin istikametinde kalması mümkün. Sıcaklık anomalisi heterojen, yani eşit değil; ayın normalden +1.2/+1.6°C ılık geçmesi, zaman zaman kuzeyli soğuk adveksiyonların inmesine engel değil. En belirgin sinyal Güneydoğu Anadolu, Akdeniz ve Ege kıyılarında daha fazla olmak üzere; Trakya-Marmara-Ege geneli-İç Anadolu-Doğu Anadolu-Doğu Karadeniz'de epizodik, aralıklı yağışlı sistemlerle normalin üzerinde yağış düşmesi sürpriz olmayacak. 🌧⛈️ Gök gürültülü, fırtınalı sistemler açısından akılda kalıcı bir ay olabilir. Akdeniz Havzasında Medicane Sinyali 🌀 Termal-dinamik coupling etkileşimi yüksek bir ay olmaya aday. Havza içinde Medistorm veya Medicane/Akdeniz kasırgası oluşabilir: %68. İlk konveksiyonun başladığı yer, kıyı geometrisi ve morfoloji nedeniyle nereyi vuracağını şimdiden kestiremeyiz.
14
3
99
9,625
Ekim’in ilk haftası YB baskın hava yanacak yaygarasıyla kafa ütülediler! MSLP’ye bakıp 500 hPa jeopotansiyel yükseklik anomalilerine bakmadan hüküm çıkarmak, çok amatörce bir iştir. Ekim’in ilk haftasında yurtta, bahsettiğim alanda zaman zaman ve bazı günlerde parçalı yağış deseni gerçekleşti. İlk 3 gün için yazımda bahsettiğim parçalı yağış Doğu Trakya–Marmara’da görüldü; yerel olmakla birlikte kayda değer miktarlar düştü.Bazı günler de iç bölgeler de dahil oldu ,parçalı yağış sinyali yüksekken hiç yağış yok demek bambaşka meseledir ,yağmayan illerde zaten yağış beklemiyordum şapkadan çıkan tavşan olmalı ki şaşıralım🤷‍♂️ Akdeniz, bilhassa Doğu Akdeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu, parçalı yağış deseninden biraz daha fazla faydalandı. CPC 7 günlük yağış anomalisi (mm) haritası, 6 Ekim’e kadar yağış anomalisi dağılımını gösteriyor. Veriyi “hata” diye okumak yerine, haritanın neyi gösterdiğini ve nasıl okunacağını bilmek biraz meteorolojik donanım gerektiriyor. Bu ürün yalnızca haftalık yağış anomalisi dağılımını değil, aynı zamanda gerçekleşen yağışın 1991–2020 klimatolojik normale göre yüzde kaç seviyesinde kaldığını da ortaya koyuyor. Dolayısıyla tek başına MSLP’ye bakıp “YB baskın - yağış yok” şeklinde düz mantık kurmak, atmosferin 3 boyutlu yapısını görmezden gelmektir ayrıca dediğim gibi normalden serin de geçti aylık yazımda süreç tutarlı ilerliyor ✍️ 8-15 Ekim 2026 için %50 sırt ,%50 trof/cephe senaryom vardı bu durum artık büyük ölçüde belirli sizi ilk yarıyı kafanıza göre kapatmamanız konusunda uyardım , Batı-Orta Akdeniz'de 10-11 Ekim civarı siklogenez beliriyor basınç ortalaması düşüyor . Ancak bizi etkileyecek olan Orta Avrupa'dan Güneydoğu Avrupa-Doğu Akdeniz havzasına inerek Türkiye'yi etkileyecek cut off lowyüzeyde de bir front ne zaman ay ortasına doğru 14-15 ! Bu periyodda öncesinde sırt ,ardından üst seviye çukurlaşıyor yani yine beklentiyle uyumlu ✅️ Sabır ilaçtır ,ilaç konveksiyondur
5
4
59
2,153
Tripli bir hatunun “Hani aşkın nerede?” der gibi hesap sormasına karşı atmosferden gelen bilimsel ispat! Süper El Niño’nun en belirgin izlerinden biri 200 hPa VP anomalisi. Walker Hücresi’nin yükselici kolu son 2 aydır Doğu Pasifik’te, alçalıcı kolu ise Hint Okyanusu–Batı Pasifik hattında. MJO–GWO forcinglerini ve divergent outflowu, jet yapısı ve buna bağlı RWS’nin konumu ile genliğini etkileyebiliyor. Süper El Niño Atmosfere daha nasıl ilan-ı aşk etsin? 🤷‍♂️🌊
4
3
50
2,024
Makara kısmını bir kenara bıraktım şunu da söyleyeyim ; Doğu Pasifik'te kasırga sezonun agresif ve yoğun geçmesi backround state görevi gören zaten Süper El Niño'dur ,Atlantik ise sezonu çok zayıf yaşıyor klasik özellik.
1
9
368
Çünkü zıtlığı artıyor ,Atlantik 1.5 km-12 km'de yani 850-200 hpa bandında yüksek sheara maruz bırakıyor ,Doğu Pasifik'te ise shearı zayıflatıyor tam textbook seviyesidir ✍️
7
303
Asıl röntgeni Kasım-Aralık piklerinde göreceğiz ,dolaylı-koşullu etkiler güçlenerek devam eder. Kafanızda tek bir patern çizmeyin.
5
336
GELECEK HAFTA | 12–19 EKİM 2026 MOMENTUM + TROPİKAL FORCING YANITI ALTINDA SONBAHAR KOŞULLARI 🍂 Atmosferde momentumun yeniden dağılımı ve tropikal forcing’in orta enlemlerde oluşturduğu yanıt, önümüzdeki haftanın sinoptik yapısının temel dinamiklerinden biri olacak. Süper El Niño arka planında Walker dolaşımının yükselici kolu Doğu Pasifik üzerinde yeniden organize olurken, Güney Yarıküre orta enlemlerindeki batılı momentum hâlen yüksek. Önümüzdeki günlerde zayıflaması beklenmesine rağmen küresel AAM eğiminin pozitif kalmasını sağlayacak seviyede. GWO’nun 7. faz çevresindeki konumu da bu yüksek-AAM rejiminin dinamik yansımasını ortaya koyuyor. 1–20 Ekim dönemindeki Relative AAM Tendency dağılımında orta-kuzey enlemlerde belirgin westerly momentum girdisi ve downstream taşınımı görülüyor. Ekim başında Afrika/WPAC dağ torku pozitif tarafta kalırken, Himalaya–Doğu Asya ve Kuzey Amerika/Rockies kaynaklı torklar negatifti. Ancak son günlerde özellikle Himalaya–Doğu Asya ve Rockies torklarında yeniden toparlanma, küresel toplam torkta da iyileşme görülüyor. Bu, AAM bütçesinde momentumun yeniden atmosfer lehine organize olduğu bir geçişe işaret ediyor. ECMWF AIFS-ENS tabanlı 200 hPa rüzgâr anomalileri ve toplam rüzgâr analizlerinde 1–5 ve 6–10 günlük dönemler karşılaştırıldığında, Himalaya–Doğu Asya jetinin Kuzey Pasifik'e doğru doğuya uzanan bir extension göstermesi dikkat çekiyor. Bu jet yapısı, Kuzey Pasifik üzerinden Kuzey Amerika–Atlantik–Avrupa–Batı Rusya hattında güçlü bir PV-gradient waveguide oluşturuyor. Buradaki kritik nokta yalnızca jetin güçlenmesi değil; momentumun upstream - downstream - yeniden dağılımı ve bunun Rossby dalga enerjisinin dalga kılavuzu boyunca taşınmasını kolaylaştırması. Himalaya–Doğu Asya bölgesindeki tork/momentum değişiminin ardından gelişen Rossby dalga treni, Kuzey Pasifik jetinin doğuya uzanmasıyla Kuzey Amerika'ya ve devamında Atlantik–Avrupa sektörüne aktarılıyor. Kuzey Amerika/Rockies kaynaklı torkun yeniden toparlanması ise Kuzey Amerika–Atlantik sektöründeki dolaşımın yeniden organize olmasına katkı sağlıyor. NAO'nun pozitif faz çevresindeki dalgalanmasını korumasında Atlantik'teki Grönland kapısının konumu kritik. Dolayısıyla önümüzdeki haftanın desenini yalnızca tek bir telekoneksiyon indeksinden okumak yerine, AAM bütçesi + dağ torkları + jet waveguide + Rossby dalga yayılımını birlikte değerlendirmek gerekiyor. Tork/momentum altyapısı, GWO'nun yüksek-AAM karakteri, MJO'nun 8–1 geçişindeki tropikal konvektif forcing ve orta-kuzey enlemlerdeki Rossby dalga propagasyonu aynı döneme denk geliyor. WAF sinyalleri de enerjinin Kuzey Pasifik - Kuzey Amerika- Atlantik- Avrupa - Batı Rusya hattındaki waveguide boyunca downstream taşınmasını destekliyor. Sonuç olarak 12–19 Ekim'de atmosfer, statik bir sırt/oluk düzeninden farklı akışın zonalden bölgesel meridyonelliğe geçtiği sırt-trof veya cut off low düzeni kuruluyor. Gelecek haftanın arka planındaki tropikal–ekstratropikal etkileşim ve bunun orta enlemlere yansımalarına bakalım. Süper El Niño background state içerisinde; MJO VPM Lag 0+5+10 gün, faz 8–1 ve yaklaşık 1 genlikli yanıt ile GWO’nun 2’nin üzerinde genlik gösterdiği ON/sonbaharın ikinci yarısı dönemleri birlikte değerlendirildiğinde, +10 lag koşullarında Z500 yükseklik anomalilerinde Atlantik’te oluk, Avrupa üzerinde sırt ve Güneydoğu Avrupa’da yeniden trof eğilimi görülüyor. Temel mekanizma, Rossby dalgasının kırılması yani Rossby Wave Breaking süreci.Süreç sonucunda Güneydoğu Avrupa–Doğu Akdeniz havzası–Türkiye hattının trof/cut-off low eksenine geçecek. Ay ortası öncesinde başlayıp ikinci yarıya uzanacak 12–19 Ekim 2026 döneminde Türkiye genelinde yağışlı bir periyot öne çıkıyor. Batıdan kuzeye, iç kesimlerden güney ve doğuya kadar geniş alanda yağışlar haftalık ortalamayı aşabilir. PV streamer–jet coupling’ın konumu sistemlerin etki alanı ve karakterini değiştirebilir. Şu an kompozit Z500/yağış ürünleri ile ECMWF haftalık çıktılarıgenel sinoptik yapıyı destekliyor.
2
3
51
2,575
Sistemlere Soğuk adveksiyon da sürece eşlik edecek. Ancak öncesindeki WAA nedeniyle bazı sistemlerde yerel gök gürültülü kuvvetli fırtınalar görülebilir.
7
429
Geleceği yorumlamak için geçmişi bileceksiniz. Daha önce anlattığım gibi; Eylül sonu–Ekim başındaki Rex–Omega hibriti blokajın çözülmesini; Himalaya–Doğu Asya jetinin doğuya extension’ı, jet ekseninin kayması ve momentumun downstream yeniden dağılımı zaten gösteriyordu. Jet waveguide’i Pasifik–Kuzey Amerika–Atlantik–Avrupa hattında uzanarak blokajı deforme etti; Kanada–Grönland–Kuzey Atlantik trough’u akışı yeniden zonalleştirdi. Bu süreçte kuzeybatının, ardından güneydoğu-doğunun hareketli; yağışların ise parçalı olacağını yazdık. Sahada da kuzeybatıdan başlayıp güneydoğu-doğuya ilerledi. Pastırma-salam-sosis-sucuk jargonuyla her ay görülen sinoptik süreçleri pazarlamak bilim değil, medya süsüdür. Takvimle bilimi karıştırırsak saçmalığın sonu gelmez. Ay ortasına doğru tropikal–ekstratropikal etkileşimin yanıtı başlıyor. Yarın detaylandıracağım: ikinci yarı öncesi hareketlilik yeniden artacak, ikinci yarıda ise episodik ve daha sert ataklar mümkün.
2
37
1,555
Yeni Bir Günlük Rekor 🌊 5 Ekim 2026; Ekvatoral Pasifik'in Niño 3.4 bölgesinde güçlü WWB patlamalarının ısrarcı ve gecikmeli yanıtları, doğuda termoklini derinleştirerek Süper El Niño'yu besliyor. Üstelik modern kayıtlara baktığımızda olayın ne kadar historik olduğu açıkça görülüyor: Niño 3.4 deniz yüzeyi sıcaklığı ilk kez 30°C'nin üzerine çıkarak 30.06°C'ye ulaştı. SST anomalisi ise 1991–2020 baseline'a göre +3.41°C'ye yükseldi. Bu değer, WCS'de ise tarihsel Süper El Niño seviyesi olarak verilen +3.37°C'ye ulaşmış durumda.
2
18
1,035
Not: Sol grafik Eliot Jacobson, sağ grafik WCS'ye aittir. Y ekseni ölçekleri ve veri sunum yöntemleri farklıdır; bu nedenle grafiklerin görsel ölçekleri birebir karşılaştırılmamalıdır. Esas karşılaştırma, kullanılan referans dönem ve Niño 3.4 SST/anomali değerleri üzerinden yapılmalıdır.
4
459
6 EKİM 2026 | SAHA ANALİZİ Bu tahminin saha analizinde MGM radar çıktıları + WStatMap yağış kayıtları, Blitzortung şimşek/yıldırım aktivitesi kayıtları kullanılmıştır. Şimdi sahadaki yanıtları okuyalım. Zayıf Risk olarak bahsettiğim; Antalya'da ilin doğusunda yerel zayıf gök gürültülü sağanak ile 3-6 mm yağış kaydedildi. Bahsettiğim İç Anadolu'nun doğusunda, yerel düzeyde geniş alanı kapsamayan zayıf gök gürültülü fırtınalar ve ilin doğusunda düşük şimşek/yıldırım aktivitesi ile 3-18 mm heterojen dağılımlı yağışlar kaydedildi. Doğu Anadolu'da sınırlı oraj hadiselerinden (zayıf şimşek aktivitesinden bahsettim) gerçekleşti ancak üst seviye diverjansı + alt seviye konverjansı ve nem adveksiyonu, düşük kararsızlığa rağmen şimşek/yıldırım aktivitesini orta seviyeye çıkardı. Yağışlar heterojen, yani parçalı organize olsa bile miktar dağılımı eşit değil; 4 mm'den 28 mm'ye ve üzerine kadar yağış kaydedildi. Orta-Yüksek Seviye Risk olarak bahsettiğim Doğu Akdeniz ve Güneydoğu'da ise durumu ayrı ayrı analiz ediyorum. Günün erken saatlerinde Adana/Karataş civarını etkileyen gök gürültülü fırtına 15.8 mm yağış bıraktı. Sabah Hatay'da çok hücreli, zaman zaman bazı saatlerde muhtemel süper hücreli oluşumla iri dolu kaydedildi, 59.2 mm yağış düştü. Bu riski hücrenin growing yapısına bağlı yazmıştım, saha yanıtını gördük. Adana'da Karataş ve civarında ise hücre yapısını uyuduğum için radardan takiple doğrulayamadım ama Blitzortung kayıtları gök gürültülü fırtınayı doğruluyor. Türü süper hücre değilse de multicell'dir. Zaten Doğu Akdeniz-Güneydoğu Anadolu bölgelerinde %70 multicell, %30 süper hücre olasılıklı sistem olduğunu yazdım; sahada yanıtlarını aldık. Bölgede orta-yüksek seviye şimşek/yıldırım aktivitesi kaydedildi. Mersin'de disorganized, tam organize olmayan dağınık çok hücreli gök gürültülü fırtınalar görüldü. Silifke 8 mm, Tarsus/Ardıçlı 14.54 mm, Gülnar 5.7 mm, Anamur'da ise 2 mm yağış düştü. Kahramanmaraş beklenti dışı kaldı. Güneydoğu'da çok hücreli ve muhtemel süper hücreli oluşumlar sahada karşılık buldu. Yerel çok hücreli gök gürültülü fırtınalara bağlı orta seviye şimşek/yıldırım ile Kilis'in Elbeyli ilçesinde 13.3 mm, merkezde ise 0.2 mm ciddi heterojenlik oldu. Çünkü fırtınanın hareket yönü miktarı eşit dağıtmaz. Gaziantep'in güney ve doğusunu ilk etapta muhtemel süper hücre etkiledi. Şahinbey, orta çapta çok yoğun dolu yağışına maruz kaldı; 3.39 mm istasyonda kaydedildi. Az yağışlı süper hücre özelliği sergiledi. Havalimanı ise 15 mm kaydetti, merkezi ise neredeyse sıyırdı; 1.6 mm. Kentin kuzey ve doğusunu ise deforme olsa da çok hücreli fırtına yapısına evrildi. Nizip 12 mm kaydetti. Şanlıurfa-Halfeti'ye ilerleyen çok hücreli gök gürültülü fırtına 14 mm yağış bıraktı. Adıyaman merkez ve çevresini ise çok hücreli gök gürültülü fırtına vurdu, 23 mm kaydedildi. Kahta civarında muhtemel süper hücre ile 16 mm kaydedildi. Diyarbakır'da klasik veya bol yağışlı bir süper hücre, radara göre ve sahada istasyon ölçümlerine göre şüphelendiriyor; merkezi etkilelemedi. Ancak bu yerel organize sistemde Çermik 23 mm, Çermik/Sarıbaltaköyü 79 mm kaydetti. Genel Başarı Oranı: %80 Genel Sapma Oranı: %20
6 Ekim 2026 | Doğu Akdeniz-Güneydoğu Anadolu dinamik zorlama altında güçlü gök gürültülü fırtınalar ⚡️ Türkiye'nin doğu-güneydoğusu PV streamer çekirdeğinde. Doğu Akdeniz'de doğuya doğru derinleşerek trof ilerliyor; İç Anadolu'nun doğusu, Güneydoğu ve Doğu Anadolu trof ekseninde kalıyor. Asıl dikkat çeken ise PV'nin subtropikal jet ile phasing uyumu. STJ, Doğu Akdeniz'den Levant-Ortadoğu-Azerbaycan'a kadar meandarlı biçimde uzanıyor. Türkiye, özellikle güneydoğu-doğu kesimleri, jetin sağ giriş ve sol çıkış kuadrantlarına yakın kaldığı için dinamik forcing etkisinde. Üst seviyede güçlü diverjans alanları, alt seviyede ise konverjans sahaları gelişecek. Konvektif Parametreler Doğu Akdeniz'de 500-1300 J/kg I CAPE, 1-8 km shear 60 kt; Güneydoğu Anadolu'nun batı kesimlerinde 500-800 J/kg I CAPE, 1-8 km shear 40-60 kt. LFC'nin LCL'ye yaklaşmasıyla atmosfer daha nemli ve konveksiyon desteği daha belirgin hale geliyor; yüzeye yakın nemli sınır tabakası profili dikkat çekiyor. Öncesinde zayıf-orta risk: Antalya ve İç Anadolu'nun doğusu çevresinde parçalı ve yerel konvektif yağış bekleniyor. Sınır oraj (gök gürültüsü-düşük seviye şimşek aktivitesi) hadiseleri olabilir. Orta-Yüksek Seviye Risk: Doğu Akdeniz'de Mersin'de çok hücreli; Adana-Hatay-Osmaniye-Kahramanmaraş ve Güneydoğu Anadolu'da Kilis-Gaziantep-Adıyaman-Şanlıurfa-Diyarbakır hattında çok hücreli %70, yer yer %30 süper hücreli gök gürültülü fırtınalar gelişme potansiyeli var. Riskler hücrenin growing yapısına bağlı: ⛈️ Lokal kuvvetli yağış ⚡️ Orta-yüksek seviye şimşek/yıldırım aktivitesi 🧊 Orta veya iri dolu 🌬 Kuvvetli konvektif rüzgar/downburst mekanizması 🌊 Küçük su baskını Zayıf Risk: Doğu Anadolu'da Malatya-Elazığ-Tunceli başta olmak üzere bölgede genelinde sağanak yağış bekleniyor. Bölgenin batı ve kuzeyinde sınırlı oraj hadiseleri (gök gürültüsü-zayıf şimşek aktivitesi) kaydedilebilir. Doğu Karadeniz'de orajsız yağışlar bekleniyor 🌧️. Sadece iç kesimlerde çok zayıf şimşek hadiseleri olabilir.
3
1
22
1,855
Görseller
2
7
411
Sabah determistik çıktılar dün ve önceki günlerde anlattıklarımı destekledi ikinci yarıya geçişten önce ay ortası civarı 12-15 Ekim arası yağışlı sistem olasılığı yüksek 👇 Bu ayın ikinci yarısı zaten episodik ataklarla daha hereketli. Detayları yeni gelişmeler oldukça paylaşacağım.
Eylül son haftası–Ekim’in ilk günlerinde Rex–Omega hibriti karakterindeki blokajın son evresinde daha asimetrik bir Omega deseni gelişti. Arka planda Himalaya–Doğu Asya jetinin doğuya doğru extension göstermesi ve jet ekseninin doğuya kayması, atmosferik momentumun downstream yönünde yeniden dağılımına işaret ediyordu. Bunun ardından gelişen yeni jet dalga kılavuzu (waveguide), Kuzey Pasifik–Kuzey Amerika–Atlantik–Avrupa hattı boyunca uzanarak mevcut blokajın deformasyonunu hızlandırdı. Özellikle Kanada–Grönland–Kuzey Atlantik sektörü üzerinden yüksek genlikli trough/siklonik dolaşımın taşınması, blokajın yapısını bozarken orta enlem akışının geçici olarak daha zonal bir karakter kazanmasına neden oldu. Dolayısıyla bu hafta, söz konusu sinoptik geçiş ve Doğu Akdeniz'de beslenen trof nedeniyle Güneydoğu ve Doğu kesimler haricinde, Türkiye',nin diğer bölgelerinde belirgin bir meteorolojik hareketlilik beklenmiyor. Ay ortasına doğru batı-kuzeyde hareketlilik kademeli biçimde başlama olasılığı ise artıyor kuraklık alarmistlerine kulak asmayın.
2
3
44
1,653
HİSTORİK SÜPER EL NİÑO 🌊 Mart ayından beri bu süreci takip ediyorum. Artık lafı fazla dolandırmanın hiçbir anlamı yok. Bu alarmistlik değil, popüleristlik hiç değil; saf realizm. “El Niño Türkiye’yi vuracak”, “El Niño geliyor” gibi ifadeler duyuyorsanız, bunun medyatik söylem olduğunu bilin. Teknik boyut ise çok daha farklı. Avrupa ve Türkiye elbette etkilenebilir; ancak bu etki doğrudan ve tek tip değildir. Dolaylı, koşullu ve telekoneksiyonlar üzerinden gerçekleşir. El Niño’nun merkezi gücü ve konumu, RWS-RWP genliklerini, dalga kılavuzunu ve buna bağlı atmosferik desenlerin nerede güçleneceğini önemli ölçüde etkiler. Bugün geldiğimiz noktada modern gözlem döneminin en güçlü El Niño olaylarından birine doğru ilerliyoruz. Mevcut süreçte Niño-3.4 anomalisi 1991-2020 klimatolojik referansı +3,2°C eşiğini aşmış durumda. Bu artık sıradan bir güçlü El Niño değil; tarihsel ölçekte değerlendirilmesi gereken olağanüstü bir olaydır kalıcı halde ilerliyor. Temmuzdan itibaren belirgin şekilde kuvvetlenen, Ağustos ayında süper/çok güçlü kategoride kalıcılaşan El Niño, artık tarihsel bir sürecin içine girmiş durumda. Burada yalnızca ulaşılan maksimum değere değil, anomalinin büyüklüğüne, süresine ve atmosferle kurduğu eşleşmeye bakmak gerekiyor. Batılı rüzgâr patlamaları (WWB), doğu Pasifik'teki termoklinin daha da derinleşmesini ve okyanus-atmosfer eşleşmesinin güçlenmesini sağlayabilirse, anomalilerin daha da büyümesi mümkün. Bu nedenle yalnızca “kaç derece olacak?” sorusuna bakmak yeterli olmuyor; sürecin nasıl evrildiğini de izlemek gerekiyor. Daha da önemlisi, pik yaptıktan sonra iş bitmeyecek. Histrorik Süpet El Niño’nun 2027’nin ilk aylarında da güçlü kalması ve zayıflamanın yavaş gerçekleşmesi durumunda, tropikal Pasifik kaynaklı forcingler atmosferik dolaşım üzerinde uzun süre etkili olabilir. Bu nedenle Ocak, Şubat ve Mart 2027 dönemi de en az pik kadar önemli. Okyanus'tan yoğun su buharı atmosfere pompalanacak Historik ölçekte bir El Niño, tek başına belirli bir hava tipini dünyanın her yerine dayatmaz. Ancak tropikal forcinglerin güçlü ve uzun süreli olması, küresel dolaşımda zincirleme tepkilerin oluşma ihtimalini artırabilir. Yüksek AAM eğimi, GWO’nun 6-7-8 bantlarındaki aktivitesi, pozitif PNA eğilimi ve dönem dönem MJO-GWO etkileşimi; uygun faz ve zamanlama oluştuğunda waveguide boyunca yüksek genlikli Rossby dalga propagasyonunu güçlendirebilir. Bunun sonucunda upstream ve downstream bölgeler arasındaki sinoptik kontrast çok daha keskin hale gelebilir ve NAO/AO desenlerinde hızlı değişimler görülebilir. Dolayısıyla burada “El Niño = Türkiye’de sıcak” veya “El Niño = Türkiye’de soğuk” gibi basit bir denklem kurmak bilimsel olarak doğru değildir ❗️ Önemli olan, El Niño forcinginin hangi dalga kılavuzuyla, hangi fazda ve hangi arka plan dolaşımı üzerinde çalıştığıdır ✍️ Polar jet ve subpolar jetin gücü ile konumundaki değişimler de yalnızca tek bir mevsimi değil, orta enlemlerde birbirini izleyen mevsimleri farklı şekillerde etkileyebilir. Bu nedenle “efsane kış”, “kestane kış” gibi bugünden kesin hüküm veren popüler etiketlerden uzak durmak gerekir. Üstelik sıcak bir sezon, sürprizlerin olmayacağı anlamına gelmez. Küresel ortalama sıcaklıkların 2027 ve sonrasında El Niño’nun geçici ısınma katkısıyla yeni rekorlara yaklaşması veya rekor kırması mümkün. Fakat küresel ortalamanın yükselmesi, kuzey ve orta enlemlerde her bölgenin aynı anda sıcak olması ya da serin alanların ortadan kalkması anlamına gelmez. Atmosfer hâlâ dinamik, dalgalı ve bölgesel karşıtlıklar üreten bir sistemdir. Bu yüzden önümüzdeki süreçte tek bir sonuca kilitlenmek yerine forcingleri, jet akımlarını, waveguide yapısını, PNA-AO-NAO-MJO-GWO etkileşimini ve Rossby dalga propagasyonunu birlikte takip etmek gerekiyor. Duygudan uzak, medyatik etiketlerden bağımsız ve bilimsel takiple devam. Çünkü Historik El Niño bir tek sıcaklık rekorlarından ibaret değildir; atmosferin geri kalanını nasıl organize ettiği bulmayacayı çözme meselesi🌏🌊🔥
2
51
1,906
Batı-iç bölgeler bu periyotta neden durgun, doğu-güneydoğu neden hareketli? Açıkladım. Medyatik argümanlar yerine bilimin ne söylediğini anlatmak marifettir. Kısa süreli bir sırt fazı etkili. Doğu-güneydoğu bu dönemde oluk içerisinde kalırken, batı-kuzey kesimler ve yurt genelinde rejim ay ortasına doğru hareketleniyor. İkinci yarı ise daha hareketli. Sabit yazılarımı ve orta vadeli değerlendirmelerimi takip edenler için anormal bir süreç yok.
Eylül son haftası–Ekim’in ilk günlerinde Rex–Omega hibriti karakterindeki blokajın son evresinde daha asimetrik bir Omega deseni gelişti. Arka planda Himalaya–Doğu Asya jetinin doğuya doğru extension göstermesi ve jet ekseninin doğuya kayması, atmosferik momentumun downstream yönünde yeniden dağılımına işaret ediyordu. Bunun ardından gelişen yeni jet dalga kılavuzu (waveguide), Kuzey Pasifik–Kuzey Amerika–Atlantik–Avrupa hattı boyunca uzanarak mevcut blokajın deformasyonunu hızlandırdı. Özellikle Kanada–Grönland–Kuzey Atlantik sektörü üzerinden yüksek genlikli trough/siklonik dolaşımın taşınması, blokajın yapısını bozarken orta enlem akışının geçici olarak daha zonal bir karakter kazanmasına neden oldu. Dolayısıyla bu hafta, söz konusu sinoptik geçiş ve Doğu Akdeniz'de beslenen trof nedeniyle Güneydoğu ve Doğu kesimler haricinde, Türkiye',nin diğer bölgelerinde belirgin bir meteorolojik hareketlilik beklenmiyor. Ay ortasına doğru batı-kuzeyde hareketlilik kademeli biçimde başlama olasılığı ise artıyor kuraklık alarmistlerine kulak asmayın.
1
1
33
1,733
Birde dikkat çekmek uğruna zırvalayan hesaplar vardı ,Ekim ilk yarı komple durgun diye :) ilk 3 günü kuzeybatı kesimler parçalı da olsa kayda değer yağış kaydetmiştir bunu da tekrar hatırlatalım ! Sabit yazımı okuyun yeterli :)
8
535
ECMWF sezonluk verileri güncellendi; burada yeni bir tahmin üretmiyorum, ECMWF’nin güncel sezonluk verilerini ve ortaya koyduğu sinoptik çerçeveyi yorumluyorum. 🌐 Süper El Niño 🌊 fenomeni tarihsel yolda ilerlerken ITCZ Orta-Doğu Ekvatoral Pasifik'te aktif. MJO konveksiyonu bu bölgede ağırlığını koruyor +IOD var. Etkisini artıran W+QBO nedeniyle BSISO konvektif zarfı aktif kalsa da zaman zaman baskılanabilir. 2 m anomalide dikkat çekici bir detay var. Arktik Denizi-Kuzey Sibirya'da olası ısı kubbeleriyle mevsime göre sıcaklıklar rekor kırabilir ❗️ Kuzey Atlantik SST'de subpolar bölgede cold blob, soğuk leke var. NAO'nun aşırı negatif fazını sınırlandırıcı bir etken olarak teorikte görev görebilir; nötre yakın davranışı koruyabilir. Ekim 2026 500 hPa geopotansiyel yükseklik anomalisinde Doğu Akdeniz havzasında belirgin bir trof uzanımı var. Kıbrıs-Akdeniz-Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da belirgin pozitif yağış anomalisi; Ege-Trakya-İstanbul'da ve İç Anadolu'da da pozitif yağış anomalisi bekleniyor. Karadeniz kıyılarında model meteorolojik kuraklık sinyali verse de burada sıcak deniz faktörünü yine unutmayın; normalin üzerine kısa sürede yağış taşınabilir🌧⛈️. Bu detayı zaten aylık yazımda anlattım. Yurtta sıcaklık normale yakın, yer yer normalin altında. 🌡 Kasım 2026'da Atlantik-Avrupa-Balkan-Güneydoğu Avrupa hattında baroklinik vortisite ve siklonik güzergâh öne çıkıyor. 500 hPa'daki trofik alan Anadolu'ya uzanıyor; sıcaklık ve yağışlar Türkiye genelinde pozitif anomalide. 🌡🌧⛈️ Ancak soğuk olmayacak anlamına gelmiyor. Özellikle Kasım ayında Batı Karadeniz dağlarında ve İç Anadolu'da yükseklerde yer yer pozitif kar derinliği anomalisi bekleniyor; yani yükseklerde kar yağışı ve birikim olasılığı mevcut. ❄️ Not: Sezonluk modeller deterministik bir senaryo sunmaz; burada verilen sinyaller ensemble ortalaması ve büyük ölçekli atmosferik telekoneksiyonlar üzerinden değerlendirilmelidir. Özellikle aylık ortalamalar, kısa süreli ekstrem sinoptik hadiseleri ve bölgesel sıcaklık/yağış dağılımını tamamen dışlamaz.
11
1
86
4,945
Sonbahar tahminimde normalin üzerinde yağış beklentisinin her gün yağmur yağacağı anlamına gelmediğini açıkça belirtmiştim. Yağışlı sistemlerin sürekli değildir, epizodik yani aralıklı olacağını; kısa süreli ancak yüksek miktarlı yağışların, uzun süren durgun aralıkları telafi ederek sezon ortalamasını yukarı taşıyabileceğini anlatmıştım. Nitekim şu an rejimi düzenli olmayan, fakat etkili sistemlerin kısa süre içerisinde yüksek miktarlarda yağış bıraktığı bir sonbahar yaşıyoruz ve bu karakterin devam etmesini bekliyorum. Durgun aralıklar doğal; esas belirleyici olan kısa süreli, yüksek etkili ve ani bereket getiren sistemler. Kısacası paradoksal bir sonbahar: serin dönem -sıcak dönem, fakat atmosfer kesinlikle sakin değil.
SONBAHAR 2026 TAHMİNİ: SICAK BİR MEVSİM, FAKAT ATMOSFER SAKİN KALMIYOR❗️ Sonbahar 2026’nın genel mesajı şudur; Avrupa, Türkiye, Batı Rusya ve Ortadoğu’nun büyük bölümünde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi bekleniyor. Ancak “normalden sıcak”, üç ay boyunca kesintisiz sıcak hava anlamına gelmez. Mevsimsel anomali doksan günlük ortalamayı gösterir; bu ortalamanın içinde birkaç günlük sert serinleme veya soğuk, gece donu veya erken kar görülebilir. Bu tahminde kalıcı olan sinyal sıcaklık, kesintili olan ise fırtına ve soğuk atak pencereleridir. Yağış dağılımı sıcaklık kadar homojen değil bunu da belirteyim. Güney Avrupa ve Doğu Akdeniz’de sonbaharın ilk yarısında yağışlar birkaç güçlü sistem içinde yoğunlaşabilir. “Normalden yağışlı” ifadesi her gün yağmur olarak algılamayın; üç veya dört yüksek etkili fırtına penceresinin toplam mevsimsel anomalinin büyük bölümünü üretmesi anlamına gelebilir. Orta Avrupa’da daha yağışlı dönem sonbaharın ikinci yarısına kayarken Atlantik kıyılarında ekim–kasım döneminde hızlı cepheler ve rüzgâr fırtınaları öne çıkabilir. Türkiye’de pozitif,/ılık sıcaklık anomalisi baskın. Batı bölgeler tamamı ve güney kıyılar ile Güneydoğu Anadolu-Doğu Akdeniz, özellikle mevsimin orta ve son bölümünde kısa süreli kuvvetli yağışlara -güçlü gök gürültülü fırtınalara açık. İç ve doğu kesimlerde ise sistemler arasındaki kuru aralar daha uzun olabilir ancak yağış anomalileri zamanla kuzey bölgeler de dahil normaller ve yer yer üzerine ulaşması muhtemel . Ortadoğu genelinde sıcak ve normalden daha kurak bir zemin öne çıkıyor; ancak birkaç güçlü gök gürültülü fırtınalı sistem öne çıkabilir yer yer yağış anomalilerinin pozitif etkilenme olasılığı dışlanamaz biraz süprize de açık. Tropikal motor hızla güçlenen büyük El Niño. Tropikal Orta ve Doğu Pasifik’te artan konveksiyon, üst troposferde yeni bir Rossby dalga kaynağı oluşturur. Bu enerji Aleut Alçağı’nı derinleştirerek pozitif PNA eğilimini ve Pasifik jetini güçlendirebilir. Fakat PNA bütün sonbahar boyunca aynı fazda kalmaz; tropikal ısıtmanın yeri değiştikçe dalga treni ve jet impulsları da değişir. MJO ve BSISO bu büyük ölçekli zeminin zamanlamasını ayarlar. Ağustos başında MJO zayıf ve El Niño taban durumuyla yıkıcı girişim içinde. Bu nedenle bugünkü MJO fazını sonbaharın tamamına taşımak doğru olmaz. Yaz sonu ve erken sonbaharda BSISO’nun kuzeye ilerleyen yapısı daha açıklayıcıdır. Batı–merkezî Pasifik konveksiyonunun yeniden güçlendiği MJO/BSISO geçişleri, üst seviye diverjansı ve dalga aktivite akısını artırarak yaklaşık bir–iki hafta sonra orta enlem jetlerine yeni impulslar gönderebilir. Haritadaki “episodic” fırtına pencereleri bu nedenle sabit tarihler değil, alt-mevsimsel tropikal tetikleyicilerle açılıp kapanan dönemlerdir. Atlantik tarafında son dağılımı NAO ve Doğu Atlantik paterni belirleyecek. Kasım ayında El Niño bağlantısı zaman zaman pozitif NAO/EA benzeri, daha zonal ve ılıman bir akışa dönüşebilir; gelişebilecek pozitif IOD da erken kışta bu eğilimi destekleyebilir. Buna karşılık ENSO–Atlantik bağlantısı doğrusal değildir. NAO’nun geçici olarak negatife dönmesi jetin güneye inmesine, Akdeniz yağışının artmasına ve Batı Rusya üzerinden soğuk havanın Balkanlar–Türkiye hattına yönelmesine izin verebilir. Bu nedenle en anlamlı soğuk risk penceresi kasımın son bölümüdür. Şimdilik düşük güvenli ve kısa süreli bir ihtimaldir; kalıcı soğuk sonbahar sinyali değildir. 1877–78, mevcut analog setinin en yakın süreç analoğudur. Benzerlik yalnızca El Niño’nun büyüklüğünde değil; güçlü Pasifik ısınmasının pozitif IOD ve sıcak Kuzey Atlantik ile aynı döneme gelmesindedir. Ancak 1877 gözlemleri seyrek, deniz sıcaklıkları yeniden yapılandırılmış ve bugünkü iklim tabanı daha sıcaktır. 1877, atmosferin günlük senaryosu değil; okyanus motorunun en yakın akrabasıdır.
2
1
36
1,899
Eylül son haftası–Ekim’in ilk günlerinde Rex–Omega hibriti karakterindeki blokajın son evresinde daha asimetrik bir Omega deseni gelişti. Arka planda Himalaya–Doğu Asya jetinin doğuya doğru extension göstermesi ve jet ekseninin doğuya kayması, atmosferik momentumun downstream yönünde yeniden dağılımına işaret ediyordu. Bunun ardından gelişen yeni jet dalga kılavuzu (waveguide), Kuzey Pasifik–Kuzey Amerika–Atlantik–Avrupa hattı boyunca uzanarak mevcut blokajın deformasyonunu hızlandırdı. Özellikle Kanada–Grönland–Kuzey Atlantik sektörü üzerinden yüksek genlikli trough/siklonik dolaşımın taşınması, blokajın yapısını bozarken orta enlem akışının geçici olarak daha zonal bir karakter kazanmasına neden oldu. Dolayısıyla bu hafta, söz konusu sinoptik geçiş ve Doğu Akdeniz'de beslenen trof nedeniyle Güneydoğu ve Doğu kesimler haricinde, Türkiye',nin diğer bölgelerinde belirgin bir meteorolojik hareketlilik beklenmiyor. Ay ortasına doğru batı-kuzeyde hareketlilik kademeli biçimde başlama olasılığı ise artıyor kuraklık alarmistlerine kulak asmayın.
3
2
36
4,835