🔴 Kamuoyuna yansıyan iddialara göre, söz konusu finansal süreçlerin ve fon hareketlerinin arka planında BTK Başkanı Batuhan Mumcu'nun düzenleyici ve organize edici bir rol oynadığı öne sürülmektedir.
♦️Yine iddialar arasında, Batuhan Mumcu'nun eşinin başka bir borsada faaliyet gösteren Bulls isimli şirketi kurduğu ve şirket ortakları arasında geçmişte SPK tarafından ceza almış kişilerin bulunduğu yer almaktadır.
♦️Sistemik olarak bakıldığında, geçmişte manipülasyon suçlamalarıyla ceza almış figürlerin piyasa mekanizmalarını son derece iyi bildiği ve bu tecrübenin olası bir Ponzi yapısının kurgulanmasında kullanılmış olabileceği değerlendirilmektedir.
♦️Bu isimlerin yanı sıra, çok sayıda siyasi figürün de söz konusu mekanizmanın arkasında durduğu iddiaları gündemdeki yerini korumaktadır.
♦️Halka arz süreçleri son derece katı denetim ve zaman gerektiren mekanizmalardır.
♦️Yalnızca 5 yıllık geçmişi olan bir şirketin (Tera) 16,5 milyar dolar gibi astronomik bir piyasa değerine ulaşması, piyasa gerçekliği açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
♦️Sıradan bir girişimcinin halka arz süreci SPK denetimleri nedeniyle yıllar alabilirken, bu yapıya ve bağlı şirketlerine hızla onay verilmesi, organize bir finansal manipülasyon şüphesini güçlendirmektedir.
♦️SPK ve BDDK nezdinde, özellikle katılım bankacılığı bacağında bu Ponzi iddiasının sürdürülebilmesini sağlayan kritik bağlantıların varlığı tartışılmaktadır.
♦️Ne var ki bu tür çapraz bağları bağımsız şekilde denetleyebilecek ve şeffaflıkla ortaya koyabilecek mekanizmaların eksikliği dikkat çekmektedir.
♦️Operasyonel yönteme bakıldığında; değersizleşmiş hisse senedi fonlarının, para piyasası fonlarına teminat olarak gösterildiği ve bu yolla para piyasası fonlarından yüksek likidite çekilerek çarkların döndürüldüğü ileri sürülmektedir.
♦️Bugün gelinen noktada bu hisselerin çöküşüyle birlikte para piyasası fon yatırımcılarının ciddi bir riskle karşı karşıya kaldığı gözlenmektedir.
♦️Her ne kadar katılım finans sisteminde TMSF güvencesi bulunsa da sistemik hasarın boyutu belirsizliğini korumaktadır.
♦️Benzer şekilde, ne idüğü belirsiz alt şirketlerin TEFAS (Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu) gibi resmi bir platformda dolaşım izni alabilmesi, SPK nezdinde üst düzey bir siyasi/idari koruma olmaksızın mümkün görülmemektedir.
♦️Tera tarafında sergilenen tutum ise kurumsal bir şeffaflıktan ziyade, söylemsel bir sığınma çabası görünümündedir.
♦️Emanetçi Şirket CEO'sunun "yerli ve millî finans kuruluşuna saldırı yapılıyor" söylemiyle konuyu siyasi bir zemine çekmeye çalıştığı gözlemlenmektedir.
♦️Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in Aralık 2025'te yaptığı “Bazı serbest fonlarda spekülasyon ve manipülasyon tespit ettik, gereğini yapacağız” açıklaması doğrudan bir itiraftır.
♦️Normal şartlarda SPK kanunu uyarınca bu tür tespitlerin derhal yargıya taşınması ve günler içinde hukuki operasyonların başlatılması gerekirken, sürecin aylardır beklemede kalması kamuoyunda ciddi şüpheler uyandırmaktadır.
♦️Bakan Şimşek'in bu açıklamalarla piyasaya ve vatandaşa örtülü bir "risklerinizi azaltın" uyarısı yaptığı, ancak siyasi dengeler nedeniyle somut adımların geciktiği değerlendirilmektedir.
@RTErdogan
#thf #tly #tp2 #doh #tmv #teraportföy