Süleyman Hurma: Şimdi bir yapı olduğu aşikâr tabii ki ve bu çok net anlaşılabilir ve gözle görülebilir.
Mesela hakemlerin gelişimine baktığın zaman lige çıkmasına, kokart takmasına ve senelerce bir yerde durmasına baktığımız zaman bu çok net bir şekilde ortada.
Sonra bunların köklü bi şekilde orda kalmasına baktığınızda anlarsınız.
Geçmişe bir bakın işte son 20 seneye.
Merkez Hakem kurulları değişti sanıyorsunuz yani sürekli değişiyor.
Siz burda otururken bu Merkez Hakem kurullarının değiştiğini sanıyorsunuz ama o belli bir grup insan var.
İşte bunların sayısı 30'u geçmiyor.
Tamamı onlar onun dışında 6-7 kişi gidip-geliyor.
Sonra bu giden gelen 6-7 kişi daha önce gidenlerle beraber gözlemci temsilci hakem, eğitmeni, akademi sorumlusu, şu sorumlusu bu sorumlusu oluyor, bunlar MHK oluyor.
Biz bir dönem bunlara bağırıyoruz, çağırıyoruz sabredebildiği kadar sabrediyoruz, onlar gidiyor 6-7 yeni kişi geliyor ama MHK’daki o 30 kişi hep orada yani hiç değişmeyen bir hikaye var.
Şimdi burada anlaşılabilir, denetlenebilir, şeffaf bir oluşum olsun istedik, bunu söyleyip de bu işi İngiltere'dekine benzer Almanya'dakine benzer tarif etmeye başladığımız zaman sorunlar başladı.
Yapı kimdir diye merak ediyorsanız baktığınızda kaybedenler aynı kazananlar aynı, oyuncular değişiyor, oyun değişmiyor.
Ne kadarlık bir süreçten bahsediyorsun, senelerdir yani senelerdir mesela bakıyorsunuz hangi maçlarda, yani kimler bu işten kazandı, kimler bu adaletsizlikten pay aldı? Baktığınızda yapıyı anlarsınız.