70 yaşını geçmiş, yaşadığımız dünyayı anlayamayan, şahsi ihtirasları peşinde bir ulusun geleceğini yakmaya hazır 4 kişi üstü örtülü bir biçimde ittifak etmiş durumda: Erdoğan, Bahçeli, Kılıçdaroğlu ve Öcalan.
Serbest seçimlerin sürdüğü bir düzende tekrar seçilmesinin mümkün olmadığını, siyasal ömrünü çoktan tükettiğini bilen Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarını sürdürebilmek ve bu iktidarı uygun gördüğü kişiye devredebilmek için 2024 sonbaharından bu yana rejimi değiştirmenin yollarını aradığı görülebiliyor.
II. Çözüm Süreciyle beraber PKK terör örgütünün elebaşı Öcalan ve güdümündeki DEM Parti ile Türk ulusunun parçalanması pahasına kirli bir pazarlığa girişen Erdoğan, AKP-MHP-DEM Parti’nin temel aktörlerini teşkil ettiği genişletilmiş bir Cumhur İttifakı’nı kurabilmişti.
Bu ittifakın olgunlaşması sırasında 19 Mart Darbesiyle ana muhalefet partisinin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu tutuklandı. Böylece rejim değişikliğine giden yol belirginleşti.
Son olarak CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında Anayasa’ya aykırı olarak verilen mutlak butlan kararıyla ana muhalefet partisi, Erdoğan’ın iktidarda kalabilmesini temin edecek biçimde şekillendirilmeye çalışılıyor.
Karşı karşıya kaldığımız tablo nettir: Türkiye, Lübnanlaştırılmak isteniyor!
Ulusumuzun parçalanarak kamplara ayrıldığı, her kampın başında Erdoğan’ın tayin ettiği bir bekçinin bulunduğu, eşit yurttaşlık temelli Cumhuriyet’imizin ortadan kaldırıldığı bir düzen arzulanıyor.
Hürriyet Partisi, olanakları ölçüsünde bu hain plana karşı durmaya devam edecektir. Türk ulusu gücü el verdiği müddetçe, bulduğu her cephede mücadeleyi sürdürmelidir.
Cumhuriyet’i, öyle kolay teslim etmeyeceğiz!