Yeni ve sivil bir anayasa hedefi, Türk demokrasisinin rüştünü ispat mücadelesidir.
Millet egemenliğinin kalpgâhı olan Gazi Meclisimiz, her dönem ve her koşulda anayasa yapmaya ehildir, yetkilidir.
Fakat sahip olduğu siyasi çeşitlilik hasebiyle içinde bulunduğumuz dönem, bir anayasa teşebbüsü için belki de en ideal dönemdir.
Bu meclis, Türkiye’nin millî ve hayati meseleleri söz konusu olduğunda müzakere ve uzlaşma kapasitesinin sağlamlığını zaten göstermiştir.
Bilhassa “huzura, demokrasiye, kardeşliğe kalkan 467 el” ile sivil siyaset, vesayetin ördüğü psikolojik duvarları yıkmış, ön yargıları tuz buz etmiştir.
Bunu Türk demokrasisi adına, milletimizin gelecek umutları adına tarihî bir kazanım, büyük bir başarı olarak görüyoruz.
Temennimiz, bu başarının gündelik çekişmelere kurban edilmeden Türk siyasetinde yeni bir dönemin müjdecisi olmasıdır.