Klasik Kaynaklar Çalıştayları III: Nüsha Farklarından İnteraktif Arayüze: Klasik Kaynakların Dijital Neşri 11
"Envanterden Korpus Oluşturmaya Dijitalleşme", 25 Haziran'da ise "Dijitalleştirme Süreçlerinden İşlenebilir Metinlere" başlıklarıyla toplandık. Her birinde seksen kadar uzman; kamu kurumları, üniversiteler, araştırma merkezleri ve özel sektör girişimleri ilk kez bu genişlikte aynı masada buluştu. Bu müzakerelerin ürünü olan Ortak Sonuç Raporu, DOI ve ISBN numarasıyla, açık lisansla Zenodo, Aperta ve kurumumuzun sayfası üzerinden ilim dünyasının istifadesine sunuldu.
Raporun ana tespitini bir cümleyle şöyle özetleyebilirim: Teknoloji artık asıl engel değildir. Asıl eksik olan standart birliği, ulusal politika, sürdürülebilir finansman ve kurumlar arası iş birliği iradesidir. Haziran'da şu hususlarda geniş bir mutabakat oluştu:
• Envanter, katalog, dijitalleştirme, metinleştirme ve derlem bir zincirin halkalarıdır; biri zayıfsa bütün zincir zayıflar.
• Mükerrer emeğe artık tahammülümüz yoktur; kimin neyi yaptığını gösteren bir koordinasyon mekanizmasına ihtiyaç vardır.
• Verilerimizi yalnızca insan okuyucu için değil, makinenin de işleyebileceği biçimde üretmeliyiz.
• Açık erişim kurumlara kaybettirmez, kazandırır.
TÜYEk web sayfası
yek.gov.tr’de 487.841 eserin görüntüsünü, 650.690 eserin de künye bilgisini erişime açtık. 21 Ekim itibariyle üye sayımız 32.202, ziyaret sayısı 1.5000.988, sayfa görüntüleme sayısı, 16.787.788 eser görüntüleme sayısı 6.225.191.
Rapor bize somut bir iş listesi de bıraktı: ulusal dijitalleştirme standardı, ortak metadata profili, eser-müellif kimlik sistemimiz temelinde ulusal otorite dizinleri, açık kaynak modellerin kurum verisiyle kurum bünyesinde eğitildiği "üçüncü yol" OCR/HTR altyapısı, ulusal HTR veri seti seferberliği ve dünyadaki Arap harfli yazmaların evrensel envanteri. Bunları masada bırakılmış temenniler olarak değil, takip edeceğimiz bir eylem planı olarak görüyoruz. Bu planın ilk adımını da geciktirmeden attık: Haziran'da verdiğimiz söz doğrultusunda 29 Temmuz’da müstakil bir dijitalleştirme çalıştayı düzenleyerek tarama standartlarını ve kurumsal dijitalleştirme süreçlerimizi daha ayrıntılı biçimde ele aldık. Haziran'daki çalıştaylarımızda kaynağı tespit etmeyi, kataloglamayı, taramayı ve işlenebilir metne dönüştürmeyi konuşmuştuk. Bu çalıştayımızda ise "bir metni araştırmacıya ve bütün insanlığa nasıl sunacağız?" sorusuna cevap aradık.
Geleneğimizde bir metni neşretmek, nüshaları karşılaştırmak, farkları tespit etmek ve okuyucuya güvenilir bir metin teslim etmek demekti. Mukabele, tashih ve tahkik ilmî ahlakımızın parçasıydı. Dijital neşir bu birikimi terk etmek değil, ona yeni bir imkân kazandırmaktır. Nüsha farkları artık dipnotlara sıkışmak zorunda değildir; ilişkili ve bağlı veriyle birbirine bağlanabilir, etkileşimli arayüzlerde görünür hâle getirilebilir. Çalıştayımızda nüsha farklarının dijital ortamda gösterimini, ilişkili ve bağlı veri ile veri kaynaklarını ve araştırmacıya gösterim ile arayüz tasarımını ele aldık. Kadim tahkik usulümüzle yeni teknolojiler arasında köprü kurmadan sahih bir dijital neşir mümkün değildir. Kadime sırt çevirerek yenide hâkimiyet kurulamayacağını, yeniyi görmeden de kadimde yol alınamayacağını bir kez daha hatırlatmak isterim. Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı olarak hedefimiz açıktır: Klasik metinlerimizi ve kültürel mirasımızı dijitalleştirmek, yapay zekâ teknolojileriyle bütünleştirmek bu alanda öncülük yapmaktır. Bu bir sorumluluktur. Kurumumuz 800 bine yakın yazma ve nadir eseri, dünyanın en büyük yazma eser restorasyon laboratuvarları olan Kitap Şifahanesi'ni ve zengin bir tecrübeli, yetişmiş uzman kadrosunu bünyesinde barındırmaktadır. Daha önce de da ifade ettiğimiz gibi, dünyadaki yazmalarımızın evrensel bir envanteri hâlâ yoktur; küresel otorite veri tabanları da İslam ve Osmanlı içeriğinde zayıf kalmaktadır. Bu boşluk bize bir fırsat ve bir vazife yüklemektedir. Dünyadaki bütün Türk ve İslam yazılı mirası bizi yakından ilgilendiriyor. Yapay zekâyı bu mirasın hizmetine sunarken ilkemiz de bellidir: Ham veri korunacak, yapay zekâ müdahalesi izlenebilir olacak ve son söz daima alan uzmanında kalacaktır. Biz teknolojiyi, ilmî sıhhatten taviz vermeden kullanmak istiyoruz. Ülkemizin bütün birikimini birbirine bağlamanın, ortak standartlarla konuşturmanın ve yapay zekâ ile çok daha verimli hâle getirmek gerekiyor. Bu projeleri geliştirmek için iş birliğine açığız. Üniversitelerimizle, araştırma merkezlerimizle, kardeş kamu kurumlarımızla, alanında başarılı özel sektör girişimlerimizle ve uluslararası paydaşlarımızla birlikte çalışmaya hazırız. Veri paylaşım protokollerinden ortak AR-GE çalışmalarına, eğitim veri setlerinden ortak model geliştirmeye kadar her teklifi samimiyetle değerlendireceğiz. Tek başına üretilen her veri tabanı, bağlanmadığı sürece bir ada olarak kalır. Kütüphanecinin, arşivcinin, tarihçinin, filoloğun, mühendisin ve yazılımcının aynı masada, birbirinin hukukuna riayet ederek ve göz hizasında çalıştığı bir sistem hepimiz için önemlidir. Hem 2025, hem de 2026’daki çalıştaylarımızda bazı adımlar attık. Çalışmalarımız Kasım ayında DARIAH Günü ile devam edecek. 26 Kasım’da TÜYEK’in ev sahipliğinde, Avrupa Birliği sanat ve beşerî bilimler dijital araştırma altyapıları gününde, AB yetkilileri ile ülkemizde bu alanda proje üreten bütün kurumlarımızı ve uzmanlarımızı bir araya getireceğiz. Bu çalıştayımızdaki müzakereler de Haziran'da olduğu gibi raporlanacak ve müşahhas adımlara dönüşecek.
Bu çalıştay dizisini TÜYEK ile birlikte yürüten Marmara Üniversitesi Dijital Beşeri Bilimler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Yunus Uğur ve arkadaşlarına, Haziran raporlarını titizlikle hazırlayan düzenleme kurulumuza, çalıştayların programlarını özenle hazırlayıp uygulayan Araştırma ve Eğitim Müdürümüz Emine Öztürk'e ve mesai arkadaşlarıma; bizleri ağırlayan Rami Kütüphanesi'ne ve desteğini esirgemeyen Kültür ve Turizm Bakanlığımıza ve mesaini, birikimini ve tecrübesini bizimle paylaşan katılımcılarımıza ve hocalarımıza teşekkür ediyorum
Klasik Kaynaklar Çalıştayları’nın üçüncüsü, “Nüsha Farklarından İnteraktif Arayüze: Klasik Kaynakların Dijital Neşri” başlığıyla bugün Rami Kütüphanesi’nde, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı ve Marmara Üniversitesi Dijital Beşeri Bilimler Araştırma Merkezi iş birliğiyle gerçekleştirildi.
TÜYEK Başkanı ve Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Coşkun Yılmaz, çalıştayın kapanış konuşmasında, yazma eserlerin dijitalleştirilmesi ve araştırmacıların istifadesine sunulması için her türlü imkânın seferber edildiğini belirterek bu alandaki çalışmalara yönelik desteklerinin sınırsız olduğunu ifade etti.
Çalıştay oturumlarında Muhakkik projesi, TÜYEK’in Dijital Kitap çalışması, Eser-Müellif Dizini ve Mühür Veritabanı ile İSAM Veri sistemi ve yürütülen projeler ele alındı. Klasik kaynakların dijital neşrinde nüsha farklarının tespitinden metinlerin etiketlenmesine, veri kaynaklarının ilişkilendirilmesinden araştırmacı arayüzlerine uzanan süreçler değerlendirilerek bütünleşik bir dijital neşir ekosisteminin imkânları tartışıldı.
MÜ Dijital Beşeri Bilimler Merkezi Müdürü Yunus Uğur hocamız başta olmak üzere, çalıştaya emek ve destek veren tüm hocalarımıza ve katılımcılara teşekkür ederiz.