İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanı Sn. Dr. Yavuz Selim Akkoç, 111 yıllık kadim bir kuruluş olan MÜLKİYE TEFTİŞ KURULUNDAN zulüm ve vahşet altındaki hayvanlar için imdat eli talebimizdir.
Cihanbeyli Belediyesi Bakımevine 3 yıldır GİRİŞ YASAĞI Var! Buranın bir "öldürme merkezi" gibi kullanılıp kullanılmadığının incelenmesi; belediye başkanı ve diğer tüm sıralı amirler hakkında soruşturma açılması amacıyla Mülkiye Teftiş Kurulu Yönetmelik 37/2. maddesi kapsamında Mülkiye Müfettişi görevlendirilmesi talebidir. Kurumunuza resmen başvuruyoruz.
Nihal Kasa/ HayFed- Hayvan Haklarını Koruma Federasyonu Bşk.
@TC_icisleri @YavuzselAkkoc @TCKonyaValiligi @Vali_Akin @CihanbeyliKym @orhangazikrakas @mustafaciftcitr @valialicelik @icisleriSTi
========================
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
MÜLKİYE TEFTİŞ KURULU BAŞKANLIĞINA
KONU: 111 yıllık kadim bir kuruluş olan Mülkiye Teftiş Kurulu’ndan zulüm ve vahşet altındaki hayvanlar için imdat eli talebimizdir. Cihanbeyli Belediyesi Hayvan Bakımevine 3 yıldır konulan giriş yasağının ardında; buranın bir "öldürme merkezi" gibi kullanılıp kullanılmadığını incelenmesi; belediye ile sorumluluğu bulunan diğer tüm sıralı amirler hakkında soruşturma açılması amacıyla Mülkiye Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin 37/2. maddesi kapsamında Mülkiye Müfettişi görevlendirilmesi talebidir.
YASAL DAYANAKLAR: 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu (Md. 9, 10); 5393 sayılı Belediye Kanunu (Md. 54, 55); 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği (Md. 18, 19, 20); 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu (Md. 13/3); İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Yönetmeliği (Md. 6, 12, 37/2, 39, 41, 42, 47); İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Yönetmelik (Amaç); İl Özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliği (Md. 5/e, 6, 9)
AÇIKLAMALAR
Cihanbeyli Belediye Barınağında Üç Yıldır Uygulanan Giriş Yasağı, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun Kamu Hizmetlerinde Şeffaflık ilkeleri ve İçişleri Bakanlığı Kamu -STK İşbirliği ile Gönüllü Katılım Yönetmeliklerinin Açıkça İhlalidir.
Bir kamu kurumu olan belediye, kamusal hizmetleri şeffaflıkla yürütmekle yükümlüdür. Buna karşın kamusal bir yer olan barınak dış dünyaya tamamen kapatılmış; vatandaşların ve sivil toplum kuruluşlarının girişleri "Giriş Yasağı Var!. Başkan’dan izin alacaksınız" denilerek keyfi olarak engellenmektedir.
Anayasa’nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu, idarenin her türlü işleminin açıklıkla yapılmasını zorunlu kılar. Nitekim 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne istinaden çıkarılan İçişleri Bakanlığı ‘’Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Yönetmelik’’ ile kamu ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi; ‘’İl Özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliği’’ ile de yerel hizmetlerin halkın ve gönüllülerin katılımıyla şeffaf yürütülmesi hükme bağlanmıştır. Seçilmiş bir makamın, merkezi idarenin bu temel politikalarını ve yasaları hiçe sayarak kamusal bir yer olan barınağa girişleri "kişisel izne" bağlaması hukuken kabul edilemez. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Yönetmeliği'nin 6. ve 12. maddeleri uyarınca, bu tecrit politikasının acilen denetlenip düzeltilmesi şarttır.
MÜFETTİŞLERCE AYRINTILI OLARAK İNCELENMESİ TALEP EDİLEN KONULAR:
Öncelikli Talebimiz ve İnceleme Odağımız: Toplumun dikkatinden kaçırılmak istenerek barınağa konan giriş yasağının ardındaki gerçek sebebin; 500 kapasiteli barınakta sayının sabit tutulup üç yıldır toplanan binlerce hayvandan yeni gelenlere yer açmak amacıyla buranın bir "öldürme merkezi" gibi kullanılıp kullanılmadığının ve sistematik ölümlerin bu yasak kılıfıyla gizlenip gizlenmediğinin somut olarak ortaya çıkarılmasıdır. Özellikle, bu tür denetimlerde belediyelerin kâğıt üzerinde usulüne uygun gibi gösterdiği gerçek dışı bilgiler içeren evraklar ve göz boyamaya yönelik tutanaklar tek başına yeterli kabul edilmemeli; inceleme sadece evrak kontrolüyle sınırlı kalmamalı; aşağıdaki somut başlıklar çerçevesinde çok yönlü olarak derinleştirilmelidir.
1.Hukuksuz Giriş Yasağının Talimatını Veren Yetkililerin Tespiti ve Soruşturulması:
Gönüllü ve STK girişlerinin üç yıldır tamamen engellenmesi, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 54. ve 55. maddelerine ve İçişleri Bakanlığı Kamu - STK İşbirliği ve Gönüllü Katılım Yönetmeliklerine açıkça aykırılık teşkil etmesine ilişkin bu yasak kararını alan, uygulayan, engelleyen tüm idari sorumlular hakkında soruşturma açılması,
2. Toplama ve Barınak Kapasitesine Göre Üç Yıldır Barınaktaki Sabit Hayvan Sayısı Çelişkisinin Araştırılması Talebi:
500 hayvan kapasiteli barınağa 3 yıl boyunca binlerce hayvanın toplandığı bilinmesine rağmen, barınaktaki hayvan sayısının sabit kalmasının hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğu dikkate alınarak; yeni toplanan hayvanlara yer açmak amacıyla hayvanların sistematik biçimde kasıtlı olarak öldürülüp öldürülmediğinin araştırılması, bu sayısal çelişkinin kamuoyundan ve denetimden gizlenmesi amacıyla hukuksuz bir giriş yasağı konulduğu gerçeğinin göz önünde bulundurulması, şayet öldürülmediler ise 3 yıl boyunca toplanan ve bu meyanda üreyip çoğalan binlerce hayvanın 500 kapasiteli barınakta nerede olduğunun fiziki tespiti; barınakta bu yoğunlukta hayvanın barındırılabileceği fiziksel ve metrekareye dayalı imkân bulunmadığı gerçeğinden hareketle, ölüm ve toplama kayıtları arasındaki matematiksel çelişkinin somut olarak ortaya konulması gerekmektedir. İnceleme sırasında; Bakanlık veri sistemi kayıtları ve bakımevi kayıt defterleri üzerinden birebir çapraz denetime tabi tutulmalı, idari baskıdan uzak bağımsız personel ifadeleriyle giriş yasağının ardındaki gerçekler açıklığa kavuşturulmalıdır.
3. Hayvan Ölümleri ve Ölüm Nedenleri (Öldürme Merkezi Şüphesinin Araştırılması):
Toplam ölüm sayıları, dönemlere göre dağılımı, ölüm nedenleri, veteriner hekim raporları, tutanaklar, usulüne uygun bertaraf koşulları ve toplu ölümlerin olup olmadığı incelenmeli; ölüm nedenleri yalnızca “hastalık”, “doğal ölüm” veya benzeri genel ifadelerle açıklanmışsa, bu ifadelerin hangi veteriner hekim raporuna, bilimsel veri ve somut belgeye dayandığı titizlikle sorgulanmalıdır. Bununla birlikte; 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 13. maddesinin 3. fıkrasında açıkça yer alan ve aynı zamanda TCK Uyuşturucularla ilgili özel kanunlara tabii olan "Psikotropik ve narkotik veteriner tıbbî ürünleri... sadece klinisyen veteriner hekimlere satılabilir, sadece veteriner hekimler tarafından uygulanır.." hükmüne açıkça aykırı olarak, yetkisiz toplama personeli ile araç şoförlerine bu uyuşturucuların verilip verilmediği, toplama anında hayvanları kasıtlı olarak öldürmek ve sisteme hiç kaydetmemek amacıyla kullanılıp kullanılmadığı derinlemesine araştırılmalıdır. Bu hususun tespiti için; belediyenin veterinerlik birimi demirbaşındaki reçeteli/narkotik ilaç sarfiyatı ile yapılan gerçek tedavi/kısırlaştırma sayıları karşılaştırılmalı; toplama araçlarının GBS (GPS) güzergâh ve zaman kayıtları ile araç şoförleri ve saha personelinin idari baskıdan uzak bağımsız ifadelerine başvurularak kayıt dışı ölümler ve ölüm oranları tüm gerçekliğiyle ortaya konulmalıdır.
4.Bakımevinin Fiziki Koşullarının Yasal Koşullarda Olup Olmadığı ve Personel Hizmetlerinin Denetlenmesi:
Bakımevinin ve varsa yaşam alanının 5199 sayılı Kanun Yönetmeliği’nin 18, 19 ve 20. maddeleri uyarınca (hayvan başına düşen metrekare alan, hayvan sayısı kadar kulübe, gölgelik, en fazla 20’şerli türlerine göre bölümlendirmeler, su/gıda erişimi ve hijyenik koşullar yönünden) yerinde denetlenmesi; ayrıca hayvan sayısıyla doğru orantılı olarak sorumlu veteriner hekim ve bakıcıların görevlendirme belgeleri ile çalışma çizelgelerinin günlük bakım ve tedavi süreçlerini fiilen yürütüp yürütmediklerinin tespiti.
5. Kısırlaştırma Ödeneklerinin Akıbeti, Yaklaşık 19,3 Milyon TL Tutarındaki Harcamaların Belediyenin Kendi Açıklamalarına Göre Amacı Dışında Kullanılıp Kullanılmadığı Yönünden İncelenmesi:
Belediye tarafından hayvan bakımevi için harcandığı beyan edilen 6.229.864,00 TL mama ve 13.088.726,83 TL personel olmak üzere toplam 19.318.590,83 TL tutarındaki harcama açıklamasında; yalnızca mama ve personel giderine yer verilmiş, kısırlaştırma, tedavi ve cerrahi müdahalelere (trafik kazalı, kırıklı vb. sair operasyonlar) yönelik hiçbir bütçe, ilaç ve sarf malzemesi kalemine yer verilmemiştir. Harcamaların yapılmış olması tek başına hayvanlara mevzuata uygun hizmet sunulduğunu göstermez. Bu durum, anılan sağlık hizmetlerinin hiç sunulmadığını ya da tedavi gereken hayvanların ölüme mahkûm edildiğini açıkça göstermektedir. Ayrıca, Bakanlıktan kısırlaştırma için alınan ödeneklere karşılık, kâğıt üzerinde kısırlaştırıldığı bildirilen hayvanların sonrasında sistematik olarak öldürülüp öldürülmediği, veteriner hekim işlem belgeleri ile yaşam ve ölüm kayıtları çapraz denetime tabi tutularak kamu kaynaklarının amacı dışında kullanılıp kullanılmadığı titizlikle araştırılmalıdır.
SONUÇ VE TALEP
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Cihanbeyli Belediyesi Hayvan Bakımevi'nde yürütülen faaliyetlerin 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 9 ve 10’uncu maddeleri, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 54 ve 55’inci maddeleri, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 18, 19 ve 20’nci maddeleri, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 13’üncü maddesinin 3’üncü fıkrası, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Yönetmeliği (Amaç maddesi) ile İl Özel İdaresi ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılım Yönetmeliği’nin 5 (e), 6 ve 9’uncu maddesi hükümlerine açıkça aykırılık teşkil ettiği yukarıda ayrıntıyla ortaya konulmuş olup;
1. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Yönetmeliği’nin 6, 12, 37/2, 39, 41, 42 ve 47’nci maddeleri uyarınca başvurumuzun değerlendirmeye alınarak kabulü ile Cihanbeyli Belediyesi hayvan bakımevine yönelik inceleme/soruşturma yapmak üzere Mülkiye Müfettişi görevlendirilmesini,
2. Hukuka aykırı 3 yıllık giriş yasağının kaldırılarak bakımevinin sivil denetime açılmasını,
3. Tespit edilecek usulsüzlükler, ihmaller ve hayvanlara karşı işlenen suçlara yönelik belediye ile sorumluluğu bulunan diğer tüm sıralı amirler hakkında soruşturma açılıp gerekli idari ve adli yasal işlemlerin başlatılması ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulmasını,
4. Başvurumuzun akıbeti ve yapılacak denetim/değerlendirme sonuçları hakkında 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu gereği tarafımıza yazılı bilgi verilmesini,
Saygılarımla arz ve talep ederim.