17 Ekim Cumartesi saat 15.00’te BookBar Cihangir’de, Gülhan Tuba Çelik’le Dünyadan Son Gidişimiz üzerine konuşacağız. Sorularımla kitabın peşine düşeceğim. 📚Gelirseniz birlikte konuşur, düşünür, belki dünyadan gitmeyi biraz daha erteleriz. @iletisimyayin @gulhantubacelik
1
20
492
Özgüvenli bir öğrencime arka sıraya neden geçtiğini sordum.Önde daha iyi dinlemez misin?dedim.Hiç unutamayacağım bir cevap verdi.Saldırı olursa ilk vurulan olmak istemiyormuş.Çocuklar, nerede dururlarsa hayatta kalacaklarını hesaplıyor. Sınıflarda artık yeni korkularımız var.
34
489
7,538
167,479
Güneşli bir sabaha uyanmak gibisi var mı, çok şükür.
11
519
Dünyanın her yanından yükselen sesleri dilimizde duyabilmemizi sağlayan, bir dilin kıyısından diğerine emekle, sabırla, incelikle köprü kuran, yazarı yeniden var eden bütün çevirmenlere teşekkürler. Umarım daha görünür olduğunuz, emeğinizin karşılığını aldığınız günler yakındır.
10
496
“Söyleşilerde yazara, karakterlerinden birinin “aslında” kendisi olup olmadığı sorulmasa artık keşke. Ya da romandaki bir mekânın “gerçekten” var olup olmadığı… Keşke sorulmasa.”
Yeni Dünlük: Köpek balığına kafa atan palamut dunlukler.com/2026/09/29/dun…
5
298
Yeni gelenler.
1
39
920
Yeni bir ses
Yayın yönetmenliğinde bendeniz, yayın kurulunda Bahtiyar Gül, Aleyna Uçar ve Hüseyin Hakan. Öykür Dergi güz sayısıyla aleme merhaba diyor
1
1
19
851
Öğretmen önlüğünü falan bir kenara bırakın.Öğretmen açığı var,derslikler yetersiz,fiziki koşullar dökülüyor.Yoksulluk büyürken şiddet okulların kapısına dayandı. Okula tüfekle gelen öğrenci gerçeğiyle karşı karşıyayız.+
1
6
21
892
Yüksek enflasyonun, toplumsal çözülmenin ve yıllardır uygulanan yanlış eğitim politikalarının yarattığı ağır tablo ortada.Mesele eğitim sisteminin bütünüyle alarm vermesi. Bütüncül bir çöküşü tek bir tartışmaya sıkıştırmak, asıl sorunu görmezden gelmekten başka bir şey değil.
4
11
192
Büyük şehrin bitkiye tahammülü yoktur. Kaldırım çatlağından baş vermiş karahindibaya, duvar dibini tutmuş kuş otuna bile kıyar belediye. Şehir, kendiliğinden büyüyen hiçbir şeyi sevmez.
13
240
İstanbul’da sonbahar, kış hiç çekilmiyor. Gökyüzü kapalı, yağmurdan çok bir bezginlik püskürüyor üzerimize. Şehre çöken kurşuni ağırlık, insanın içindeki ışığı da usul usul söndürüyor. Hiç sevmiyorum.
12
282
Bazı mevsimler insanın üzerinden geçer, bazıları içinden. Bu yaz ikincisiydi. Yorgunluklar, eksilen enerjiler derken biraz sessiz, biraz bitkindim.Sonra bir sofra kuruldu. Gülen yüzler, küçük bir sürpriz, mumlar ve dostluk…❤️🫠🎈
6
25
863
Gatlif’in Djam filminde,Djam’ın üvey babası,kızın annesiyle ilk karşılaşmasını anlatırken aralarında geçen diyaloğu aktarır: “Bu şarkıyı sen mi söylüyorsun?” “Hayır. İçimdeki sürgün söylüyor.” Ne kadar sarsıcı. Bir eve, bir şehre, bir bedene, hatta kendi adına bile sığamamak.
6
186
Şeyda Başer Eroğlu retweeted
🎈Eylül ayında Kıraathane! Bildiğiniz gibi, Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi’nde bir süredir etkinlik yapılmıyor. Ama 9-18 Ekim 2026 tarihleri arasında Kitap Şenliği yine açık olacak, Kıraathane binası yine kitaplarla dolacak; yayınevleri, yazarlar, okurlar ve çevirmenler şenlikte bir araya gelecek… Şenlik öncesinde Eylül ayı içinde dört ayrı etkinliğimiz var, herkesi bekleriz. Kıraathane’nin Eylül programına sitemizden ulaşabilirsiniz👇 kiraathane.com.tr/evden-habe… kiraathane.com.tr/sezon-prog…
16
39
6,780
Kimi öykülerin karakterleri aklımdan hiç çıkmaz. Bener’in Havva’sı, Tomris Uyar’ın İkbal’i bir de Edgü’nün Melek Cici’si.
11
329
Sessizliğimiz onay anlamına gelmiyor. Bazen susmak, söyleneceklerin ağırlığından,söyleneceklerin başkalarının kişilik haklarına zarar vermeden nasıl ifade edileceğini düşünmekten kaynaklanır.Bir emek grubunu,üstelik edebiyat gibi düşünsel üretimin, güvenin esas olduğu bir alanda+
1
14
789
Çünkü edebiyat adına yürütülen bir işte, güvenin bu kadar kolay harcanmasını, emeğin bu kadar kolay sahiplenilmesini normalleştirmeyi reddediyorum. Açıkça söyleyeyim ki sessizliğimiz sonsuz sanılmamalı.
1
7
156
Konunun kişilik haklarıyla ilgili sınırları olmasaydı yaşananların tamamını bütün açıklığıyla ortaya koymak konusunda hiçbir tereddüdüm olmazdı. Ancak susmak unuttuğum anlamına gelmiyor ve hiç kimse başkasının emeğini kendi hakkıymış gibi görme ayrıcalığına sahip değildir.
8
137