TÜİK diyor ki Türkiye ekonomisi ikinci çeyrekte %2,3 büyümüş.
İyi de kardeşim, kim büyüdü?
Esnaf mı büyüdü? Siftah bekliyor.
Sanayici mi büyüdü? Sipariş bekliyor.
Genç mi büyüdü? İş bekliyor.
Emekli mi büyüdü? Ay sonunu bekliyor.
Vatandaş mı büyüdü? Pazarda etikete bakıp alacağını eksiltiyor.
Yatırım %0,6 artmış.
İnşaat %1,9 küçülmüş.
İhracat %3,4 gerilemiş.
Ticaretin, ulaştırmanın, konaklamanın, yeme içmenin büyümesi %0,5’te kalmış.
Piyasa %2,9 beklemiş, onu bile tutturamamışsınız.
Sonra milletin karşısına geçip:
“Büyüdük!”
Nerede büyüdünüz? Kim büyüdü?
Ekonomi yalnızca TÜİK tablosunda büyüyorsa, milletin sofrasında küçülüyorsa; biz buna refah diyemeyiz.
Büyüme dediğin;
Vatandaş pazara gittiğinde zeytini, peyniri, tereyağını hesabını yapmadan alabiliyorsa büyümedir.
Fabrikada makine sayısı artıyor, yeni işçiler işe giriyorsa büyümedir.
Esnafın dükkânı iş yapıyor, kasası doluyorsa büyümedir.
Turist geliyor, para harcıyor, o para esnafa, çalışana, memlekete yayılıyorsa büyümedir.
Emekli yalnızca hayatta kalmaya çalışmıyor, torununa harçlık verebiliyor, memleketini gezebiliyor, insanca yaşayabiliyorsa büyümedir.
Millet küçülürken devletin istatistiği büyümüş; bununla övünülmez!
25 yıldır bu ülkeyi yönetiyorsunuz.
Hâlâ milletin karşısına çıkıp “Ekonomi büyüyor.” diyorsunuz.
Millet de size çok basit bir şey soruyor:
“Madem ekonomi büyüyor, benim hayatım niye küçülüyor?”