Hastanede muayene sırası beklerken yanıma oturan adam sürekli öksürüyordu. Üstelik ağzını kapatmıyor, telefonundan yüksek sesle video izliyordu. Birkaç kez sesini kısmış olsa da kısa süre sonra yine aynı şekilde devam etti. Sonunda dayanamayarak biraz sessiz olmasını rica ettim. Bana dönüp herkesin hasta olduğunu, bu kadar rahatsız olacaksam hastaneye gelmemem gerektiğini söyledi. Cevap vermedim ama yanındaki yaşlı kadın da durumdan rahatsız olmuştu. +++
37
45
271
6,719
Bir süre sonra adam telefonla konuşmaya başladı. Sekreter kapıdan çıkıp içeride muayene yapıldığını ve koridorda sessiz olunması gerektiğini söyledi. Adam telefonu kapattı ama bu kez yanındaki kadınla tartışmaya başladı. Kadın sadece biraz sessiz olmasını istemişti. Adam, “Sana ne oluyor?” diye çıkışınca kadın yerinden kalkıp uzaklaştı. Adam arkasından söylenmeye devam etti. En sonunda sekreter tekrar çıkıp adamı uyardı. Bu kez adam, “Burada insan gibi konuşmak da yasak!” diyerek tepki gösterdi. O sırada koridordaki herkes ona bakıyordu.
9
16
1,281
Dayılarım annemi arayıp mirası bölüşmek istediklerini söylediler. Annem de konuşmak için yanlarına gitti. Konu açılınca dayılarımın çoğu annemin de payını alması gerektiğini söyledi. Ancak bir dayım buna karşı çıktı ve anneme mirastan pay vermek istemediğini açıkça belirtti. Annem de zaten mirası almak için bir istekte bulunmamıştı ama dayımın bu tavrı ortamı gerdi. +++
69
64
549
226,723
Diğer dayılarım, annemin de kardeşleri olduğunu ve ona haksızlık yapılmaması gerektiğini söylediler. Karşı çıkan dayım ise kendi düşüncesinden vazgeçmedi. Annem tartışmanın büyümesini istemediği için miras konusunda ısrarcı olmadığını söyledi. Buna rağmen diğer dayılarım onun hakkını alması gerektiğini savunmaya devam etti. Annemi asıl üzen şey mirastan pay alıp almamak değildi. Kardeşlerinden birinin kendisine karşı böyle davranmasıydı. Çünkü annem hiçbir şey istemediği hâlde, dayım sanki annem elindekileri almaya çalışıyormuş gibi davranıyordu. Görüşme sonunda mirasın nasıl bölüşüleceği konusunda anlaşamadılar. Diğer dayılarım anneme pay vermek isterken bir dayım buna karşı çıkmaya devam etti. Annem ise bu tartışmanın içinde kalmak istemediğini söyleyerek konuyu kapattı.
10
32
185
36,551
Arkadaşlarla kafede oturup hesabı ödemek için kasaya gittik. Fişte söylemediğimiz yiyecek ve içecekleri görünce şaşırdık. Kasiyere itiraz ettim, o da ısrarla siparişlerin bizim masadan alındığını söyledi. Arkadaşlarla birbirimize baktık çünkü yazılan ürünlerin bazılarını ilk kez duyuyorduk. +++
55
44
426
54,702
Kasiyer sipariş ekranını açıp kontrol edince bir anda sustu. Sonra yanımıza gelip diğer masanın siparişlerinin bizim hesaba eklendiğini söyledi. Tam rahatlamıştık ki arkadaşım fişteki bir ürünü gösterdi. O ürünü gerçekten söylemiştik ama masamıza hiç gelmemişti. Kasiyer mutfağa sorduğunda ürünün başka bir masaya götürüldüğünü öğrendik. Yani hem başkasının hesabını ödeyecektik hem de parasını verdiğimiz şeyi yiyememiştik.
23
192
9,398
İlaçlarımı yazdırıp eczaneye gittim. Eczacı sistemden kontrol edince ilaç alma sürem dolmadığı için veremeyeceğini, evde hâlâ ilacım görünmesi gerektiğini söyledi. Evde hiç ilaç kalmadığını anlattım ama bir şey yapamayacağını söyledi. İlacı kullanmam gerektiği için başka çarem kalmadı, emanet aldım. +++
49
47
377
134,030
Eve dönünce reçeteyi tekrar kontrol ettim. İlacı en son ne zaman aldığımı hatırlıyordum ama eczacının söylediği tarihle uyuşmuyordu. Ertesi gün durumu açıklığa kavuşturmak için ilacı daha önce aldığım eczaneye gittim. Eczacı kayıtlarına bakınca bir an duraksadı. Meğer önceki gelişimde ilacın bir kutusu yerine iki kutu verilmiş gibi işlem yapılmıştı. Ben tek kutu aldım ama sistemde iki kutu görünüyordu. Bu yüzden yeni ilacımı alamadım.
13
27
121
25,430
Telefonuma bir kargo mesajı geldi. Evde olduğum hâlde teslimatın başarısız olduğunu yazıyordu. Kapıyı çalan olmamıştı. Müşteri hizmetlerini aramak yerine kargo şubesine gitmeye karar verdim. Görevli, paketin dağıtıma çıktığını ama adreste bulunamadığımı söyledi. Adresimi kontrol ettirdiğimde bir rakamın yanlış yazıldığını fark ettim. Asıl tuhaflık, paketin üzerindeki telefon numarasındaydı. +++
37
45
385
15,821
Numara benim numaramdı ama son iki hanesi yer değiştirmişti. Görevli bunun nedenini anlayamadı. Paketi teslim almak için kimliğimi gösterdim ve imza attım. Eve döndüğümde sipariş verdiğim ürünü açtım. İçinden kendi siparişimin faturası yerine başka birine ait fatura çıktı. Ürünü internetten almıştım ve sipariş numaramla faturadaki numara farklıydı. Satıcıya ulaşıp durumu anlattım. Birkaç saat sonra arayıp depoda iki müşterinin paket etiketinin karıştığını söylediler. Ürün doğruydu, yalnızca fatura yanlıştı. Sorun çözüldü ama kargo mesajını tekrar açıp baktım. Adresimin yanlış yazılan rakamlarını görünce şaşırdım; o rakamlar, çocukluğumda oturduğumuz eski evin kapı numarasıydı. Sipariş formunda o adresi hiç kullanmamıştım. Sonra kayıtlı adreslerimi kontrol ettim. Eski adresim, yıllar önce verdiğim bir siparişten kalmış ve varsayılan adres olarak seçilmişti.
17
138
3,320
Bir marketten birkaç parça alışveriş yaptım. Eve gelip poşeti açınca aldığım ürünlerden birinin eksik olduğunu fark ettim. Fişe baktım, ürünün ücreti alınmıştı. Tekrar markete gitmeye üşendim ama ertesi gün yolum düşünce uğradım. Kasiyere durumu anlattım. Fişi kontrol edip kasanın yanındaki poşetlere bakmaya başladı. Sonra bana dönüp hiç beklemediğim bir şey söyledi.+++
58
58
666
528,944
Kasiyer, önceki gün alışveriş yapan birinin de aynı ürünü bulamadığını söyledi. Depoyu kontrol etmişler ama fazladan ürün çıkmamış. Fişimi yeniden inceledi, ardından market arabalarının durduğu yere gidip bir poşet getirdi. Poşetin içinde benim aldığım ürün vardı. Meğer alışverişimi yaptıktan sonra poşetleri toplarken ürünlerden biri kasanın altına düşmüş. Temizlik görevlisi bulup kayıp eşya sanarak kenara koymuş. Ürünü alıp eve döndüm. Asıl komik olan, o gün marketten aldığım diğer ürünleri yerleştirirken dolabımda aynı üründen bir tane daha olduğunu fark etmemdi. Önceki alışverişimden kalmıştı, tamamen unutmuştum. Böylece marketten iki tane almış oldum ama ikisinin de parasını ayrı ayrı ödemiştim. O günden sonra alışverişten dönünce poşetleri açmadan önce fişi kontrol etmeye başladım.
10
26
329
94,255
Bir işlem yapmak için kimliğimi çıkardım, görevliye uzatacakken arkasındaki çipin düştüğünü fark ettim. Ne zaman düştüğünü hiç hatırlamıyordum. Eve gidince montlarımın ceplerine, çantama ve cüzdanıma baktım ama bulamadım. Ertesi gün nüfus müdürlüğüne gidip ne yapmam gerektiğini öğrenmeye karar verdim. +++
50
46
475
208,923
Nüfus müdürlüğüne gidince görevli kimliğimi inceledi ve yenisini çıkarmam gerektiğini söyledi. Başvuru işlemlerini tamamladım, fotoğraf çektirmek için yakındaki fotoğrafçıya gittim. Sıramı beklerken önümdeki adamla sohbet etmeye başladık. Meğer o da kimliğini yenilemeye gelmiş, çipi birkaç gün önce düşmüş. Bir süre konuştuktan sonra fotoğrafımı çektirip eve döndüm. Akşam cüzdanımı masaya boşaltırken kimliğimin arkasından küçük bir parça düştü. Eğilip aldım, aradığım çipti. Meğer kimliği cüzdanın dar gözüne sıkıştırırken yerinden çıkmış ve astarın arasına girmiş. Ertesi gün tekrar müdürlüğe gitmek zorunda kalmamak için yeni kimlik başvurusunu iptal ettirmeyi düşündüm ama işlemin tamamlandığını hatırladım. Artık yapacak bir şey yoktu, yeni kimliğimi bekleyecektim.
8
20
198
42,580
Lunaparkta dönme dolaba doğru yürürken elinde bitmiş biletlerle bekleyen küçük bir çocuk gördüm. Babası gişede sıra bekliyordu, çocuksa gözünü oyuncaklardan alamıyordu. Yanına gidip biraz konuştum, sonra birlikte dönme dolaba binmeyi teklif ettim. +++
43
40
380
6,482
Babası da izin verince iki bilet alıp sıraya girdik. Çocuk o kadar heyecanlıydı ki daha binmeden bana yukarıdan her şeyin nasıl göründüğünü sordu. Dönme dolap yükseldikçe aşağıdaki kalabalığı, ışıkları ve oyuncakları gösterip durdu. İndiğimizde babasını bulduk, ben de kendi eğlenceme devam ettim. Bir süre sonra atış standında büyükçe bir peluş ayı kazandım. Ödülü alıp dönerken aynı çocuğu gördüm. Ayıyı ona uzattım. Önce babasına baktı, sonra kollarını açıp ayıya sarıldı. O kadar sevindi ki ben de gülmeye başladım. Akşam lunaparktan çıkarken babası beni uzaktan görüp yanıma geldi. Çocuğun bütün akşam ayıyı bırakmadığını söyledi. Sonra cebinden bir şey çıkarıp bana uzattı. Çocuğun dönme dolaba binerken çizdiği küçük bir resimdi. Resimde iki kişi, kocaman bir ay ve rengârenk oyuncaklar vardı. Altına da kendi yazısıyla şunu yazmıştı: Bugün lunaparka gittim ama en güzel oyuncağı eve götürdüm.
16
97
1,894
Bir zamanlar mavi gülleri her şeyden çok seven bir kız varmış. Evinin bahçesinde gülleri sularken uzaktan bir çocuk onu izlemiş. O günden sonra çocuk her gün oradan geçmeye başlamış, kızı görebilmek için. Kız ise her sabah mavi güllerine bakıp koklar, onları özlermiş. Aradan biraz zaman geçince çocuk bir gün bahçenin önünden geçerken güllerin solduğunu görmüş. Kız da onların yanında diz çökmüş, sessizce ağlıyormuş. Çocuğun içi acımış. Hiç düşünmeden en yakındaki çiçekçiye koşmuş, eline geçen en güzel mavi gülü alıp geri dönmüş. Bahçenin kapısında durmuş, gülü kıza uzatmış. +++
36
45
370
11,233
Kız gözyaşlarını silmiş, gülü burnuna götürüp uzun uzun koklamış. Sonra başını kaldırmış, çocuğa bakmış. Gözlerinde hem şaşkınlık hem de sıcak bir ışık belirmiş. O an çocuktan hoşlandığını anlamış. “Teşekkür ederim,” demiş fısıltıyla. Gülü alıp bahçeye girmiş, toprağı açıp nazikçe dikmiş. Çocuk o gün orada kalmış, kızın işini bitirmesini beklemiş. Ertesi gün çocuk yine gelmiş, elinde yeni bir mavi gül varmış. Kız bu sefer kapıyı açmış, gülü alıp gülümsemiş. Sonraki gün de, ondan sonraki gün de aynı şey olmuş. Çocuk her sabah bir mavi gül getirmiş, kız da onu koklamış, sulamış ve bahçeye dikmiş. Bahçe yavaş yavaş yeniden mavi güllerle dolmaya başlamış. Günler günleri kovalamış. Artık çocuk sadece gül getirmiyor, kızla bahçede oturup konuşuyor, güllerin kokusunu birlikte içlerine çekiyorlarmış. Bir akşam kız, “Bu güller senin sayende yeniden açtı,” demiş. Çocuk da “Aslında güller senin gülüşünle açıyor,” diye cevap vermiş. Bir süre sonra çocuk, bir demet mavi gülle kapıya gelmiş. “Bu güller artık sadece bahçeye değil, sana da ait olsun isterim,” demiş. Kız gülümsemiş, demeti almış ve “O zaman sen de her gün gelmeye devam et,” demiş. O günden sonra çocuk her sabah mavi güllerle gelmiş, kız da onları koklayıp bahçeye dikmiş. Bahçe hiç solmamış, ikisi de hiç ayrılmamış. Mavi güllerin arasında mutlu bir hayat kurmuşlar.
13
147
1,879
Sinemaya gittim, vizyondaki filmlerden birine bilet aldım. Salona girip yerime oturdum, film başladı. Ancak arkamdaki birkaç kişi sürekli konuşup gülüyordu. Önce aldırış etmedim ama bir süre sonra filmin konusunu takip edemez hâle geldim. Birkaç kez dönüp baktım, yine devam ettiler. Ara verildiğinde dışarı çıktım. Görevliye durumu anlattım, o da salona dönüp uyaracağını söyledi. +++
37
32
415
82,494
Bir süre lobide bekledim. Tam salona geri dönecekken içeriden bir adamın yüksek sesle konuştuğunu duydum. Görevli, konuşan grubu uyarmıştı ama bu kez adam onunla tartışmaya başlamıştı. Birkaç dakika sonra grup salondan çıktı. İçlerinden biri geçerken bana bakıp, “Alt tarafı film izliyoruz, ne bu ciddiyet?” dedi. Cevap vermedim. Biletimi alıp başka bir seansa girdim. Film güzeldi, salon da sakindi. Çıkışta ilk salondaki görevliyi gördüm. Yanıma gelip, “Kusura bakmayın, bazı insanlar başkasının parasını verdiği şeye bile saygı duymuyor,” dedi. Biraz sohbet ettik. Meğer o gün sinemadaki ilk mesaisiymiş. İşe başladığına pişman olduğunu söyledi. Ben de ona iyi akşamlar dileyip ayrıldım. Eve giderken aklımda filmden çok o görevlinin yüzündeki mahcubiyet vardı. Adam kendi yapmadığı bir şey için özür dilemişti.
13
248
15,170