Mısırlı milyarder Naguib Sawiris, 2008’de herkesin uzak durduğu Kuzey Kore’ye yatırım yaptı. Kuzey Kore’de o zamana kadar doğru düzgün cep telefonu şebekesi yoktu. Mısırlı milyarder ülkenin ilk cep telefonu şebekesini kurdu. Aslında hesabı basit ve mantıklıydı, ülkede rakip yok, pazar bomboş. Düşündüğü gibi de oldu. Gerçekten işler çok iyi gitti, Mısırlı milyarder Kuzey Kore’de para basıyordu.
Kuzey Kore’nin başkentinde insanlar ellerinde telefonla dolaşmaya başladı ve milyonlarca hat satıldı. Şirket kağıt üzerinde ciddi ciddi para basıyordu.
Ama bir sorun vardı. Müşteriler faturalarını Kuzey Kore wonuyla ödediği için bu parayı ülkeden çıkarmanın bir yolu yoktu. Kağıt üzerinde devlet resmi kuru kullanıyordu, sokakta ise karaborsa kuru geçiyordu. İkisinin arasında ise uçurum kadar fark vardı. Resmi kurla hesaplayınca Mısırlı milyarderin Kuzey Kore’de yaklaşık 450 milyon dolar karı görünüyordu. Gerçek kurla bakınca bu para 8 milyon dolar ediyordu. Yani adam yıllarca çalışmış, kar etmiş, ama kazandığı para ülkenin içinde sıkışıp kalmıştı.
Mısırlı milyarder o dönem bir röportajında şöyle anlattı: Bütün darbeleri ben yiyorum; kolay bozdurulamayan bir parayla ödeme alıyorum, çok para koydum, bu ülkeye otel bile yaptım…
Otel lafı da boşuna değil. Pyongyang’ın simgesi olan 105 katlı Ryugyong Oteli’ni Mısırlı milyarder yaptırdı.
Fakat otel yıllarca bitmeden öylece durdu. Bu otelin sadece dışındaki cam kaplamalara bile o dönem 215 milyon dolar para harcanmış. Sonrasında Kuzey Kore bildiğimiz gibi yine kazık attı.
Mısırlı milyarderin kurduğu şebekenin yanına kendi rakip operatörünü kurdu.
Yani Mısırlı şirket altyapıyı kurdu, insanlara telefon kullanmayı öğretti, pazarı hazırladı, sonra devlet kendi şirketini açıp pastayı ondan aldı. Mısırlı milyarder aynı yıl şirketin kontrolünü kaybettiğini kabul etti ve şirketi kendi hesaplarından çıkardı. 2020’de çıkan haberlere göre milyarder, Kuzey Kore’de kalan yaklaşık 600 milyon dolarlık kârından vazgeçti ve ülkeden çekildi. İçeride de oteli ve şirketi kaldı.
Bu kadar riske neden girdiği sorulduğunda ise şöyle cevap verdi:
Güney Kore ve Kuzey Kore’nin bir gün tek ülke olacağını düşündüm, o zaman varlığımız çok değerli olacaktı.
Yani Mısırlı milyarder aslında bugüne değil, yarına yatırım yapmıştı. Hesabı şuydu: Bir gün Kuzey ile Güney birleşirse, 25 milyon kişilik bir ülkenin tek telefon şebekesi elinde olacaktı. O gün geldiğinde 600 milyon dolar kimsenin aklına bile gelmeyecekti. Elindeki şirketin değeri 20-30 milyar dolar edecekti. Ama o gün hiç gelmedi. Şu an bile şebeke yerinde duruyor, insanlar hala o telefonlarla konuşuyor, camla kaplanan otel de Pyongyang’ın ortasında. Sadece hiçbiri artık Sawiris’in yani Mısırlı adamın değil.
Aslında Kuzey Kore’de para kazanmak zor değil, asıl zor olan o parayı oradan çıkarabilmek. Açıkçası bunu Çinliler bile zor yapıyor…