İNSAN BOZULURSA NE DÜZELİR ?
• Bugünlerde nereye baksak, hangi ekrana dönsek, kiminle konuşsak içimiz kararıyor, ruhumuz daralıyor.
• Fon vurgunları, deprem ve sel felaketlerinin ardından ortaya çıkan ve doyumsuzluğun eseri olan imar ve inşa usulsüzlükleri, insanımız arasında öfke patlamaları, okullarımıza kadar varan ve her geçen gün büyüyen can güvenliği endişesi..
Krizlerin biri bitmeden maalesef diğeri başlıyor. Günlerdir televizyonlarda, gazete sayfalarında ve sosyal medya mecralarında bu karamsar tabloya tanık oluyoruz...
• Ancak tüm bu karmaşanın ortasında gözden kaçırdığımız çok temel bir gerçek var: Yaşadığımız sıkıntılar ve krizler aslında ne siyasidir ne ekonomiktir ne de hukukidir. Krizde olan doğrudan insanlığımızdır. Gerçekten bu ülkede tüm krsimleriyle çok derin bir insanlık, ahlak ve vicdan krizi yaşıyoruz.
• Şu bir gerçek ki insan bozulursa hiçbir sistem veya kanun dünyayı düzeltmeye yetmez.
• Tıpkı o meşhur hikâyedeki gibi... Parçalara ayrılmış dünya haritasını birkaç dakikada birleştiren çocuğa babası "Bunu nasıl yaptın?" diye sorar. Çocuğun verdiği cevap oldukça manidardır: "Haritanın arkasında bir insan resmi vardı. İnsanı düzelttim, dünya da kendiliğinden düzeldi."
Bizler günlerdir haritayı düzeltmeye çalışıyoruz. Oysa aileden okula, yazılı ve görsel medyadan dijital dünyaya kadar insanın ahlaki gelişimini destekleyecek köklü bir sistem oluşturmak için toplumsal bir seferberlik başlatmıyoruz.
Tüm bu krizlerden hayırlı bir başlangıç çıkarmayı denemiyoruz.
Oysa tüm toplumsal silkenişler ve ayağa kalkışlar düşüşlerden sonra ortaya çıkar. Almanya ve japonya örneği ..
• Gelin, Japonya'da yaşanan çarpıcı bir olaya gidelim.
• Geçtiğimiz yıl, 6 Nisan 2025'te Japonya'da çarpıcı bir olay yaşandı. Ülkenin bazı otoyollarındaki elektronik geçiş sistemi (ETC) arızalandı ve sorun yaklaşık 38 saat sürdü.
• Trafiğin kilitlenmesini önlemek adına yetkililer radikal bir karar aldı: Bariyerleri açtılar. Sürücülerden geçiş ücretlerini sonradan internet üzerinden ödemeleri istendi.
• Peki, sonuç ne oldu? Sistemdeki arızayı bir fırsat olarak görmek yerine dürüst davranmayı tercih eden yaklaşık 24 bin sürücü, geçiş ücretlerini sonradan ödemek için başvuruda bulundu.
• İşte bu, geçmişte birçok sıkıntı yaşamış bir ülkenin, dürüst bir toplum düzeni kurmak için yıllar önce eğitim sisteminde gerçekleştirdiği köklü "makas değişikliğinin" somut bir meyvesiydi.
• İkinci Dünya Savaşı'nda büyük bir yıkım yaşayan Japonya, savaşın ardından eğitim sisteminde köklü değişikliklere gitti. 1947'de kabul edilen Temel Eğitim Kanunu ile bugünkü eğitim sisteminin temelleri atıldı. Yeni sistemde insani değerler, bireyin gelişimi ve toplumsal sorumluluk önemli bir yer edindi.
• Japonlar, akademik eğitimin yanında ahlak ve karakter eğitimine de önemli bir yer ayırdılar. Bir çocuk, ilkokul boyunca 209, ortaokulda ise 105 olmak üzere toplam 314 ders saati zorunlu ahlak ve değerler eğitimi alıyor.
Üstelik çocuklar bu değerleri sadece kitaplardan öğrenmiyor; kendi sınıflarını temizleyerek, arkadaşlarına kendi elleriyle yemek servis ederek, kamu malına sahip çıkarak, sosyal sorumluluklarını yerine getirerek de öğreniyor.
• Artık biz de insanı ve ahlaki değerleri merkeze alan köklü bir eğitim sistemini acilen kurmalıyız.
• Çocuklarımıza soru bankalarından önce, bariyerler kalktığında fırsatçılık yapmamayı ve dürüst kalabilmeyi öğretmek zorundayız.
• Çünkü bir toplumda insanlık doğru inşa edilirse tüm bariyerler kalksa bile o düzen asla çökmez.
Selam, dua ve muhabbetlerimle...
Celal Sürgeç