O eski ağır köy yorganlarını örttüğümüzde bulduğumuz huzur ve sıcaklığı karşılayamayacak bir çağdayız.
Parlaklığı gözlerimi kör ederken asla ısınamayacağımı düşündüğüm bir güneş doğuyor her sabah.
Daha fazlasını isteyen her yüz, sirkesi fazla kaçmış olan bir turşu bidonuna düşmüş gibi..
Geçen gün bir arkadaşıma anlatırken buldum kendimi;
Hayat “Nefret ve sevgi” üzerine kuruludur. Cocukları, hayvanları ve birbirimizi sevebilirdik.
Nefret tatlı geldi…
…Gururumun yüksek duvarları bir anda anlamsızlaşıveriyor.
Yorganımı kaybetmiş hissediyorum.