“Kirli ve zehirli” dil dediği de AKPlilerin fondan götürdüğü milyarları hatırlatmak… Buna verecek cevabı olmayınca sözüm ona aşağılamaya falan çalışmış “gözüm”.
Şamil senin ettiğin laf bize yapışmaz. Çamurdur, çitileriz, geçer deriz. Şöyle düşün; biz çalmadık, çırpmadık, halkı dolandırıp milyarlar götürmedik. Ne hırsız diyebilirsin bize ne de dolandırıcı. Bize güya laf söyleyebileceğini sandığın tek şey arkadaşlarımızla kırk yılın başı oturabildiğimiz bir muhabbettir ama en azından soframızın sahibi biziz. Az ya da çok ne varsa dostlarımızla da paylaşırız.
Bizi; o çok olduğunu sandığın ama kendine yetmeyen aklınla insanlara hedef göstermeye çalışırken, “insanlar neden oturup bir yemek yiyemez hale geldi, niye herkes sürekli ertesi gün nasıl yaşayacağını hesaplıyor, yirmi yıldan fazladır iktidarda olan partin ne yaptı da ekonomiyi bu hale getirdi onu da açıklayamazsın. Ancak mıy mıy ağzının içinde gevelersin.
Sen halktan çalınanlarla kurulmuş bir sofranın artığına talip bir kapıkulusun, oradan iki lokma da sana düşsün diye yapmadığın, söylemediğin şey kalmaz. Biliriz ki bugün devran dönse laf ettiklerinin de sofrasının artığının talibi olursun. Kızılmaz sana; tıynetin bu çünkü…
O yüzden…
Basitçe ideolojik bir tahlil yaptım, tahkir edici ifadeler kullanmadan.
Her daim olduğu gibi bir kadına yakışmayacak kirli ve zehirli bir dille endam ettiniz.
Anladığınız dilden kelam edeyim.
Bir gün sen de “eski” olacaksın siyasette, tıpkı “eski” olduğun diğer mesleğindeki gibi.
Rakı sofrasının gülü.