İnönü’nün yeniden yapım süreci, maddi ve manevi açıdan kimsenin aklında soru işareti kalmaması için Türkiye’de eşi benzeri görülmemiş bir şeffaflıkla yürütüldü. Ahmet Nur Çebi’nin aldığı demir çeliğin faturasını bile camia biliyor.
O yüzden “Stadı devlet yaptırdı.” hikayelerini gidin çoluk çocuğa anlatın, ancak kendi camianızı kandırırsınız.
Devletin önerisi çok açıktı: Kazlıçeşme’de, Marmara Forum’un karşısında bulunan ve bugün millet bahçesi olan alanı vereceklerdi. Üstelik konumu, özellikle ulaşım açısından harikaydı. Bunun yanında türlü siyasi, teknik ve maddi zorluklar da çıkardılar. Ancak tüm camia, Beşiktaş’ı Beşiktaş’tan koparmamak için ısrar edip bedel ödeyince stadyum yerinde yapılabildi.
Devletin sponsor olduğu yer güney kale arkası tribünüydü. Her şey bittikten sonra “Bakın, biz de varız.” dediler. Belki proje çok ilerledikten ve ete kemiğe büründükten sonra da ekstra bir iki sponsorluk desteği olmuştur şu an bilmediğim ama o kadar.
Özetle, biz her şeyi hatırlıyoruz ve içimiz çok rahat.