Türk gençliğinin millî hassasiyetlerini tenha köşelerde pazarlık konusu yapanlar, sefil oyunları aşikâr olduğunda Türk gençliğinin öfkesinden nasibini elbette alacaklardır.
Buradan soruyorum: Siyasi ikballeri için kendisine oturacak masa arayanlar, milliyetçiliğin mukaddesatını ise oturdukları masalarda meze yapanlar, siz neyin ve nerenin milliyetçisisiniz?
Kökü dışarıda mahfillerin mutfağında hazırlanan söylemlerle Türk milliyetçiliğinin huzur ve güven iklimini kirletenler, siz hangi ağızların kelamısınız?
Milliyetçilik, evvelemirde duruş ve şahsiyet meselesidir. Nice münevverlerin ilim ve düşüncesi, ülküdaşlarımızın emek ve gözyaşı ile yeşerttiği Türk milliyetçiliğinin bereketli topraklarına kaçak yapı kurmaya çalışanlar, siz hangi fitne senaryosunun gönüllü kalemlerisiniz?
Tarihin coğrafyada Türk akışını bilmeyen cahillere tekrardan hatırlatalım: Türk milliyetçiliği, Türklüğü arkaik ve etnik asabiyete hapsetmek değil, onu güçlü millet şuuru ve yüksek medeniyet ufkuyla yükseltme davasıdır. Kelamı Türkçe söylemek, kalemi Türkçe yazmak, istikbale Türkçe bakmaktır.
Türk milliyetçiliği, Yesevi Dergâhı'nda okunan duaya Gül Baba Türbesi'nden "Âmin" diyebilmektir. Kaşgar'da söylenen türküye Akmescit'te eşlik edecek kültür kaynağı, Buhara'daki Türk estetiğini Mostar'a taşıyacak medeniyet vizyonudur.
Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli