dücane cündioğlu retweeted
Yüreğim, Suud krallarına karşı İsrail soykırımına karşı ABD emperyalizmine karşı savaşan onurlu Yemen halkının yanında. Mazlum halkların yanında olmak hakkın yanında olmak demektir çünkü. Ey talib, herkes susarken kimin yanındasın, en azından tarafını belli et.
68
206
1,334
41,694
dücane cündioğlu retweeted
OLMUŞ OLAN, OLMAKTA OLAN, OLACAK OLAN -Felsefenin kökeni olarak kehanet- Çarşamba akşam saat: 22.00'de, canlı. 3 aylık hasretten sonra ilk söyleşi. Not: yalnızca üyelere özel. youtube.com/live/z47PuGytxbY… @YouTube
14
15
187
25,828
Bu ülkede felsefenin kök salmasına katkıda bulunmuş olan Ioanna Kuçuradi hanımefendi vefat etmiş. Değerli bir felsefeciydi. Nurlar içinde yatsın! NOT: 2005’te ABD merkezli “Laik Hümanizm Konseyi” tarafından kendisine verilen “Gezegensel Hümanist Filozof Ödülü”ne aslında hiç ihtiyacı yoktu, ama nedense reddedemedi.
67
21
622
67,644
dücane cündioğlu retweeted
Teşekkürler saygıdeğer @medreyata
Ethem Büyükışık @EthemBuyukisik anlattı. Dorukhan’ın cinayeti devletin içine çöreklenmiş ekibi nasıl ortaya çıkarıyor… Adli Tıp’ta oynanan oyunlar… İzleyin. Dorukhan Büyükışık Cinayeti Devletin İçine Çöken 'Çeteyi' Ortaya Çıkarıyor! Ethem Büyükışık-Erdem Atay youtube.com/live/Cgjs8ISGdkw…
16
125
812
16,769
dücane cündioğlu retweeted
Utanç duygusu adalet erdeminin en başat ilkesidir. Utanmaz olan adil olamaz. Zamanında Cezayir’e karşı Fransa’nın yanında durmak nasıl bir rezillik idiyse, şimdi de Gazze’ye karşı İsrail’in, İran’a karşı ABD’nin, Yemen’e karşı Suudilerin yanında durmak da o kadar rezilliğin daniskasıdır Tarih Trump, Netanyahu, Selman gibi zibidilerin yanında saf tutanları asla affetmeyecektir. Ey talib, bu öyle bir sınav ki yanında durduklarının senin insan olma, insan kalma konusundaki potansiyelini göstereceğinden emin olabilirsin. İnsanını hayvanına ezdirme!
80
342
1,854
154,738
dücane cündioğlu retweeted
• abdal anlamak, aptal anlaşılmak ister, oysa ilkinin anlaşılmaya, ikincisinin anlamaya ihtiyacı vardır. • abdal “hali değişen” demektir, aptal“değişmeyen”; o nedenle ilki evrilir, ikincisi devrilir. • abdal anlar ve susar, aptal anlamaz ve konuşmaya devam eder.
37
129
796
62,026
Sizce günümüzde “en bilge” devlet adamı kimdir? 1. Dünyada? 2. Türkiyede? Not: “devlet başkanı” değil, “devlet adamı”. Örn. Zelenski devlet başkanıdır ama değil devlet adamı, adam bile değildir.
434
17
530
122,685
dücane cündioğlu retweeted
Fuat Bey, sizi önce kibarca üslub ve edebe davet ediyorum, umarım işe yarar. İnsanların, hele hele gençlerin -isterlerse dünyanın en şeytani örgütüne üye olsunlar- yanılma, aldanma ve tutumlarını değiştirme hakları vardır. Herkes sizler gibi hakikati kucağında veya beşiğinde bulanlardan olmayabilir. Sizler doğuştan hakka vasıl olduğunuz için, biz zavallılar gibi yanılma, hata etme, yoldan çıkma, günah işleme vb. kusurlardan azade masum-ı ekber misillu örnek kullar arasında olabilirsiniz. Ne ki bu size kimi gazetecilerden alışık olduğumuz “kalemle kelle alma” yeteneğini insafsızlığa vardırma hakkı kazandırmaz. Siz kategorik olarak haklı olduğunuzu düşünüyor olmalısınız, hele kaleminiz elindeyken. (ROK VE CK de öyle düşünüyorlardı.) İsmail Sezgin birkaç senedir yakından izlemeye çalıştığım bir cemaatçi genç entelektüel. Düşünce çizgisinin nasıl evrildiğinin tanıklık ettim. Bir süredir Lider/Şeyh/Efendi hazretleri iyi ama çevresi kötü formülüyle kendini (izzet-i nefsini) ayakta tutmaya çalışıyor. (Ahmet Dönmez bu aşamayı geçenlerden, bu nedenle farklı düşünüyorlar.) Fakat bazı konularda sırf kuşkularını dile getirdiği için cemaatin politbürosu tarafından sürekli çarmıha geriliyor. Burada beni ilgilendiren vardı sonuçlar değil, beynine kıymık saplanmış her namuslu zeka gibi kendini ve çevresini sorgulamaktan vazgeçmemiş olması. Bu nedenle kendisine büyük bir saygı duyuyorum. Memleket evladının çelişkileri, kusurları, salınımları konusunda tesamuh göstermenin erdem olduğuna inanıyorum. Belki de bu zaafları fazlasıyla deneyimlemiş biri olarak duygusal davranıyorum. Hepsi memleket evladı, hangi sapkınlık (!) çukuruna düşmüş olurlarsa olsunlar hepsi bizim evladımız. Tanrının sizin gibi hakikati kucağında bulmuş kullarının böylesi iç karartıcı salımlar karşısında midelerinin bulandığını tahmin edebiliyorum. Ne yapalım kişisel tarihimiz memleketin tarihine koşut oluşuyor. Entelektüel pusulamı kaybetmiş olduğumu ima ediyorsunuz. Bence bu tür lafları bırakın, ağzınıza bile yakışmıyor. Garantili hedeflere “yalap şalap” (!) laf çakma alışkanlığından olsa gerek ciddi muhakeme zaafları sergilemişsiniz. Benden bu zaaflarınızı düzeltmemi beklemeyiniz, çünkü sizi kızdırmam, utandırırım. Ne de olsa siz de memleket evladısınız. Bu yüzden kategorik olarak tesamuhu hak ediyorsunuz.
Namuslu entelektüel mi? Dücane Cündioğlu entelektüel pusulasını kaybetti herhalde. Üstünkörü, yalap şap bilgiyle bir firari FETÖ’cüye “namuslu entelektüel”etiketini yapıştırdı. Öyle kolay değil o işler. İsmail Sezgin 15 Temmuz darbesini 10 yıl sonra idrak etmiş ve “Fikrimi değiştiren ne oldu?” diye bir video yapmış. Peki, 10 yıl sonra fikrini değiştiren şey ne olmuş? Benim “Cemaatçi askerlere son uyarı; tavuk tarda sayılır” başlıklı yazımı nasıl olduysa ve 10 yıl sonra ilk kez görmüş, bir de Osman Özsoy adlı profesör sıfatlı FETÖ’cünün kendi tv’lerinde yaptığı konuşmada darbeden bir ay önce “Ben bugünlerde profesör olmak yerne albay olsaydım daha çok işe yarardım” demiş olmasını keşfetmiş. Bu yüzden darbeyi kabul ediyor ama “Darbeyi cemaat içinde yüzde 1’lik bir niceliğe sahip Adil Öksüz, Ekrem Dumanlı, Mustafa Özcan cuntası yaptı. Fethullah Hocaefendi’nin bu işte dahli yoktu” diyor. Böylesine utanmazlar ve reziller hala. Sureti haktan görünüp hem Fetullah’ı hem de Cemaat dediği FETÖ tabanını temize çıkarmaya çalışıyor. Külahıma anlat sen onu. On yıldır aklın neredeydi? Hem benim yazımı hem de Osman Özsoy adlı o firari şerefsizin konuşmasını duymayan okumayan kalmadı. Hepiniz oradaydınız. Darbeyi ihbar eden Binbaşı OK tüm ayarlarınızı bozdu, erkene aldınız ve çuvalladınız. Çalıntı sorularla TSK’ya giren geri zekalılar güruhunun beceriksizliği bir anlamda ülkemizin şansı oldu. Dücane Cündioğlu nasıl bir anlam yükledi bu konuşmaya anlamak güç. Yahu Ahmet Dönmez diye bunun bir arkadaşı var, yıllardı “Cemaat darbeyi yaptı ve Fetullah Gülen yönettti” diyor zaten YouTube yayınlarında. Dahası FETÖ APARATININ arkasında ABD’nin olduğunu belirterek “Darbeyi FETÖ yapmadı, o küresel irade yaptı” diyen Süleyman Soylu’nun konuşmasını çarpıtıp cımbızlayarak Soylu’nun fotoğrafınının üzerine “Soylu: Darbeyi FETÖ YAPMADI” yazısını koyuyor “namuslu” entelektüel. Namuslu entelektüel olsa pişman olur, adam gibi özür diler, gelir teslim olarak kıvırmadan “Darbeyi cemaat yaptı, Fetullah Gülen yönetti, biz de piyonları olduk” der. Yok öyle bedavadan payeler filan. Ha evet, bugünkü FETÖ Yönetimi yasaklayamasa da baskı yapar çünkü FETÖ’yü onun yüzde 1’lik cunta dediği ekip yönetiyor çünkü.
137
56
867
324,035
dücane cündioğlu retweeted
Değerli dostlarım; sevgili Dorukhan’ımızı katleden ve suç delillerini karartan Tanyer Yapı A.Ş. patronları Münir Tanyer ve Taylan Tanyer’in suç ortakları 13.08.2026 Perşembe günü saat 09:30’da İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunda hesap vermeye devam edecek. Saygılarımla
93
633
5,061
145,772
dücane cündioğlu retweeted
KISA BİR YAZ DERSİ Söylenceleri (kıssaları, mitleri, efsaneleri) onaylayanlar yalnızca ozanlar değildi; ozanlardan çok önce devletler ve yasa koyucular da onları yararlı bir çare olarak onaylamışlardı, çünkü ussal canlının duygulanımsal doğasına ilişkin bir kavrayışları vardı, çünkü insan öğrenmeye heveslidir ve masal düşkünlüğü bu niteliğin bir öncülüdür. Öyleyse çocukları anlatılara kulak vermeye, giderek daha çok onlara katılmaya iten şey bu masal düşkünlüğüdür. Bunun nedeni, söylencenin onlar için yeni bir dil, kendilerine şeyleri oldukları gibi değil, başka türden şeyleri anlatan bir dil olmasıdır. Yeni olan hoştur, daha önce bilinmeyen de öyle. İnsanları öğrenmeye hevesli kılan da tam olarak budur. Buna şaşılası ve olağanüstü olanı da eklersen hazzı artırmış olursun. Haz ise öğrenmeye kışkırtan bir büyü gibi iş görür. Başlangıçta çocuklar için böyle bir yeme başvurmak zorundayız. Ne ki çocuk yaşça ilerledikçe, yani zihni güçlenip artık kandırılmaya gerek duymaz duruma geldiğinde onu olguların bilgisine yöneltmeliyiz. Okuma yazma bilmeyen ve eğitimsiz her insan bir bakıma çocuktur ve çocuk gibi öyküleri sever; yarı eğitimli insan için de durum böyledir, çünkü onun usa vurma yetisi tam gelişmemiştir, üstelik çocukluğunun düşünsel alışkanlıkları onda sürüp gitmektedir. Olağanüstü olan yalnızca hoşa gitmekle kalmayıp korku da saldığından, her iki söylence (mitos) türünü hem çocuklar için, hem yetişkinler için kullanabiliriz. Çocuklarda, onları özendirmek için hoşa giden mitosları, caydırmak için korku salan mitosları kullanırız; sözgelimi Lamia (umacı/cadı) bir mitostur, Gorgo, Ephialtes (dev) ve Mormolyke de (umacı/cadı) öyle. Kentlerde yaşayanların çoğu, ozanların “Herakles'in veya Theseus'un İşleri” gibi efsanevi kahramanlık öykülerini anlattığını duyduklarında veya tanrılarca bağışlanan onurları işittiklerinde, hatta mitolojide benzer bir mutlu yazgıyı çağrıştıran resimleri, ilkel imgeleri veya yontu yapıtlarını gördüklerinde, hoşa giden kıssalarla öykünmeye kışkırtılırlar. Buna karşılık ister betimlemeler yoluyla, ister görünmeyen nesnelerin örneksel tasvirleri yoluyla tanrısal cezaları, dehşetleri ve tehditleri öğrendiklerinde veya sıradan insanların böyle deneyimlerle karşılaşmış olduklarına inandıklarında bile kötü yollardan caydırılırlar, çünkü hiç değilse bir kadınlar kalabalığıyla veyaa herhangi bir karışık güruhla uğraşırken, bir filozof onları usla etkileyemez, saygıya, dine bağlılığa ve inanca çağıramaz. Asla! Dinsel korkuya da gerek vardır ve bu, söylenceler ve şaşılası şeyler olmadan uyandırılamaz, çünkü yıldırım, aigis, üç dişli mızrak, meşaleler, yılanlar, thyrsos-kargıları (tanrıların silahları) birer masaldır, üstelik bütün “eski teologia” da böyledir. Ama devletlerin kurucuları bunları, saf akıllıları korkutacak birer öcü olarak onaylamışlardır. Masalların doğası bu olduğuna ve gerçek olguların tarihinde olduğu gibi toplumsal ve yurttaşsal yaşam düzeninde de kendine bir yer edindiklerine göre, eskiler çocuk eğitimi dizgelerine sıkı sıkıya bağlandılar ve onu erginlik yaşına dek uyguladılar. Şiir aracılığıyla yaşamın her döneminde doyurucu biçimde eğitebileceklerine inanıyorlardı. Ne ki şimdi [mö. 1. yüzyıl] uzun bir zamandan sonra, tarih yazımı ve bugünkü felsefe öne çıkmıştır. Gelgelelim felsefe azınlık içindir, oysa şiir halkın geneli için daha yararlıdır ve salonları doldurabilir. Bu özellikle Homeros’un şiiri için doğrudur. [Unutulmamalı ki] ilk tarihçiler ve fizikçiler de birer mitos yazarıydı. (Strabon, “Geografika”, (ö. ms. 24)
6
12
134
35,193
dücane cündioğlu retweeted
Namuslu entelektüel mi? Dücane Cündioğlu entelektüel pusulasını kaybetti herhalde. Üstünkörü, yalap şap bilgiyle bir firari FETÖ’cüye “namuslu entelektüel”etiketini yapıştırdı. Öyle kolay değil o işler. İsmail Sezgin 15 Temmuz darbesini 10 yıl sonra idrak etmiş ve “Fikrimi değiştiren ne oldu?” diye bir video yapmış. Peki, 10 yıl sonra fikrini değiştiren şey ne olmuş? Benim “Cemaatçi askerlere son uyarı; tavuk tarda sayılır” başlıklı yazımı nasıl olduysa ve 10 yıl sonra ilk kez görmüş, bir de Osman Özsoy adlı profesör sıfatlı FETÖ’cünün kendi tv’lerinde yaptığı konuşmada darbeden bir ay önce “Ben bugünlerde profesör olmak yerne albay olsaydım daha çok işe yarardım” demiş olmasını keşfetmiş. Bu yüzden darbeyi kabul ediyor ama “Darbeyi cemaat içinde yüzde 1’lik bir niceliğe sahip Adil Öksüz, Ekrem Dumanlı, Mustafa Özcan cuntası yaptı. Fethullah Hocaefendi’nin bu işte dahli yoktu” diyor. Böylesine utanmazlar ve reziller hala. Sureti haktan görünüp hem Fetullah’ı hem de Cemaat dediği FETÖ tabanını temize çıkarmaya çalışıyor. Külahıma anlat sen onu. On yıldır aklın neredeydi? Hem benim yazımı hem de Osman Özsoy adlı o firari şerefsizin konuşmasını duymayan okumayan kalmadı. Hepiniz oradaydınız. Darbeyi ihbar eden Binbaşı OK tüm ayarlarınızı bozdu, erkene aldınız ve çuvalladınız. Çalıntı sorularla TSK’ya giren geri zekalılar güruhunun beceriksizliği bir anlamda ülkemizin şansı oldu. Dücane Cündioğlu nasıl bir anlam yükledi bu konuşmaya anlamak güç. Yahu Ahmet Dönmez diye bunun bir arkadaşı var, yıllardı “Cemaat darbeyi yaptı ve Fetullah Gülen yönettti” diyor zaten YouTube yayınlarında. Dahası FETÖ APARATININ arkasında ABD’nin olduğunu belirterek “Darbeyi FETÖ yapmadı, o küresel irade yaptı” diyen Süleyman Soylu’nun konuşmasını çarpıtıp cımbızlayarak Soylu’nun fotoğrafınının üzerine “Soylu: Darbeyi FETÖ YAPMADI” yazısını koyuyor “namuslu” entelektüel. Namuslu entelektüel olsa pişman olur, adam gibi özür diler, gelir teslim olarak kıvırmadan “Darbeyi cemaat yaptı, Fetullah Gülen yönetti, biz de piyonları olduk” der. Yok öyle bedavadan payeler filan. Ha evet, bugünkü FETÖ Yönetimi yasaklayamasa da baskı yapar çünkü FETÖ’yü onun yüzde 1’lik cunta dediği ekip yönetiyor çünkü.
10 Yıl Sonra 15 Temmuz: Fikrimi Değiştiren Şey Ne oldu? İsmail Sezgin Bu namuslu entelektüelin bu videosunu mutlaka izleyin, cemaatin politbürosu bu videoyu yasaklatırsa doğrusu hiç şaşırmam. 15 Temmuzla ilgili en sahici değerlendirmelerden biri olarak görüyorum. youtu.be/ApZyrv4czvM?si=6HqK… @YouTube aracılığıyla
68
110
511
407,916
10 Yıl Sonra 15 Temmuz: Fikrimi Değiştiren Şey Ne oldu? İsmail Sezgin Bu namuslu entelektüelin bu videosunu mutlaka izleyin, cemaatin politbürosu bu videoyu yasaklatırsa doğrusu hiç şaşırmam. 15 Temmuzla ilgili en sahici değerlendirmelerden biri olarak görüyorum. youtu.be/ApZyrv4czvM?si=6HqK… @YouTube aracılığıyla
138
69
574
457,879
ŞEZLONG MAFYASI KARŞISINDA HALKIN ÇARESİZLİĞİNE KİM DUR DİYECEK? Bu akşam, saat 22.00'de, canlı, herkese açık! Ege sahilleri şezlong mafyasının işgali altında. Sahillere, kumsallara yüzlerce şezlong, yüzlerce şemsiye atıp işgal eden magandalara insanların haraç ödemeden bırakın denize girmeleri, deniz kenarında yürüyebilmeleri bile mümkün değil artık. Bu maganda sürüleri yüzünden halkımız en temel haklarını bile kullanamaz durumda. Belediyeler bu işgalcilere ya yol veriyorlar ya da bile bile göz yumuyorlar. Mucize kabilinden birkaç namuslu Belediyeci çıkarsa ne a'la, yoksa belediyelerin, temsil ettikleri halkın haklarını koruma yeteneğinden yoksun oldukları çok açık. Çoğu yerde güvenlik, Polis'in değil, Jandarma'nın kontrolü altında. Jandarma da ne yazık ki bu mafya bozuntularının kovanına çomak sokacak konumda değil. Sınırlı personelle hangisine yetişsinler? Daha çok asayiş sorunlarıyla ilgilenmeye çalışıyorlar. Halkın örgütlenme yeteneği de malum. Çoğu emeklilerden, orta yaşlı insanlardan oluşuyor. Asıl itilip kakılanlar da onlar. Beyaz yakalılar zaten halkın bulunduğu yerlere gitmiyorlar. Kanunlar halkın yanında. Halkın yanında olmayanlar, kanun adamları. Geriye tek seçenek kalıyor: Halkın sahilleri işgalden kurtarmak amacıyla örgütlenmeleri, dernekler kurup bu magandalara karşı mücadele etmeleri. Yasalar halkın yanında. Sayısal çoğunluk halkın yanında. Üstelik eğitim, bilgi, görgü de halkın yanında. Tek eksikleri magandalarla mücadele azminin yokluğu, en azından zayıflığı. Depremler, afetler karşısında dayanışan bu halk, biraz refah için de dayanışma yeteneğini geliştirmek zorunda, çünkü birleşen, dayanışan bir halkın önünde hiçbir maganda sürüsü duramaz, yeter ki halk sürü olmaktan çıksın ve yasaların gereğini talep edebilen birer yurttaş durumuna gelebilsin! Sözün özü, şezlong mafyası karşısında halkın çaresizliğine ancak halkın kendisi dur diyebilir. youtube.com/live/kZSaHyqsfQI… @YouTube aracılığıyla
10
33
148
35,738