Computers, Music and Aviation. Head of Infrastructure Early @Facebook SRE member. Previously @zynga facebook.com/guru & guru@Eksi Sozluk Chveneburi

Miami Beach, FL
Using golang ? gopls is optimized for human IDEs. gograph is for terminal LLMs that pay for every token of context. Install in Claude Code: /plugin marketplace add ozgurcd/gograph /plugin install gograph@gograph 57 MCP tools, local-only. github.com/ozgurcd/gograph
6
1
15
2,496
Herkes son modellerle yaptigi oyun denemelerini koymus, buyrun bu da benden. Syracuse. 2300 yil oncesine zamanda geri giden bir adamin Archimedes'e ulasip, onunla bilgi paylasarak tekrar kendi zamanina donmeye calismasi konulu oyunumuz.
9
2
112
6,896
Oyunu su an oldugu haliyle koymaya karar verdim, feedback verirseniz sevinirim. syracuse.puiqu.com
97
Bye bye @PdxInteractive As you wish, we are done with you.
2
2
152
3,090
Ozgur Demir retweeted
Bilmeyenler için Paradox Interactive halka açık bir şirket ve Nasdaq İsveç'te işlem görüyor (PDX) Finansallarında ilgi çekici olan şey şu ; Oyuncu kitlenin de zaman zaman işaret ettiği üzere Paradox, ana oyun lansmanını takip eden yıllarda piyasaya sürdüğü DLC'ler ile tekrar eden bir nakit akışı yaratabilmiş. DLC'lerin topluluk tarafından kabulü ise çoğunlukla ana oyunun kullanıcı yorumları ile şekillenmiş. Neden ? Çünkü yeni bir oyun yapmak pahalı ve riskli ve ana oyun temelde müşteri kazanımı için işlev görüyor, kazanç değil Mevcut bir oyuna DLC üretmek ise genellikle daha düşük maliyetli. Eğer milyonlarca kişilik hazır oyuncu tabanı varsa(ki şu an var) yeni DLC’nin getirisi oldukça yüksek olabiliyor. DLC satışları ise Steam yorum/puanlarına karşı oldukça hassas. Dolayısıyla Paradox'un ekonomik modeli şirketin aynı zamanda kırılganlığı da. "Ana oyun > aktif oyuncu kazanımı > DLC > gelir" Yani topluluk memnuniyeti şirketin doğrudan birim ekonomisini oluşturuyor. Bu açıdan bakıldğında geçtiğimiz haftalarda yeni bir ana oyun(Afterworld) duyuran Paradox için topluluğun vereceği tepki yalnızca oyunun lansman başarısını değil, yıllara yayılabilecek DLC ekonomisini de belirleyecek. Dolayısıyla şirketin piyasa değerini koruması da şaşırtıcı ölçüde basit bir şeye bağlı : Oyuncuyu ana oyuna çekmek, DLC'ler ile orada tutmak ve topluluğun yıllar boyunca para harcamaya devam etmek isteyeceği bir oyun yaratmak.
9
16
291
28,405
Ozgur Demir retweeted
Bu yorumu okuyan tüm oyuncu arkadaşlarıma sesleniyorum, Yıllardır Paradox Interactive’in birçok oyununu satın aldım ve destekledim; oyunlarını oynayarak ve onlardan keyif alarak sayısız saat geçirdim. Ancak resmi Hearts of Iron IV Discord topluluğunda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk hakkında yaşananlar benim için kesinlikle kabul edilemez. Paradox ile bağlantılı resmi bir toplulukta Atatürk’e yönelik asılsız suçlamalarda bulunulması, yalnızca tarihî bir şahsiyete yönelik bir saldırı değildir. Milyonlarca Türk için bu, ülkemizin temel değerlerinden birine karşı son derece büyük bir saygısızlıktır. Beni daha da hayal kırıklığına uğratan şey ise ardından gelen sessizliktir. Bu yorumu yazdığım an itibarıyla Paradox Interactive tarafından yayımlanmış herhangi bir resmî özür görmedim. Aynı şekilde, olaya karışan moderatörler hakkında herhangi bir işlem yapılıp yapılmayacağını açıklayan net bir açıklama da görmedim. Paradox kendi tutumunu açıklığa kavuşturana kadar, bu sessizliği şirketin yaşananlardan açıkça uzaklaşma konusunda isteksiz olması şeklinde yorumlayabiliyorum. Yıllarca Paradox’u ve oyunlarını destekledikten sonra, bu nedenle bundan böyle Paradox oyunlarını oynamamaya ve satın almamaya karar verdim. Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideridir ve Türkiye sınırlarının çok ötesinde de saygı duyulan tarihî bir şahsiyettir. Eleştiri ve tarihsel tartışma başka bir şeydir; asılsız suçlamalar ve saygısızlık ise bambaşka bir şeydir. Hiçbir şirket, devlet veya topluluk, ülkemin kurucusuna bu şekilde davranıldığına inandığım sürece kendisini desteklemeye devam etmemi beklememelidir. Eğer Türkiye’ye, halkına, kurucu liderine ve topluluklar arasındaki temel karşılıklı saygıya değer veriyorsanız, sizden yaşananları araştırmanızı ve Paradox Interactive’i desteklemeye devam edip etmeyeceğinize kendi kararınızı vermenizi istiyorum. Paradox’un bu konuyu kamuoyu önünde ele almasını içtenlikle umuyorum. @HOI_Game @PDX_Dev_Studio @PdxInteractive Türkiye oyun basını ve içerik üreticilerinin de konuyu incelemesini rica ediyorum: @EnisKirazoglu @batubozkan @baturchenko @SismanlarTV @OrhunKayaalp @Multiplayer_TV
3
176
1,772
25,365
Ozgur Demir retweeted
@HOI_Game @PdxInteractive @PDX_Dev_Studio @chakerathe This thread is about what appears to be a serious case of anti-Turkish discrimination and nationality-based double standards in a Hearts of Iron IV community associated with Paradox. A Turkish player was directly banned from the Discord while using Mustafa Kemal Atatürk — the founder and first President of the Republic of Türkiye — as his profile picture. He was not first politely asked to change it. The Atatürk avatar itself became the basis of the dispute. When he challenged the ban and asked why Atatürk was supposedly unacceptable, moderators did not simply point to a neutral rule. Instead, Atatürk was described as a “controversial” figure and connected to the Armenian events of 1915, with extraordinarily serious accusations being directed at the founder of the Turkish Republic. Turkish users then tried to defend Atatürk, challenge those historical accusations and ask why Turkish national identity was being treated differently. According to what we experienced, our responses were removed or hidden, users who objected were banned from the Discord, and the Discord was subsequently closed to new joins, preventing excluded users from returning and responding to the accusations made against them. We then took the issue to the public Hearts of Iron IV Steam forum. There too, users complained that rebuttals were being removed or suppressed instead of being answered. steamcommunity.com/app/39436… This is no longer simply about one moderation decision. It is about whether Turkish players, Turkish historical identity and the founder of the Turkish Republic are being subjected to a different standard from everyone else. 1/ Mustafa Kemal Atatürk is not a hate symbol. He is the founder and first President of the Republic of Türkiye and the central statesman associated with the creation of the modern Turkish Republic. An ordinary photograph of Atatürk does not inherently express hatred against Armenians, advocate violence, glorify atrocities or attack another nationality. If a moderator wants to turn “Turkish player with an Atatürk avatar” into grounds for exclusion, the burden should be on that moderator to explain exactly what neutral rule was violated. 2/ The historical accusation being made against Atatürk is especially serious because the basic chronology does not support portraying him as the political authority directing Ottoman Armenian policy in 1915. In 1915 Mustafa Kemal was not the Ottoman head of government, Interior Minister or the political leader controlling the central government. He was an Ottoman military officer and commanded the 19th Division during the Gallipoli campaign. He became President of the Turkish Republic only in 1923. Whatever position someone takes on the Armenian events, simply transferring responsibility from the Ottoman political leadership of 1915 onto Mustafa Kemal requires evidence. 3/ That distinction should not be controversial. If @chakerathe or another moderator specifically claims that Atatürk personally organized or directed the Armenian events, then provide evidence concerning Atatürk himself. Do not substitute: “he was Turkish” or “he later became the leader of Turkey” for evidence of responsibility for decisions made by a different political leadership in 1915. Otherwise, Turkish users are effectively being told that their republic's founder carries collective guilt simply because he was an Ottoman officer and later became Turkey's leader. That is precisely why this begins to look like nationality-based prejudice rather than neutral historical moderation. 4/ It is equally misleading to casually group Atatürk together with the belligerent dictators of World War II. He was President when Hearts of Iron IV begins in 1936, but he died on 10 November 1938, before World War II began in September 1939. He did not lead Turkey during World War II. So treating Atatürk as though he were simply another WWII dictator requiring the same symbolic restrictions badly distorts the actual historical context. 5/ And this is a Hearts of Iron IV community. National leaders, political ideologies and twentieth-century history are literally the subject matter of the game. Atatürk is not some unrelated extremist symbol that Turkish users imported into a completely apolitical community. He is one of the most important historical figures connected to the Turkey represented in the game. That makes the decision to single out his ordinary portrait even more difficult to justify. 6/ The Armenian-events argument does not solve this problem. I do not accept the legal characterization of the 1915 events that these moderators are attempting to impose as beyond legitimate disagreement. Others are free to disagree with me. But disagreement over historical or legal characterization does not establish that an Atatürk portrait is hateful imagery, nor does it establish that a Turkish user displaying Atatürk hates Armenians. Those are separate propositions. 7/ More importantly, political recognition by governments or parliaments is not identical to a universally binding international judicial determination settling every aspect of a historical controversy for every person in every country. The 1948 Genocide Convention defines genocide through both prohibited acts and the required intent to destroy a protected group in whole or in part. It does not itself constitute a judicial judgment on the events of 1915. And the European Court of Human Rights in Perinçek v. Switzerland expressly did not decide the historical/legal classification of the 1915 events when deciding the Article 10 case. So moderators cannot simply say “the legal question has universally been settled; therefore disagreement equals hate speech.” 8/ None of that means Discord has to host every opinion. Discord's current rules prohibit denial of historical mass atrocities. That is Discord's private platform policy. But Discord's same hateful-conduct policy also protects people against hatred and discrimination based on national origin, and its definition of hate imagery focuses on symbols used to promote hatred, threats, discrimination or violence. That distinction matters enormously here. An ordinary Atatürk portrait is not automatically transformed into hateful imagery simply because a moderator strongly disagrees with a Turkish user's interpretation of history. 9/ And this is where the anti-Turkish discrimination concern becomes impossible to ignore. If historical figures and national symbols associated with other countries are tolerated, yet the founder of the Turkish Republic is uniquely treated as inherently offensive, then Turkish players are plainly entitled to ask: Why are Turkish historical symbols being held to a different standard? If Turkish users are punished for displaying a mainstream Turkish national figure while equivalent expressions of other national identities are tolerated, that is the textbook appearance of selective treatment based on nationality. 10/ Discord itself defines national origin as a protected characteristic and prohibits discrimination and prejudice based on protected characteristics. Paradox's own published forum rules likewise prohibit expressions that are racially offensive or “in any way discriminatory,” including ethnic slurs and hate speech. So this cannot be dismissed with: “Turks are offended, who cares?” If Turkish nationality is being singled out for worse treatment, that is exactly the sort of discrimination these rules claim to oppose. 11/ The moderation process afterwards makes the situation even more concerning. We challenged the accusations. We attempted to provide historical and legal counterarguments. Instead of those arguments simply being answered, users involved in the objection were banned and messages were removed or hidden. Then access to the Discord was closed to new joins, meaning those already excluded could not simply return and defend themselves against what was being said about them. If that closure was genuinely an unrelated anti-raid or security measure, say so and provide the timeline. Otherwise, the sequence creates the very strong appearance of moderators controlling who was allowed to participate in the argument after banning the side challenging them. 12/ Then we moved the issue to Steam. Why? Because if moderators are confident that their decision was fair, they should have no problem with their reasoning being publicly examined. Yet the complaint continued: messages challenging the moderation and defending the Turkish position were removed, restricted or suppressed instead of substantively answered. If our argument is wrong, refute it. Deleting an argument is not a refutation. Banning the person asking the question is not evidence. Closing the room after removing one side does not make the remaining side correct. 13/ And no, “this is a private server; we can ban whoever we want” does not answer the accusation of discriminatory moderation. Yes, private communities have moderation powers. Paradox's own rules reserve broad authority to delete posts and punish users. But the existence of that power does not establish that every use of it is fair. A moderator can possess the power to ban someone while still applying a rule selectively or discriminatorily. Those are completely different questions. 14/ The issue therefore is not: “Do moderators have a ban button?” Of course they do. The issue is: Was a Turkish user banned under a standard that would have been applied in the same way to a comparable user from another nationality? Was Atatürk targeted because of an objective, consistently applied rule? Or was a central Turkish national figure treated as inherently illegitimate in a way equivalent foreign national figures are not? That is the question Paradox needs to answer. 15/ Calling this concern “racism” or “anti-Turkish discrimination” is not about claiming that Turkish people constitute a biological race. The relevant issue is discrimination and hostility based on national origin and ethnic/national identity — categories explicitly recognized in Discord's own hateful-conduct framework. When Turkish identity, Turkish historical figures or Turkish users are singled out for adverse treatment because they are Turkish, that is a nationality-based discrimination concern regardless of the semantic label someone prefers. 16/ A Turkish person using Atatürk as an avatar does not imply hostility toward Armenians. It does not imply support for atrocities. It does not imply racial or ethnic supremacy. For millions of Turkish citizens, Atatürk represents the creation of their modern republic. Automatically interpreting that symbol through the most hostile possible lens while refusing equivalent respect to Turkish historical identity is precisely the kind of treatment that makes Turkish players feel unwelcome in an allegedly international community. 17/ Nor should Turkish users be required to renounce their own interpretation of a historical controversy simply to prove that they are worthy of participating in a gaming community. There is an enormous difference between attacking Armenian people and disagreeing over legal or historical interpretation. A fair moderation system should be capable of distinguishing: a historical argument from hatred toward an ethnic group. If it cannot, then Turkish users are being subjected to an ideological loyalty test rather than a neutral anti-hate policy. 18/ We therefore ask @HOI_Game @PdxInteractive @PDX_Dev_Studio and @chakerathe to answer directly: What exact written rule made an ordinary Atatürk avatar bannable? Was the user banned specifically because the picture was Atatürk? What evidence supports the allegation personally connecting Atatürk to the crimes moderators attributed to him? Are equivalent historical figures from other national communities subjected to the same standard? Why were rebuttals removed or hidden? Why were users challenging the decision banned? Why was the Discord subsequently closed to new joins? And who reviews a moderator accused of applying rules discriminatorily? 19/ This is especially important for a company running an international historical game. Turkish players are not second-class members of the HOI4 community. We are not guests who must hide the founder of our own republic while other players freely display their national history. We buy the game. We support the game. We participate in the same communities. We deserve exactly the same treatment as everyone else. 20/ @HOI_Game @PdxInteractive @PDX_Dev_Studio @chakerathe This is why we are publicly raising the issue. If the Atatürk ban was justified, show the rule and show the evidence. If Atatürk was accused of personal responsibility for the Armenian events, substantiate that accusation. If posts were removed for legitimate moderation reasons, explain which rules they violated. If the Discord was closed for unrelated security reasons, document that. But do not subject Turkish players to a different standard, remove their ability to respond, and then dismiss their complaint. No anti-Turkish double standards. No nationality-based discrimination. No collective guilt. Same rules. Same evidence. Same standards. Same respect
292
1,990
12,648
2,260,679
No @PdxInteractive games anymore. M. Kemal Atatürk is not a controversial figure; he is an extremely respected person who was nominated for the Nobel Peace Prize by the prime minister of Greece, a country that had attempted to invade his country just a few years prior.
4
18
422
5,404
The ignorance of your history-clueless, ignorant moderators cannot change this fact.
24
616
Bu arada benden derken, ben yazmadim. Opus5.5'i kullanarak yazmasini sagladim demek daha mantikli zira kullandigi dili dahi bilmiyorum.
1
320
Douro Vadisi inanilmaz guzel bir yer.
5
594
Opus 5.5 ile yaklasik 1 saat kadar surdu, tabii sadece ilk chapter.
1
4
687
1st-world problems. @Uber or @bolt drivers set their status to 'arrived' before they arrived, to shorten default wait times and charge more.
5
14
1,853
This is a behavior I see most in Portugal.
1
224
Ozgur Demir retweeted
Kalemim yettiğince Yunanistan kamuoyuna İsrail'le neden ittifak kurmamaları gerektiğini anlatmaya çalıştım. Yunanistan'ın saygın gazetelerinden Ta NEA'nın Cumartesi baskısında "İsrail'in kestanelerini bu kez ateşten kim alacak?" (Yunanca bir deyim) başlıklı yazımın çevirsini aşağıda veriyorum. Online'a düşünce linkini de aşağıya bırakırım. İlgilisine... Görüş yazımın Türkçe tercümesi şöyle: Bu kez İsrail’in kestanelerini ateşten kim çıkaracak? Görüş Oral TOĞA Doğu Akdeniz’de gerilimin tırmanması, sahadaki nesnel gerçeklerden çok İsrail’in siyasi ve iç politik hedefleriyle bağlantılıdır. 17-18 Ağustos’ta Halep yakınlarındaki Ebu el-Duhur üssüne düzenlenen sekiz İsrail saldırısı da görünürde Türk birliklerinin bu üsse konuşlandırılmasını engellemeyi amaçlayan daha geniş bir saldırı zincirinin parçasıdır. Ancak Suriye’yi boş ve sahipsiz bir alan gibi görmek yanlıştır. İç savaş sona ermiş, bir devrim yaşanmış, yeni bir hükümet kurulmuş ve Kürtler dahil ülkedeki bütün aktörler bu yeni düzene eklemlenmeye başlamıştır. İsrail saldırılarının hemen ardından, 24 Ağustos’ta Washington Suriye’yi, 1979’dan beri bulunduğu terörizme destek veren devletler listesinden çıkardı. İki gün sonra da Suriye Demokratik Güçleri orduya katıldı. Bugünkü Suriye’yi hâlâ 2016’nın şartları üzerinden değerlendirenler, mevcut gerçekliği bilinçli olarak görmezden geliyor. İsrail’in vurduğu yer bir Türk üssü değildi. Türkiye bu üssün altyapısına katkıda bulunmuş olabilir, ancak üs Suriye topraklarındadır ve Suriye devletine aittir. Saldırıda pist ve depolama tesisleri hedef alındı. Yani ortadan kaldırılan şey bir Türk güç projeksiyonu kapasitesi değil, Suriye’ye ait bir altyapıydı. Netanyahu hükümetinin asıl engellemek istediği Türkiye değil, Suriye’nin yeniden inşasıdır. Suriye-Türkiye ilişkileri de yanlış yorumlanıyor. Suriye, Türkiye’nin vekili olarak görülemez; Şam da böyle bir konumu kabul etmez. İki ülke arasındaki ilişkiyi neo-Osmanlıcılık merceğinden okumak da doğru değildir. Milyonlarca Suriyeli on beş yıl boyunca Türkiye’de yaşadı, hatta bir kuşak burada doğdu. Bugün Şam’da iktidarda bulunanlar, Türkiye’nin ağır bedeller ödeyerek desteklediği dünün muhalifleridir. Mülteci krizinin Türkiye üzerinde yarattığı ekonomik ve siyasi baskı ile ülkenin çeşitli bölgelerinde Suriye meselesiyle bağlantılı olarak yaşanan terör saldırıları da bu bedelin bir parçasıdır. Üstelik aynı inancı paylaşan bu iki halk arasında çok daha derin tarihsel bağlar vardır. Geçen yüzyılda çizilen bir sınır onları birbirinden ayırmış olsa da sınırın iki tarafındaki aileler hâlâ birbirleriyle akrabadır. Dolayısıyla Ankara ile Şam arasındaki ilişki, son on beş yılda kurulmuş basit bir nüfuz ilişkisinden ibaret değildir. Bu ilişkinin arkasında yüzyıllara dayanan bir yakınlık bulunmaktadır. Netanyahu’nun anlatısına göre İsrail, Türkiye’nin bölgedeki ilerleyişini durduruyor. Oysa gerçekte vurulan Türkiye değil, Suriye’dir. Buna rağmen bu saldırılar Yunan kamuoyuna, Ankara’nın hedef alındığı bir mücadele gibi sunuluyor. Son iki yılda İsrail, Suriye’deki başkanlık sarayını vurdu ve Hermon Dağı’nı, yani Cebel el-Şeyh’i ele geçirdi. İsrail’in istediği, Esad dönemindekine benzer bir Suriye’dir: hava sahası sürekli açık olacak ve ülkedeki her hedef, İsrail açısından her an vurulabilir durumda bulunacaktır. Oysa Suriye’nin istikrarı, dolaylı olarak Yunanistan’ın da çıkarınadır. Avrupa’ya yönelen büyük göç dalgası, Suriye trajedisinin bir sonucuydu. Antakya Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin merkezi de on dördüncü yüzyıldan bu yana Şam’dadır ve bu cemaatin güvenliği, merkezi otoritenin güçlenmesine bağlıdır. İsrail’in Suriye’yi istikrarsızlaştırmaya yönelik hamleleri, bütün bu tehditlerin yeniden ortaya çıkması riskini beraberinde getiriyor. Netanyahu’nun anlatısının merkezinde, Türkiye ile ancak İsrail’in başa çıkabileceği iddiası bulunuyor. Aynı mekanizma 2003’te Irak’ta da işlemişti. O dönemde ABD Başkanı’nın Dış İstihbarat Danışma Kurulu üyesi olan Philip Zelikow, Eylül 2002’de, kimsenin açıkça söylemeye cesaret edemediği gerçek tehdidin İsrail’e yönelik tehdit olduğunu ifade etmişti. Ardından savaş başladı, bedeli ödendi ve sonuçları yirmi yıl boyunca ABD’nin omuzlarında kaldı. Çok sayıda analiz ve hatırat, bu savaşın İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiğini ve Washington’ın İsrail’in baskısıyla savaşa sürüklendiğini ileri sürüyor. Bugün İran konusunda da benzer şeyler söylenebilir. İsrail’in hedefleri doğrultusunda başlayan bir savaşı artık İran-İsrail çatışması olarak değil, İran-Amerikan savaşı olarak adlandırıyoruz. İsrail’in Washington’a sunduğu stratejik istihbarat beklenen sonucu vermedi. Yaşananlar, İsrail’in sağduyulu değerlendirmelerden çok takıntılı varsayımlara dayanarak hareket ettiğini de ortaya koydu. Dolayısıyla asıl mesele İsrail’in askerî ya da teknolojik kapasitesi değil, başka devletlerin İsrail’in çıkarlarına hizmet edecek şekilde araçsallaştırılmasıdır. Şimdi aynı formülün Doğu Akdeniz’de uygulanması isteniyor. Yunanistan ile Türkiye arasında köklü sorunlar bulunduğu bir sır değil. Ancak burada amaç bu sorunları çözmek değil, onlardan yararlanmaktır. Netanyahu hükümeti bunu iki yolla yapıyor. Birincisi, zaten var olan anlaşmazlıkları sürekli gündemde tutarak bir tehdit algısı oluşturuyor. İkincisi ise İsrail’i bölgenin tek demokrasisi, aynı zamanda teknolojik, askerî ve istihbari bir güç olarak sunarak kendi güç projeksiyonunu meşrulaştırmaya çalışıyor. Ne var ki Netanyahu hükümetinin aradığı şey çözüm değil. Mevcut sorunların açtığı çatlaklardan kendi gündemiyle içeri giriyor ve Yunanistan ile Kıbrıs’ı ateşin içine sürüklüyor. İran’la savaşta ABD ve Körfez ülkelerine yaptığı da bundan farklı değildi. Bunun karşılığında talep edilenler ise Yunan toprağı, üsler, gençler ve üretim kapasitesidir. İsrail kaynaklı analizlerde önerilen bu mimari, Yunanistan’ı Türkiye’nin harekât sahasına yakın bir ileri karakol olarak konumlandırıyor. İsrail ve Yunanistan’ın koordineli hava saldırıları gerçekleştirmesi fikri de, bunun karşılığında Türk-Yunan anlaşmazlıklarının güç kullanılarak kesin biçimde çözülebileceği vaadiyle birlikte sunuluyor. İsrail’in Kıbrıs’a yönelik ilgisini de gözden kaçırmamak gerekir. İsrail gibi küçük bir devlet açısından Kıbrıs hayati öneme sahiptir. Ancak bu denklemde öncelikli olan Kıbrıs’ın ya da Yunanistan’ın çıkarları değil, İsrail’in çıkarlarıdır. Nitekim Theodor Herzl’in Kıbrıs’a ilişkin önerisi, adada Rumların yaşadığı gerekçesiyle 1902’de Chamberlain tarafından reddedilmişti. Yunanistan ve Türkiye NATO’nun iki müttefikidir. İki ülke arasında yaşanacak bir çatışma, yalnızca ittifakın zayıflamasını isteyenlerin işine yarar. Aralarındaki sorunlar, üçüncü tarafların çıkarlarına hizmet edecek bir savaşı zorunlu kılmaz. Pindaros’un yaklaşık iki bin beş yüz yıl önce söylediği söz bugün de geçerliliğini koruyor: «Γλυκὺ δὲ πόλεμος ἀπείροισιν, ἐμπείρων δέ τις ταρβεῖ προσιόντα νιν καρδίᾳ περισσῶς.» (“Savaş, onu yaşamamış olanlara tatlı gelir; deneyimli kişi ise yaklaşan savaştan yüreğinde derin bir korku duyar.”) Yunanlar da Türkler de bu coğrafyada savaşın ne olduğunu ve beraberinde ne kadar büyük acılar getirdiğini iyi bilir. Sosyal medyaya ne kadar propaganda pompalanırsa pompalansın, her iki halk da bundan uzak duracak kadar sağduyuya sahiptir. Oral Toga, Ankara merkezli İran Araştırmaları Merkezi’nde (İRAM) Orta Doğu jeopolitiği üzerine çalışan bir araştırmacıdır.
64
113
581
66,841
Benden "Facebook'un aynisini" yapmami isteyen, "olmaz o" deyince kusen arkadasim var.
13
44
8,476
What part of this don't you understand? Whenever nationalists or racists come to power in many countries, we end up with a world war and we all lose at the same time.
1
5
311
Anything else you see is not Turkish at all, as far as I could see they only use the name Turkish and mostly being run by either Afghans, Pakis or Arabs. I highly recommend Aheste Lisbon if you really want to learn about Turkish cuisine.
1
2
220
Serhat Kılıç kendisine gosterilen bu sevgiyi keske yasarken gorebilseydi.
12
537
Herkese iyi akşamlar. Turgutreis D-marin’de bağlı olan * SANTİS* isimli SeaRay marka tekneye sezonda işe giren denizci Tekne sahibiyle yaz kış anlaşmasına rağmen iki gün önce SGK’dan çıkışı verildiğine dair mesaj almış.Sabahına da bu nedir diye sorunca beni arayıp “senin çıkışını verdik sezon bitti. Tekneye dair tasarruflarım olcak” diye bir gerekçeyle işten çıkarttılmış.Böyle konuşmamıştık diyince de “öyle gerekti eşylarını al tekneden çık “denilmiş.Kaptanın bu olaydan haberi yokmuş,Kaptanıyla bi sorun yaşamamış kaptan elinden geleni yapmış.Kaptan da gençle birlikte işe girmiş zaten. Bu tekneyle ya da tekne sahibiyle (Ahmet Atasoy) çalışacak kişiler dikkat etsin. Böyle bir deneyim yaşanmış artık tüm sorunlu tekneleri paylaşacağız .. Denizcilik camiasını düzelteceğiz arkadaşlar öncüsü de benim .. sosyal medya gücümü tüm denizciler için kullanacağım..
16
89
745
79,563