Ömer Akçalar retweeted
ANA PARAMIZI GERI VERIN HABER KANALLARINDA BUNU DILLENDIRIYORSUNUZ BIZ ANA PARAMIZI ISTIYORUZ #HALKINSESINIDUYUN
224
670
1,357
22,601
Ömer Akçalar retweeted
🟥Artık bizi yormayın, karma karışık #spk bültenleriyle uğraştırmayın. 🟥Bizim isteğimiz açık ve net ! 🟥SADECE ANAPARAMIZI İSTİYORUZ. #FonMağdurlarıZorDurumda #paramıznerede #thf #tly #tp2 #FonMağdurlarıAçıklamaBekliyor #FonMağduriyetiSonBulsun #spk #bist #fonmağdurları
40
639
1,178
11,038
Ömer Akçalar retweeted
BİZ BEŞ DEĞİL BEŞ YÜZ DEĞİL BEŞ BİN DEĞİL BEŞ YÜZBİN KİŞİYİZ ANAPARAMIZI ALANA KADAR BİRİMİZ BİLE SUSMAYACAK ANAPARAMIZI VERİN ESKİ HAYATLARIMIZA GERİ DÖNELİM HAKKIMIZI ALANA KADAR SUSMUYORUZ #HALKINSESINIDUYUN
337
1,020
2,320
31,427
Ömer Akçalar retweeted
🚨 17 EYLÜL SATIŞ EMİRLERİ 17 Eylül saat 13.30 öncesinde satış emri verip sonrasında “İptal Edildi” veya “Reddedildi” mesajı alan yatırımcıların yaşadığı durum mutlaka incelenmelidir. Biz “zarar etmeyelim” demiyoruz. Yatırımın riskini biliyoruz. Sorduğumuz çok basit: Emri verdik → sistem emri aldı → sonra neden iptal veya red edildi? Emir hangi aşamaya kadar ulaştı, kim tarafından ve hangi gerekçeyle iptal edildi? Bunların açıkça ortaya konmasını istiyoruz. Paramızın değer kaybetmesine değil, satış hakkımızı kullanırken yaşanan belirsizliğe itiraz ediyoruz. #FonMağdurları #TEFAS #SPK #Takasbank #YatırımcıHakları #TeraMağduriyetiSonBulsun #tly
19
226
475
6,507
Ömer Akçalar retweeted
Bu krizi unutturmaya çalışanlar, bizim sesimizi susturamayacak. Ana paramızı geri istiyoruz! #FonMağdurlarıAçıklamaBekliyor
Made with AI
21
135
203
14,546
Yatırımcı mağdur edilemez.Yetkilileri göreve davet ediyoruz.Milyonlar sizden haber bekliyor. @memetsimsek @iletisim @Akparti @RTErdogan @abakingurlek @HMBakanligi #FonMağduriyetiSonBulsun #fonmağdurları #FatmaBetül #teraportföy #ppfödemebekliyor
1
20
36
855
Yaşadığımız durumu görün. Gerçekten KOMEDİSİNİZ 😑 . @spkgovtr @Takasbank #TeraMağduriyetiSonBulsun #fonmağdurları #TeraMağdurlarıSomutTakvimIstiyor
Para piyasası fon yatırımcılarının ödemelerini yapın lütfen çok pis paraya sıkıştık 😕 #TP2 ve #TLV yatırımcıları bu hikayenin en masumları @memetsimsek bakanım
1
154
Para piyasası fon yatırımcılarının ödemelerini yapın lütfen çok pis paraya sıkıştık 😕 #TP2 ve #TLV yatırımcıları bu hikayenin en masumları @memetsimsek bakanım
8
40
113
3,494
Ömer Akçalar retweeted
Ben de 17 Eylül 13.30 öncesi emir giremedim benim suçum ne 17 Eylül 13.30 öncesi satış hatası alanlarda öncelikli olmalıdır #tly @spkgovtr @Akparti @memetsimsek @abakingurlek
13
170
331
4,479
Ömer Akçalar retweeted
❗FON MAĞDURLARI - RT❗ 🚨GÜNDEMDEN DÜŞMEYECEĞİZ🚨 Bizi susturamazsınız. Unutturamazsınız. Üstünü örtemezsiniz. Hakkımızı alana, sorularımız cevaplanana kadar BURADAYIZ! #işbankası @isbankasi #TeraFonMağdurları #spk #tera @takasbank #tly #thf #tmv #terayatırım #dfı #bist100
16
484
748
9,278
Ömer Akçalar retweeted
17 Eylül 13:30 öncesi emir verip reddedilenlerin emirleri tekrar işleme konulsun ve tasfiye süreci dışında bırakılsın. @memetsimsek @spkgovtr @Takasbank #tly #thf #doh #TeraFonMağdurları #ekonomi #fon
20
262
441
4,985
Fon mağdurları adına Zafer Partisi olarak soruyoruz; madem 2025'in son çeyreğinde bu riski gördünüz, öyleyse neden tedbir almadınız?
1
4
166
Ömer Akçalar retweeted
İptal edilen emirlerin yeniden aktifleştirilmesini ve bu emirlerin tasfiye sürecinden çıkarılmasını istiyoruz! Hak mahrumiyeti yaşıyoruz. Tasfiye istemiyoruz! @spk @memetsimsek @takasbank #17Eylül1330ÖncesiEmirler #EmirİptallerineSon #thf #doh #tly #dfi
35
538
1,539
67,977
Arkadaşı alkışlıyorum . Bak şuana kadar gördüğüm en mantıklı yazı. Emri hiç iletilmeyen ya da reddedilenin ne günahı vardı ben dahil🤐
17 Eylül baz alınarak alım satımı durdurulan satış emiri veren yada verip iptal olan yada satış emiri fırsatı dahi verilmeyen tüm yatırımcılar aynı kategoride değerlendirilip anaparaları iade edilmesi en adil seçenek olacaktır m @spkgovtr #tly #thf #doh #dfı #FONMAĞDURLARI
1
54
Ömer Akçalar retweeted
VATANDAŞLARIMIZIN ALIN TERİNİN ÜZERİNE ÇÖKEN DÜZENE KARŞI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ! Alın teriyle biriktirdiği parasını fonlara yatıran, mağdur edilen ve hak arayışını sürdüren tüm vatandaşlarımızı basın toplantımıza davet ediyoruz. TBMM’ye gelecek vatandaşlarımızın katılım ve giriş işlemleri için 0312 420 58 04 numaralı makam telefonumuzdan bizimle iletişime geçmeleri gerekmektedir. Sesinizi duyurmak ve haklarınızı savunmak için Meclis’te buluşalım.
145
833
2,731
87,323
Ömer Akçalar retweeted
Fon mağdurları riskli yatırım yaptı, sonuçlarına katlansın demek doğru değildir. Evet, fon mağdurları risk aldı, ama piyasa riski aldı, satışlarının engellenme riskini almadı, Kamu kurumlarının görevini yapmama riskini de almadı. Almadığı risklerden sorumlu da tutulmamalı.
234
345
1,764
61,654
Ömer Akçalar retweeted
🔴 FON MAĞDURLARI, SUSMAYIN! Alttan almayın. Hakkınızı arayın. Yılların birikimini kaybetme korkusunu sessizce yaşamayın. Kendinizi suçlu hissetmeyin. Sorun, sorgulayın, sesinizi duyurun: SPK görevini yaptı mı? Ben de bir fon mağduru olarak halkın sesi olmak için buradayım. 📢 Bu gönderiyi RT’leyin. Sesimiz ne kadar büyürse, görmezden gelinmemiz o kadar zorlaşır. #FonMağdurları #TeraFonMağdurları #TLY #TMV #THF #DOH
25
505
1,577
18,410
Arkadaşlar yapılması gereken herşey kapsamlı bir şekilde çok açık ve güzel bir şekilde hazırlanmış. @spkgovtr sayın spk yetkilileri alttaki gönderiyi bir zahmet olmazsa okuyun. Mağduriyetimizi nasıl giderilecek?
FON VURGUNUNA KARŞI KAPSAMLI ÇÖZÜM ÖNERİMİZ Türkiye’de yatırım fonlarında yaşanan kriz nedeniyle yüz binlerce yatırımcı parasını geri almayı beklerken, tasfiye sürecinde izlenecek yöntem büyük önem taşıyor. Batık fonlarda bulunan varlıkların Ziraat Bankası ve İş Bankası tarafından satılarak nakde çevrilmesi ve elde edilen kaynağın yatırımcılara payları oranında dağıtılması, tek başına yeterli bir çözüm değildir. Çünkü bu yöntem, mevcut varlıkların tasfiyesine odaklanırken ortaya çıkan zararın hangi işlemler sonucunda oluştuğu, paranın nereye aktarıldığı ve hukuki sorumluluğu bulunan tarafların kimler olduğu sorularını kapsamlı biçimde ele almayabilir. Devletin görevi, bu krizin yarattığı mağduriyetleri gidermek, yatırımcıların haklarını korumak ve gerekli tüm hukuki, idari ve mali mekanizmaları işletmektir. Ancak bu sorumluluk, yalnızca fonlarda kalan varlıkların satılması ve elde edilen kaynağın dağıtılmasıyla sınırlı tutulamaz. Devlet, yatırımcıların zararlarının giderilmesi için bütün imkânlarını seferber ederken, zararın oluşumunda sorumluluğu bulunan kişi ve kuruluşlara ulaşılmasını da sağlamalıdır. ABD’de Bernie Madoff tasfiyesinde uygulanan clawback mekanizması, Türkiye açısından değerlendirilmesi gereken önemli bir örnektir. Madoff tasfiyesinde, belirli hukuki koşullarda yatırımcıların geçmişte aldıkları ödemeler incelenmiş, yatırılan tutarı aşan ödemelerin geri alınması için hukuki süreçler işletilmiş ve geçmiş para transferleri tasfiye kapsamında değerlendirilmiştir. Bu yaklaşım, tasfiye sürecinin yalnızca mevcut varlıkları satıp dağıtmakla sınırlı kalmaması gerektiğini göstermektedir. Türkiye’de de yatırım fonlarında yaşanan sorunlar bakımından, hukuki çerçevesi açıkça belirlenmiş bir geri alma ve tahsilat mekanizmasının oluşturulması değerlendirilmelidir. Burada amaç, yatırımcıların tamamını sorumlu tutmak veya hukuki dayanağı olmadan geçmiş ödemeleri geri almak değildir. Amaç; zararın oluşumunda rol oynayan hukuka aykırı işlemleri tespit etmek, sorumluluğu bulunan taraflara ulaşmak ve mağdur yatırımcıların zararlarının karşılanmasına katkı sağlayacak ilave kaynakları ortaya çıkarmaktır. FONLARIN GEÇMİŞ İŞLEMLERİ GERİYE DÖNÜK İNCELENMELİDİR Tasfiye sürecinde öncelikle fonların yalnızca mevcut varlıkları değil, geçmiş dönem finansal hareketleri de incelenmelidir. Fonlara giren ve çıkan paralar, yatırımcı ödemeleri, ilişkili taraf işlemleri, varlık transferleri ve varsa olağan dışı finansal hareketler bağımsız uzmanlar tarafından araştırılmalıdır. Bu inceleme sonucunda hukuka aykırı işlem veya transfer tespit edilmesi halinde, ilgili mevzuat çerçevesinde geri alma ve tahsilat yolları değerlendirilmelidir. Böylece tasfiye, yalnızca fonun elinde kalan varlıkların satışıyla sınırlı bir işlem olmaktan çıkarılmalı; zararın oluşumuna ilişkin kapsamlı bir araştırma ve hukuki takip süreciyle birlikte yürütülmelidir. Çünkü yatırımcıya, “Fonun elinde ne kaldıysa onu alacaksın” denilmesi, zararın oluşumuna ilişkin bütün soruların cevaplandığı anlamına gelmez. Devlet, mağdur yatırımcıların zararlarının giderilmesi için gerekli mekanizmaları işletmeli; bununla birlikte hukuki sorumluluğu bulunan taraflara ulaşılmasını sağlayarak tasfiye kaynaklarının artırılması için gereken adımları atmalıdır. DEVLETİN SORUMLULUĞU, YATIRIMCININ HAKKINI KORUMAKTIR Devletin sermaye piyasalarındaki denetim ve gözetim sorumluluğu, bu süreçte özellikle önem taşımaktadır. SPK, yatırımcı haklarının korunması, tasfiye işlemlerinin şeffaf biçimde yürütülmesi ve hukuka aykırı işlemlerin araştırılması konusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Devlet, yatırımcıların mağduriyetlerini gidermek için gerekli tüm hukuki, idari ve mali araçları kullanmalıdır. Ancak aynı zamanda zararın oluşumunda sorumluluğu bulunan kişi ve kuruluşlara ulaşılmasını, hukuka aykırı transferlerin tespit edilmesini ve hukuken mümkün olan bütün tahsilat yollarının işletilmesini sağlamalıdır. Bu yaklaşım, devletin sorumluluğunu azaltmak değil, tam tersine yatırımcı haklarını koruma görevini daha kapsamlı biçimde yerine getirmesini sağlamaktır. Çünkü kamu otoritesinin görevi yalnızca tasfiye işlemlerini yürütmek değil, mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli hukuki ve kurumsal kapasiteyi ortaya koymaktır. Bu nedenle tasfiye sürecinde aşağıdaki adımların değerlendirilmesi gerekmektedir: - Fonların geçmiş dönem işlemlerinin bağımsız biçimde incelenmesi. - Para transferleri ve ilişkili taraf işlemlerinin araştırılması. - Hukuka aykırı işlemlerden kaynaklanan zararların tespit edilmesi. - Hukuken mümkün olan durumlarda geri alma ve tahsilat davalarının açılması. - Yatırımcı zararlarının şeffaf ve denetlenebilir yöntemlerle hesaplanması. - Tasfiye sürecinin düzenli olarak kamuoyuna açıklanması. - Mağdur yatırımcıların haklarını koruyacak ek hukuki ve mali mekanizmaların oluşturulması. Böyle bir sistem, mevcut fon varlıklarının tasfiyesinin yerine geçmek zorunda değildir. Aksine, varlık satışlarıyla eş zamanlı yürütülecek ilave bir inceleme ve tahsilat mekanizması olarak tasarlanabilir. YATIRIMCININ HAKKI, FONDA KALAN VARLIKLARLA SINIRLANDIRILMAMALIDIR Buradaki temel mesele, yatırımcının hukuken hak ettiği tutarın nasıl belirleneceği ve bu tutarın karşılanması için hangi kaynakların kullanılabileceğidir. Mevcut varlıkların satılması, tasfiye sürecinin bir parçası olabilir. Ancak geçmiş işlemlerden kaynaklanan hukuki taleplerin araştırılmaması veya değerlendirilmemesi, yatırımcıların zararlarının telafisi açısından eksik bir yaklaşım oluşturabilir. Madoff tasfiyesinden çıkarılabilecek ders, finansal dolandırıcılık iddialarının ardından geçmiş para hareketlerinin de hukuki incelemeye konu edilebilmesidir. Türkiye’de de benzer bir yaklaşımın uygulanabilirliği, sermaye piyasası ve iflas mevzuatı çerçevesinde ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir. Burada amaç, hukuki süreçleri işletmeden herhangi bir yatırımcıyı veya kurumu suçlamak değil; zararın oluşumuna ilişkin bütün bağlantıların ortaya çıkarılması ve hukuken mümkün olan tahsilat yollarının sonuna kadar kullanılmasıdır. Devlet, mağdur yatırımcıların haklarını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, hem mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli kaynakların ve mekanizmaların oluşturulmasını hem de hukuki sorumlulukların araştırılmasını kapsar. SPK, YATIRIMCIYA SADECE TASFIYEYİ DEĞİL, HESAP VEREBİLİRLİĞİ DE SUNMALIDIR Sermaye piyasalarında güven, yalnızca yatırımcılara ödeme yapılmasıyla yeniden tesis edilmez. Yatırımcılar, kayıplarının nasıl oluştuğunu, denetim süreçlerinin nasıl işlediğini ve sorumlulukların nasıl belirlendiğini de bilmek istemektedir. Bu nedenle SPK, tasfiye sürecinde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini güçlendirmeli; yatırımcıların bilgi alma hakkını güvence altına almalı ve hukuki olarak mümkün olan bütün tahsilat yollarının değerlendirilmesini sağlamalıdır. Fon vurgununun yarattığı mağduriyetin giderilmesi, devletin sorumluluğundadır. Ancak bu sorumluluk, yalnızca kamu kaynaklarıyla veya fonlarda kalan varlıklarla sınırlı bir çözüm arayışına indirgenmemelidir. Devlet, yatırımcının hakkını korurken, zararın oluşumunda sorumluluğu bulunan taraflara ulaşılmasını ve hukuken mümkün olan bütün tahsilat yollarının işletilmesini sağlamalıdır. Bugün yapılması gereken, mevcut varlıkları satıp süreci kapatmak değil; kayıpların izini sürmek, sorumlulukları ortaya çıkarmak, hukuken mümkün olan geri alma mekanizmalarını değerlendirmek ve yatırımcıların haklarını koruyan şeffaf bir tasfiye düzeni kurmaktır. Çünkü gerçek adalet, yalnızca elde kalan parayı dağıtmak değil; kaybolan paranın nereye gittiğini araştırmak, sorumluları ortaya çıkarmak ve devletin bütün imkânlarıyla mağdur yatırımcıların haklarını korumaktır.
1
95
Ömer Akçalar retweeted
FON VURGUNUNA KARŞI KAPSAMLI ÇÖZÜM ÖNERİMİZ Türkiye’de yatırım fonlarında yaşanan kriz nedeniyle yüz binlerce yatırımcı parasını geri almayı beklerken, tasfiye sürecinde izlenecek yöntem büyük önem taşıyor. Batık fonlarda bulunan varlıkların Ziraat Bankası ve İş Bankası tarafından satılarak nakde çevrilmesi ve elde edilen kaynağın yatırımcılara payları oranında dağıtılması, tek başına yeterli bir çözüm değildir. Çünkü bu yöntem, mevcut varlıkların tasfiyesine odaklanırken ortaya çıkan zararın hangi işlemler sonucunda oluştuğu, paranın nereye aktarıldığı ve hukuki sorumluluğu bulunan tarafların kimler olduğu sorularını kapsamlı biçimde ele almayabilir. Devletin görevi, bu krizin yarattığı mağduriyetleri gidermek, yatırımcıların haklarını korumak ve gerekli tüm hukuki, idari ve mali mekanizmaları işletmektir. Ancak bu sorumluluk, yalnızca fonlarda kalan varlıkların satılması ve elde edilen kaynağın dağıtılmasıyla sınırlı tutulamaz. Devlet, yatırımcıların zararlarının giderilmesi için bütün imkânlarını seferber ederken, zararın oluşumunda sorumluluğu bulunan kişi ve kuruluşlara ulaşılmasını da sağlamalıdır. ABD’de Bernie Madoff tasfiyesinde uygulanan clawback mekanizması, Türkiye açısından değerlendirilmesi gereken önemli bir örnektir. Madoff tasfiyesinde, belirli hukuki koşullarda yatırımcıların geçmişte aldıkları ödemeler incelenmiş, yatırılan tutarı aşan ödemelerin geri alınması için hukuki süreçler işletilmiş ve geçmiş para transferleri tasfiye kapsamında değerlendirilmiştir. Bu yaklaşım, tasfiye sürecinin yalnızca mevcut varlıkları satıp dağıtmakla sınırlı kalmaması gerektiğini göstermektedir. Türkiye’de de yatırım fonlarında yaşanan sorunlar bakımından, hukuki çerçevesi açıkça belirlenmiş bir geri alma ve tahsilat mekanizmasının oluşturulması değerlendirilmelidir. Burada amaç, yatırımcıların tamamını sorumlu tutmak veya hukuki dayanağı olmadan geçmiş ödemeleri geri almak değildir. Amaç; zararın oluşumunda rol oynayan hukuka aykırı işlemleri tespit etmek, sorumluluğu bulunan taraflara ulaşmak ve mağdur yatırımcıların zararlarının karşılanmasına katkı sağlayacak ilave kaynakları ortaya çıkarmaktır. FONLARIN GEÇMİŞ İŞLEMLERİ GERİYE DÖNÜK İNCELENMELİDİR Tasfiye sürecinde öncelikle fonların yalnızca mevcut varlıkları değil, geçmiş dönem finansal hareketleri de incelenmelidir. Fonlara giren ve çıkan paralar, yatırımcı ödemeleri, ilişkili taraf işlemleri, varlık transferleri ve varsa olağan dışı finansal hareketler bağımsız uzmanlar tarafından araştırılmalıdır. Bu inceleme sonucunda hukuka aykırı işlem veya transfer tespit edilmesi halinde, ilgili mevzuat çerçevesinde geri alma ve tahsilat yolları değerlendirilmelidir. Böylece tasfiye, yalnızca fonun elinde kalan varlıkların satışıyla sınırlı bir işlem olmaktan çıkarılmalı; zararın oluşumuna ilişkin kapsamlı bir araştırma ve hukuki takip süreciyle birlikte yürütülmelidir. Çünkü yatırımcıya, “Fonun elinde ne kaldıysa onu alacaksın” denilmesi, zararın oluşumuna ilişkin bütün soruların cevaplandığı anlamına gelmez. Devlet, mağdur yatırımcıların zararlarının giderilmesi için gerekli mekanizmaları işletmeli; bununla birlikte hukuki sorumluluğu bulunan taraflara ulaşılmasını sağlayarak tasfiye kaynaklarının artırılması için gereken adımları atmalıdır. DEVLETİN SORUMLULUĞU, YATIRIMCININ HAKKINI KORUMAKTIR Devletin sermaye piyasalarındaki denetim ve gözetim sorumluluğu, bu süreçte özellikle önem taşımaktadır. SPK, yatırımcı haklarının korunması, tasfiye işlemlerinin şeffaf biçimde yürütülmesi ve hukuka aykırı işlemlerin araştırılması konusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Devlet, yatırımcıların mağduriyetlerini gidermek için gerekli tüm hukuki, idari ve mali araçları kullanmalıdır. Ancak aynı zamanda zararın oluşumunda sorumluluğu bulunan kişi ve kuruluşlara ulaşılmasını, hukuka aykırı transferlerin tespit edilmesini ve hukuken mümkün olan bütün tahsilat yollarının işletilmesini sağlamalıdır. Bu yaklaşım, devletin sorumluluğunu azaltmak değil, tam tersine yatırımcı haklarını koruma görevini daha kapsamlı biçimde yerine getirmesini sağlamaktır. Çünkü kamu otoritesinin görevi yalnızca tasfiye işlemlerini yürütmek değil, mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli hukuki ve kurumsal kapasiteyi ortaya koymaktır. Bu nedenle tasfiye sürecinde aşağıdaki adımların değerlendirilmesi gerekmektedir: - Fonların geçmiş dönem işlemlerinin bağımsız biçimde incelenmesi. - Para transferleri ve ilişkili taraf işlemlerinin araştırılması. - Hukuka aykırı işlemlerden kaynaklanan zararların tespit edilmesi. - Hukuken mümkün olan durumlarda geri alma ve tahsilat davalarının açılması. - Yatırımcı zararlarının şeffaf ve denetlenebilir yöntemlerle hesaplanması. - Tasfiye sürecinin düzenli olarak kamuoyuna açıklanması. - Mağdur yatırımcıların haklarını koruyacak ek hukuki ve mali mekanizmaların oluşturulması. Böyle bir sistem, mevcut fon varlıklarının tasfiyesinin yerine geçmek zorunda değildir. Aksine, varlık satışlarıyla eş zamanlı yürütülecek ilave bir inceleme ve tahsilat mekanizması olarak tasarlanabilir. YATIRIMCININ HAKKI, FONDA KALAN VARLIKLARLA SINIRLANDIRILMAMALIDIR Buradaki temel mesele, yatırımcının hukuken hak ettiği tutarın nasıl belirleneceği ve bu tutarın karşılanması için hangi kaynakların kullanılabileceğidir. Mevcut varlıkların satılması, tasfiye sürecinin bir parçası olabilir. Ancak geçmiş işlemlerden kaynaklanan hukuki taleplerin araştırılmaması veya değerlendirilmemesi, yatırımcıların zararlarının telafisi açısından eksik bir yaklaşım oluşturabilir. Madoff tasfiyesinden çıkarılabilecek ders, finansal dolandırıcılık iddialarının ardından geçmiş para hareketlerinin de hukuki incelemeye konu edilebilmesidir. Türkiye’de de benzer bir yaklaşımın uygulanabilirliği, sermaye piyasası ve iflas mevzuatı çerçevesinde ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir. Burada amaç, hukuki süreçleri işletmeden herhangi bir yatırımcıyı veya kurumu suçlamak değil; zararın oluşumuna ilişkin bütün bağlantıların ortaya çıkarılması ve hukuken mümkün olan tahsilat yollarının sonuna kadar kullanılmasıdır. Devlet, mağdur yatırımcıların haklarını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, hem mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli kaynakların ve mekanizmaların oluşturulmasını hem de hukuki sorumlulukların araştırılmasını kapsar. SPK, YATIRIMCIYA SADECE TASFIYEYİ DEĞİL, HESAP VEREBİLİRLİĞİ DE SUNMALIDIR Sermaye piyasalarında güven, yalnızca yatırımcılara ödeme yapılmasıyla yeniden tesis edilmez. Yatırımcılar, kayıplarının nasıl oluştuğunu, denetim süreçlerinin nasıl işlediğini ve sorumlulukların nasıl belirlendiğini de bilmek istemektedir. Bu nedenle SPK, tasfiye sürecinde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini güçlendirmeli; yatırımcıların bilgi alma hakkını güvence altına almalı ve hukuki olarak mümkün olan bütün tahsilat yollarının değerlendirilmesini sağlamalıdır. Fon vurgununun yarattığı mağduriyetin giderilmesi, devletin sorumluluğundadır. Ancak bu sorumluluk, yalnızca kamu kaynaklarıyla veya fonlarda kalan varlıklarla sınırlı bir çözüm arayışına indirgenmemelidir. Devlet, yatırımcının hakkını korurken, zararın oluşumunda sorumluluğu bulunan taraflara ulaşılmasını ve hukuken mümkün olan bütün tahsilat yollarının işletilmesini sağlamalıdır. Bugün yapılması gereken, mevcut varlıkları satıp süreci kapatmak değil; kayıpların izini sürmek, sorumlulukları ortaya çıkarmak, hukuken mümkün olan geri alma mekanizmalarını değerlendirmek ve yatırımcıların haklarını koruyan şeffaf bir tasfiye düzeni kurmaktır. Çünkü gerçek adalet, yalnızca elde kalan parayı dağıtmak değil; kaybolan paranın nereye gittiğini araştırmak, sorumluları ortaya çıkarmak ve devletin bütün imkânlarıyla mağdur yatırımcıların haklarını korumaktır.
39
254
1,144
97,997
Ömer Akçalar retweeted
🚨 SPK’dan İtiraf Gibi Açıklama: Biz Zaten Biliyorduk SPK az önce yayınladığı uzun metinde aslında çok çarpıcı bir detayı itiraf etti: "2025'in son aylarında bazı portföy şirketlerinin (PYŞ) sığ hisselerde izah edilemeyen, manipülatif fiyat hareketlerine neden olduğunu tespit ettik ve çalışmalara başladık."  Benim için aklımda şuan tek bir soru: Madem bu şirketlerin ne yaptığı yaklaşık 1 yıl önceden devletin radarındaydı, bu saat bombası neden müdahale edilmeyip bugün on binlerce masum yatırımcının kucağında patlatıldı? Aylarca süren toplantıların faturası neden PPF'deki sade vatandaşa kesildi? 👇 #TP2 #TLY #TMV #DFI #DOH #THF
Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber Düzenleme Süreci Açıklaması Detaylar👇 spk.gov.tr/duyurular/basin-d…
115
232
1,290
155,367