Kaderin Eşiğinde Bir Ömür
Ben bu ömrün hangi yangınından geçtim, bilmem, Hangi duanın külünde sakladım kendimi? Bir avuç toprakla göğü devirmek istedim, Sonra öğrendim, nefsime yenilmemeyi
Yollar vardı, ayaklarımda dikenli bir kader, Her adımda içimden bir şehir yükseliyordu.
Ben yürüdükçe büyüyordu içimdeki sefer, Ufuk, yaklaşmak yerine uzaklaşıyordu.
Bir kuyuya eğildim, su yerine gök gördüm, Demek ki derinlik, karanlığa düşmek değilmiş. Ben hayatı yenmek için nice kılıçlar dövdüm, Meğer en büyük zafer, kendine hükmetmekmiş.
Ne dağlar dile geldi ne taşlar yolum oldu, Alnımda ter, avucumda nasır biriktirdim. Bir kapının önünde ömrüm kul oldu, Açılmadı diye kaç duayı terk ettim.
Oysa tohum, toprağa gömülürken ölmezmiş, Karanlık, her rahmin içinde bir sabah taşırmış. Dal, meyveye durmadan göğe yükselemezmiş, Kök, görünmeyen yerde sabırla derinleşirmiş.
Ben de kök saldım, kimselerin bilmediği yere, İçimde devrilen sütunları yeniden diktim. Bir ömür boyu alnımı dayadım seccadeye, Her secdede biraz daha kendime döndüm.
Sonra anladım: Dua, Yürürken kalbini Hakk’ın kapısında tutmakmış. Tevekkül, sebepleri terk edip beklemek değil, Elinden geleni yapıp hükmü O’na bırakmaktır.
Çünkü kuş da rızkını yuvasında bulmazmış, Kanadında bir niyet, semada bir sır taşırmış. Deniz, kıyıya vurdu diye yolundan caymazmış, Her geri çekilişinde biraz daha ilerlemeyi saklarmış.
Ey gönül, her kapanan kapıya yaslanma, Her ayrılığı ömrünün son hükmü sanma. Bazen bir yolun bitişi, başka bir yolun eşiğidir, Bazen nasip dediğin, vazgeçmediğin emeğin sessiz şahididir.
Yorul, ama umudun tabutunu kendin çakma, Düş, ama düştüğün yeri kıble edinme. Bir ömür, yalnızca vardığın yerden ibaret değil; Bazen yürümek de duadır, sabretmek de secde.
Ve bir gün, bütün hesaplar susup gece çekildiğinde, Ne kazandığın kalacak ne de kaybettiğin şeyler. Bir avuç emek duracak ömrünün eşiğinde, Bir de kalbin soracak: “Hakk’a yürüdün mü, ey seyyah, Yoksa yalnızca dünyaya mı yetişmek istedin?”
İşte o vakit anlayacaksın, ey yolcu: Kader, ellerini bağlayan görünmez bir zincir değil; Gayret, ruhunun toprağa bıraktığı izlerdir, Tevekkül, bütün yollar tükendiğinde değil, Bütün yolları yürüyüp kalbini Allah’a emanet ettiğinde başlar.
Süreyya Görür ✍🏻
Size Emanet ediyorum bu yazımı ✍🏻