Okuduğumdan anladığım 13 uçaklı işi satın alıp 200 uçak daha sipariş verecek paran varmış ve ilk sorduğun şey uçakta verilen 90gram yemekten 10 gram çalsak ne olur olmuş, aferin 100 puan sana
Ali Sabancı:
“ABD’de eğitim aldım. Eğitim bittikten sonra 26 yaşında Türkiye’ye döndüm.“
“Babam Sabancı, yani iyi ailelerden geliyorum, eğitimim çok iyi, iş tecrübem var, Morgan Stanley’de çalışmışım, bir vukuatım da yok…”
“Sanıyorum ki Ali döndü, vay be diyecekler. Gençlik tabii. Kimseye bir şey demiyorum tabii ama zihniyetim buydu.”
“Ben bekliyorum ki bir yerde CEO’luk veya benzeri bir iş teklif edilecek bana.”
“Babam geldi, Akbank’ın Bahçekapı şubesinde çalışacaksın dedi. Ben içimden Bahçekapı neresi diyorum.”
“Beni gerçekten de Bahçekapı şubesine gönderdiler.”
“Mesela her akşam kasa yapılır. Fazla ya da eksik çıkması durumunda cebinden de ödeyemezsin, sırayla o günkü tüm müşterileri ararsın.”
“Babama neden diye sordum. 16 yıldır burada değilsin, burayı bilmiyorsun. Paranın hangi şartlarda kazanıldığını bilmiyorsun.”
“İstersen Sabancı Holding’e hemen gelirsin, asistanın ve afili odan da olur ama cam bir fanusta sınırlı kalırsın dedi.”
“O zaman para cephede kazanılıyor, anladım ben.”
“2004 yılında, 36 yaşımda Sabancı Holding’den ayrılmaya karar verdim. Önce eşimle konuştum. O zaman stratejinin başındaydım ve CEO’ya raporluyordum.”
“Konuşmak için Sakıp amcama gittim…”
“Sakıp amcama ben gidiyorum dedim. Rahmetli de beni çok sever, oğlu gibi görürdü.“
“Ben gidiyorum dediğimde tatile gidiyorum sandı. Nereye dedi. Ayrıldığımı açıkladım ben de. Hemen, ne yanlış gidiyor, söyle düzelttireyim dedi. Bu çok onur verici bir laf ama aynı zamanda çok yanlış da bir laf.”
“Neden yanlış olduğunu söyleyeyim: Benim gibi 10 tane kuzen var. Her defasında biri ayrılıyorum diye geldiğinde bunu derse olmaz, bu kurumsallık değildir.”
“Ben de kendisine izin verirseniz ayrılayım, yeğeniniz olarak konuşalım dedim. Çünkü oradayken konuşursam pazarlık yapıyor gibi olacaktı.”
“Risk almıyor musun dedi bana. Evet amca alıyorum dedim.”
“Şoförün, asistanın, odan, düzenin var dedi.”
“Ben de, 36 yaşımdayım, param, eğitimim var. Bu yaşımda denemezsem ne zaman yapacağım dedim.”
“Bizim şirketimizde meritokrasi, liyakat yoktu.”
“Şu Mehmet Bey, iyi adam mıdır diye sor. Her yıl kar ediyor falan, hepsinin yanıtı, mükemmel adam ama iyi bir ikinci adam. Çok insan vardı çünkü.”
“Bizim ailede bireyler arası güç savaşları ve güven sorunları vardı. Sonucunda aile işi dağıldı.”
“2005 yılında mal varlığımızın %90’ı aile varlıklarıydı. Mal varlığımız daha çok iki hisse senedindeydi.
“Sabancı Holding’de hisselerimizi azalttık. Akbank’ta ise az bir hisse satışı gerçekleştirdik.”
“Sadece kalanlarla bile zengin bir aile olmaya devam edebiliyorsunuz.”
“Tabii sonra biz de kendi işlerimizi kurup onları büyütmeye devam ettik.”
“2005 yılında, 1990’dan beri charter seferleri yapan Pegasus’u satın alarak düşük maliyetli havayolu kategorisinde oyuncu olduk.”
“Babam dedi ki sıfır ciro olsa bile uçakları geri versek ne kaybederiz, Hesapladık, 50 milyon cebimizden çıkacak. O zaman Tamam dedi ve ilerledik.”
“Mesela 200 uçak için 38 milyar dolarlık sipariş verdik. Ama aldığım mal dünyada en iyi uçak, 737 MAX 10. Sorun olsa satarsın, o para sana döner.”
“Bu havayolunu Mehmet Ali Karamehmet’in portföyündeydi, 12-13 uçaklı. Biz ondan almıştık.”
“Aldığımızda, biz misafirlerimize üç çeşit yemek sunuyoruz: et, tavuk, balık dediler. Kabindeki arkadaş bana biz bunu değiştirirsek insanlar isyan ederler dedi.”
“Ana yemek 90 gram, 80 grama indirsek ne olur peki dedim. Catering firmasına denettim de aradaki farkı sordum, 467 bin avro kalacak elimizde.”
“Bu sefer gittim bunu sordum, sonra tepsilerin gramajına değindik. İncelirse yamulur dediler. Tepsiyi iki elle tutmayı öğretsek mi dedim falan filan…”
“Geldiğimiz noktada acaba sorularım azaldı, önyargılarım azaldı.”
“Biz bir ekibiz ama adamlar artık ben olmadan da işi yapıyorlar, sistem sorunsuz dönüyor.”