boyun ve bel fıtığından şüphelendikleri için MR yazmışlardı ben de hiç akıl edememiştim o dönem bir sorun yaratacağını ama MR a girerken sorulan soruya şaka yollu vücudumdaki şarapnelden bahsetmiştim MR ım iptal edilmişti...
İçeriden yeni çıktığım dönemlerdi. Şiddetli baş dönmesi şikayetiyle Nörolojiye gittim, doktor MR istedi. Sıram gelince içeri girdim.
Tekniker üzerimdeki metalleri çıkarmamı söyledi. Kemer, anahtar, bozuk para… Ne varsa çıkardım ve sedyeye uzandım.
Cihaz çalışmaya başladı, sedye yavaşça içeri doğru kayarken tekniker hoparlörden son bir kez sordu: "Üzerinizde hiç metal kalmadı değil mi?"
Niye bu kadar ısrar ettiğini anlamamıştım. Ama tam o an kafamda "metal" kelimesi dank etti. Vücudumda 50’den fazla kurşun parçası olduğunu hatırladım. Gayet sakin bir şekilde:
"Bedenimde kurşun parçaları var ama herhalde onu kastetmiyorsunuz..." dedim.
Daha sözümü bitiremeden odada aynı bu videodaki gibi bir koşuşturma bir kıyamet koptu! İki tekniker panik halinde odaya daldı, cihazı durdurup üstüme bir örtü örterek beni hızlıca dışarı tahliye ettiler.
Ben şoktayım tabii, "Kardeşim ne oluyor, ne bu tantana?" dedim. Sonra işin aslını anlattıklarında buz kestim.
Meğer MR cihazı, Dünya’nın manyetik alanının binlerce katı gücünde devasa bir mıknatıs gibi çalışıyormuş. Vücudun içindeki o metal parçalarını manyetik alanla çekip dokuları parçalayabileceğini, üstelik cihazın yaydığı dalgalarla o metalleri hızla ısıtıp iç organlarda ciddi hatta ölümcül yanıklara yol açabileceğini öğrendim. Cihaz kapalı olsa bile manyetik alan devam ediyormuş.
Teknikerin o son sorusu ve benim son saniyede bunu söylemem kelimenin tam anlamıyla hayatımı kurtardı.
Sonra bana, doktor onayı olmadan bırakın MR çekilmeyi, MR odasına bile girmemem gerektiği söylendi.
Vücudunuzda platin, protez, şarapnel veya kurşun varsa; mutlaka tetkik isteyen doktora bu durumu söyleyin, bu işin gerçekten şakası yok!