Geride bıraktığımız Cumartesi ve Pazar günlerinde birçok ilimizde Baro seçimleri yapıldı .
Avukatlık Kanunu 76. maddesinde baroların, avukatlık mesleğini geliştirmek, avukatın müvekkili ile ilişkilerini düzenlemek, mesleğin saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak gibi görevleri sayılmıştır.
Barolar, kamu kurumu niteliğinde meslek teşekkülleri olup, yasal dayanağını Anayasa’nın 135. maddesinden almaktadır.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetleri kolaylaştırmak, meslek mensuplarının birbiriyle ilişkilerini düzenlemek gibi görevleri vardır.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıyla Kamu tüzel kişiliği birbiri ile karıştırılmaktadır.
Anayasanın 123. maddesinde “idarenin bütünlüğü” ve “kamu tüzel kişiliği” düzenlenmiştir. İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır.
Kamu kurumu, merkezi yönetim ve yerel yönetimlerdir. Çalışanları devlet memuru statüsündedir. Resen icra yetkileri vardır. Malları haczedilemez, iflasları istenemez. Kamu gücü ile donatılmışlardır. Zor alım yetkisi vardır, Barolar kamu kurumu değildir.
Ankara ve İstanbul’da genel kurullarını yapan 2 nolu Baroları eleştiren bazı
1 nolu Baro başkanlarının
Çoklu baro sistemine son vereceğiz.
(Yani iki nolu Baroları kapatacağız diyorlar.)
Birleşmiş Milletler Yargı Bağımsızlığı Temel Prensipleri, Avrupa Konseyi 9 Numaralı Tavsiye Kararı, Uluslararası Avukatlar Birliği Morelia Şartı, Turin İlkeleri, Havana Kuralları, Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesini okumalarını tavsiye ederim.
Temel prensip olarak ve öncelikle avukatların örgütlenme özgürlüğüne önem verildiğini öğrenmelerine vesile olur diye düşünüyorum.
Çoklu baro sisteminin uygulandığı ülkeler arasında Fransa, Almanya ve İngiltere gibi Avrupa ülkeleri ile ABD de bulunmaktadır.
İngiltere’de avukatların uzmanlık alanına göre ceza, ticaret veya aile hukukçuları barosu gibi çeşitli baroları bulunuyor.
Barolarımızda demokratik temsilin olmadığını anlatmak zaman israfıdır.
Baroya hâkim olmuş küçük bir grup, meslek dayanışmasından ziyade belli bir ideolojinin sözcüleri gibi faaliyet göstermektedir.
Türkiye'de "çoklu baro" sistemi, 11/7/2020 tarihli ve 7249 sayılı Kanun ile Avukatlık Kanununda yapılan değişikliklerle 15 Temmuz 2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Önceden her ilde yalnızca tek bir baro bulunurken, avukat sayısı 5 bini aşan şehirlerde birden fazla baronun kurulmasının önü açılmıştır.
Buna göre Avukat sayısı 5 binden fazla olan illerde en az 2 bin avukatın imzasıyla yeni bir baro kurulmaktadır.
Bu şartlara göre bugün itibarıyla barolara kayıtlı avukat sayısı dikkate alındığında birden fazla baro kurulması güçtür.
Bu şart illerimizdeki Avukat sayısı göz önüne alınarak yeniden düzenlenmeli ve Avukatların örgütlenme hakkı önündeki engel behemehal kaldırılmalıdır.