Kürtlerin aradıkları istedikleri bu değil..
Bir kelebekten uzun yaşamaktır belki, herkes gibi, kendi topraklarında, kendi adıyla, kendi diliyle, kendi yaratılarıyla, “Barış”içinde bir arada...
Ama o yılan bu yılandır, anladım istemez özgür düşünen kürdün özgürlüğünü.
Sürecin olası sonuçları diye pazarlanan şeylerin herhangi birinin olabilmesi için bu sürece gerek yoktu. Mesela Demirtaş’ın içeriden çıkması için ya da demokratik bir reform yapmak için Öcalan’ı muhatap almaya gerek yoktu. Odadaki fil, konuşulmayan şey budur. Churchill’in sözü buraya tam oturuyor; savaş ile onursuzluk arasında bir seçim yaptınız ve sonuçta hem onurunuzu keybettiniz hem de kendinizi savaşta buldunuz.