Siyasal Kurnazlık Değil, Adalet, Sadaka Değil,HAKKIMIZI İSTİYORUZ! Çalışırken Yoksulluk, Emeklilikte Sefalet Düzenine Artık Yeter!
Öncelikle milyonlarca kamu emekçisini ve emeklisini açlık sınırının altına iten, geleceğimizi hileli formüllerle gasp eden bu sisteme karşı bugün eş zamanlı olarak gerçekleşmekte olan emekli örgütlerinin eylemleriyle KESK şubeler platformlarımızındayanışma içerisinde olduğunu belirtmek istiyoruz.
Bugün bir kamu emekçisinin aldığı maaşın neredeyse yarısı; "ilave seyyanen ödenek", "ek ödeme" ve "tazminat" adı altında, emekli keseneğinden gizlenen kalemlerden oluşmaktadır. Özellikle Temmuz 2023’te yapılan zammın taban aylığa yansıtılmaması, kök maaşları sabit bırakarak reel taban aylığımızı eritmiştir. Bu ödemelerin emekliliğe yansıtılmaması ile kamu emeklileri “kayıt dışı çalıştırma” benzeri bir sistemin mağduru olmaktadır.
Çalışan ile emekli memur maaşları arasındaki makas tam 3 katına çıkmış, emekli ikramiyelerimizden yüz binlerce lira eksiltilmiştir. Mevcut sistem, kamu emekçilerinin hak ettikleri insani koşullarda emekli olmasını engellemektedir. Bu durum, kamu istihdam döngüsünü tıkamakta ve atama bekleyen yüz binlerce genç meslektaşımızın en temel hakkı olan istihdam edilme imkanını elinden alırken kronik genç işsizliğini büyütmektedir. Çalışanlar ise çok ileri yaşlara kadar çalışmak zorunda kalmakta yani emeklilik hakları fiilen gasp edilmektedir.
Yaşanan bu sömürü düzen ve yapısal adaletsizliğe karşı; elbette ki kamuda bilinen adıyla seyyanen ek zammın emekliliğe yansıtılması talebi çok önemlidir. Ancak uzun vadeli ve kalıcı çözüm sosyal güvenlik sistemimizin temeline dinamit koyan 5510 Sayılı Kanun’un ilgili maddelerinin iptalini gerektirmektedir. Bu yasa ile daha önce %75 olan Aylık Bağlama Oranları %42’ye düşürülmüş, büyüme payının (refah payının) güncelleme katsayısına etkisi ise %100'den %30'a indirilmiştir. Bu ucube sistem, sisteme ödenen her prim günü için emekçiyi cezalandırmakta, çalıştıkça emekli maaşını düşürmektedir. Aynı unvana ve kıdeme sahip memurlar arasında sadece işe giriş tarihine göre ciddi farklar oluşturulmuştur.
Dolayısıyla emeklilikte yoksullaştıran bu çok başlı hukuksuzluğa derhal son verilmelidir.
Bizler lütuf veya sadaka değil, yıllarca peşin ödediğimiz primlerin, döktüğümüz alın terinin ve anayasal hakkımızın karşılığını istiyoruz.
Talebimiz nettir: İlave seyyanen zam dahil olmak üzere tüm ek ödemeler istisnasız bir şekilde taban aylığa yansıtılmalı ve emekli keseneğine dahil edilmelidir.
Kamu emekçisinin geleceğini karartan 5510 sayılı kanun derhal iptal edilmeli, aylık bağlama oranları hakkaniyetli bir seviyeye yükseltilmelidir.
İktidar sevici sendikanın, tüm kamu emekçileri adına söz ve karar sahibi olduğu, mevcut güdümlü sendikal mevzuat yerine, derhal uluslararası normlara uygun şekilde gerçek grevli bir toplu sözleşme kanunu düzenlenmelidir.
Haklarımız, geleceğimiz ve emeğimiz için meydanlarda, adliye önlerinde ve her hukuki platformda sesimizi kararlılıkla büyütmeye devam edeceğiz.
YÜRÜTME KURULU