Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkan Yardımcısı

Türk bayrağımıza ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik bu alçakça saldırıyı şiddetle kınıyorum! Bu görüntülerdeki kişinin öğretmen olduğu iddiası derhâl araştırılmalı, sorumlular hakkında gereken adli ve idari işlemler gecikmeden yapılmalıdır. Ayrıca, konu hakkında suç duyurusunda bulunduğumuzu kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Bayrağımıza ve Atatürk’e düşmanlık edenlerin bu vatanda yeri yoktur!
617
578
2,296
284,413
Türk bayrağımıza ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik alçakça saldırıyla ilgili avukatımız Doğukan Kozan tarafından suç duyurusunda bulunulmuştur. Edremit İlçe Emniyet Müdürlüğü ile yapılan görüşmede, ilgili kişinin gözaltına alındığı bilgisi edinilmiştir. Sürecin takipçisi olacağız!
23
122
381
32,318
Erol USTA retweeted
Son zamanlarda çokça yazılıp çizilen konulara ilişkin söylenecek sözlerden ziyade, insanların bu denli nasıl seviyesizleşebildiğini düşünmekten kendini alamıyor insan. Seçimlere girilir; kazanılır ya da kaybedilir. Her iki sonuç da demokratik teamüllerin doğal bir gereğidir. Ancak bu sonuçlara saygı duymayanlar, yalnızca demokrasiye değil; birlikte yol yürüdükleri insanlara, geçmişlerini emanet ettikleri arkadaşlarına, çıktıkları yolda savundukları değerlere ve en önemlisi kendilerine olan saygılarını da kaybetmişlerdir. Zaman geçer, yaşanan pek çok şey unutulur. Ancak atılan iftiraların, söylenen yalanların ve bilinçli şekilde yürütülen itibarsızlaştırma çabalarının bıraktığı izler kolay kolay silinmez. “Edep yahu!” dediğimiz anlar oldu. “Bu kadarı da olmaz!” diye hayret ettiğimiz zamanlar da… Ne yazık ki bugün, artık hiçbir şeye şaşırmadığımız bir noktaya geldik. İnsan, öfkelendiğinde de kaybettiğinde de hayal kırıklığına uğradığında da karakterinden ödün vermemelidir. Çünkü asıl mesele kazanırken nasıl davrandığınız değil, kaybettiğinizde nasıl bir duruş sergilediğinizdir. Unutulmamalıdır ki herkes söyledikleriyle, yazdıklarıyla ve yaptıklarıyla kendi karakterini ortaya koyar. İftira atan, karşısındakinin itibarını değil, kendi ahlakını tartışmaya açar. Günün sonunda makamlar, unvanlar, seçimler ve tartışmalar geride kalır. Geriye yalnızca insanın duruşu, ahlakı ve bıraktığı iz kalır. Edep, her şeyden önce insanın kendisine duyduğu saygıdır…
12
50
281
35,580
Erol USTA retweeted
KAMUOYUNUN DİKKATİNE Cuma akşamı Sözcü TV yayınındayken +63 ile başlayan bir telefon numarasından arandım. Yayında olduğum için telefonu açamadım. Daha sonra bana bir mesaj gönderildi. Mesajda, Daltonlar örgütünün yöneticisi olduğu iddia edilen bir kişinin adı verilerek yayını terk etmem istendi. Numarayı engelledim. Daha sonra +62 ile başlayan başka bir numaradan arandım. Arayan kişi, kendisini tanıtarak Daltonlar örgütünün liderinden izin aldığını söyledi. Bana 5 milyon lira ceza kestiğini, bu parayı vermezsem beni öldüreceğini belirtti. Konuyla ilgili elimizdeki belgelerle birlikte suç duyurusunda bulundum ve koruma talep ettim. Bir emniyet mensubu tanıdığım aracılığıyla İstanbul Emniyetine de ulaştım ve onlarla istişare etmek istedim. Bugün için bana randevu verildi. Ancak daha sonra aranarak, konuyu bir karakola anlatmam gerektiği söylendi ve randevum iptal edildi. Bu aşamada, yaşadıklarıma ilişkin somut bilgileri en ufak bir yorum katmadan sizlerle paylaştım. Konuyla ilgili henüz siyasi veya şahsi bir yorum da yapmayacağım, yaşadığım yalın gerçek budur; “Ülkenin en tehlikeli suç örgütlerinden birinin adı kullanılarak tehdit edildim. Televizyon yayınını terk etmem, istenen 5 milyon lirayı ödemezsem öldürüleceğim söylendi.” Şu an itibarıyla hayatım tehdit altında. Devletten başka beni koruyacak bir merci, halktan başka da bir dayanağım yok. 20.10.2026 Av. Afşin Hatipoğlu
1,746
8,310
35,488
2,185,903
Arkadaşım, hemşehrim Av. Afşin Hatipoğlu’na yönelik ölüm tehditlerini lanetliyorum. Bu ülkede sözü de hükmü de çeteler söyleyemez! Yetkililerden faillerin bulunmasını ve Afşin’in can güvenliğinin sağlanmasını bekliyoruz. Afşin kardeşim, yalnız değilsin. Yanındayım!
KAMUOYUNUN DİKKATİNE Cuma akşamı Sözcü TV yayınındayken +63 ile başlayan bir telefon numarasından arandım. Yayında olduğum için telefonu açamadım. Daha sonra bana bir mesaj gönderildi. Mesajda, Daltonlar örgütünün yöneticisi olduğu iddia edilen bir kişinin adı verilerek yayını terk etmem istendi. Numarayı engelledim. Daha sonra +62 ile başlayan başka bir numaradan arandım. Arayan kişi, kendisini tanıtarak Daltonlar örgütünün liderinden izin aldığını söyledi. Bana 5 milyon lira ceza kestiğini, bu parayı vermezsem beni öldüreceğini belirtti. Konuyla ilgili elimizdeki belgelerle birlikte suç duyurusunda bulundum ve koruma talep ettim. Bir emniyet mensubu tanıdığım aracılığıyla İstanbul Emniyetine de ulaştım ve onlarla istişare etmek istedim. Bugün için bana randevu verildi. Ancak daha sonra aranarak, konuyu bir karakola anlatmam gerektiği söylendi ve randevum iptal edildi. Bu aşamada, yaşadıklarıma ilişkin somut bilgileri en ufak bir yorum katmadan sizlerle paylaştım. Konuyla ilgili henüz siyasi veya şahsi bir yorum da yapmayacağım, yaşadığım yalın gerçek budur; “Ülkenin en tehlikeli suç örgütlerinden birinin adı kullanılarak tehdit edildim. Televizyon yayınını terk etmem, istenen 5 milyon lirayı ödemezsem öldürüleceğim söylendi.” Şu an itibarıyla hayatım tehdit altında. Devletten başka beni koruyacak bir merci, halktan başka da bir dayanağım yok. 20.10.2026 Av. Afşin Hatipoğlu
14
72
7,156
YETER ARTIK, VURMAYIN ABALIYA; OYSS yetmiyormuş gibi, İstanbul’da Valilik tarafından uygulanan “İki Yaka Bir İstanbul” projesi ile Türkçe Dil Uygulaması yapılması planlanmıştır. Projeye göre 39 ilçede bulunan 7. Sınıf Öğrencilerine sınav yapıldı. İhale yine Türkçe Öğretmenlerimize kaldı!!! Projenin Klavuzu ve Uygulaması incelendiğinde; 👉Sınav uygulaması yapıldı, sınav gözetmenlerinin “Türkçe Öğretmeni” haricinde görevlendirilmesi yapıldı. 🎙️Türkçe Öğretmenimize İtimadın Olmadığı Bir Proje Samimiyetten Uzaktır! 👉Yine yapılan yazılı sınav evraklarının toplanmasının ardından, proje kılavuzunda yer alan “Çapraz Değerlendirme” olgusu nedeniyle Kurum içerisinde görevli Türkçe Öğretmenlerimiz haricinde başka kurumlarda görev alan Türkçe Öğretmenlerimizin değerlendirilmesine açıldı. 🎙️”Puanlama tarafsızlığı ve nesnelliği sağlamak” amacı ile hiç tanımadığı öğrenciye ait yüzlerce sınav evrağının değerlendirilmesinde kurum dışında görevli olan Türkçe Öğretmenlerinin görevlendirilmesi manasız ve gurur kırıcıdır. Kendi kurumunda onlarca sınav gerçekleştiren, binlerce değerlendirme yapan ve sonuçlarını e-okula işleyen öğretmenlerimize nesnellik ve tarafsızlık bahane edilerek güvenilmez olduğunun aşılanması rahatsız edicidir. 📍Projenin Mevcudiyetini Değerlendirmek Gerekirse; 👉Türkçe Öğretmenlerimize OYSS haricinde sendikalara göre yine angarya niteliğinde görev verilmesi branş öğretmenlerimizde rahatsızlık oluşturmuştur. 👉Veri toplama amacı ile yapılan projenin uygulamasında kamu alanında çalışan en güvenilir meslek gruplarından biri olan öğretmen camiasının çeşitli sebeplerle güvensiz oldukları algısının oluşması rahatsız edicidir. 👉Proje Verilerilerinin hangi sebeplerle, Öğretmenlerimizin yaptığı Okuma sınavlarının oluşturduğu verilerinden farklılık oluşturacak niteliğe sahip olması nasıl sağlanmıştır merak etmekteyiz. 📍Özetle; Proje Kılavuzunda Öğrencilerimizde hedeflenen “Dili üst düzey zihinsel kurgulama, analitik düşünce ve problem çözme enstrümanı olarak kullanma yeterliliklerini geliştirme”nin sağlanması için “YENİ NESİLLERİMİZİN MİMARI OLAN ÖĞRETMENLERİMİZİ; GEREKSİZ İŞ YÜKLERİ İLE BUNALTMAYIN, VERİMSİZ HALE GETİRMEYİN. BU SAYEDE HEDEFLERİMİZE DAHA SAĞLIKLI ULAŞMA İMKANI VE ÇALIŞMA ALANI BULABİLELİM!!! @HurEgitimSen @leventkuruoglu @tcmeb @TC_istanbul
16
31
373
Erol USTA retweeted
1921'İN MAARİF RUHUNDAN BUGÜNE: HÜRRİYETÇİ EĞİTİM SEN 1. EĞİTİM KONGRESİ Takvimler 1921'i gösteriyordu. Anadolu işgal altındaydı, cephelerde Millî Mücadele sürüyordu. Cumhuriyet henüz kurulmamıştı. Böylesine zor günlerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 16 Temmuz'da Ankara'da Maarif Kongresi'ni açıyordu. Çünkü Atatürk, bağımsızlığın yalnızca cephelerde kazanılmayacağını, bir milletin geleceğinin eğitimle ve bilimle şekilleneceğini biliyordu. Daha Cumhuriyet kurulmadan eğitimin temellerini düşünmek, onun ileri görüşlülüğünün en güçlü örneklerinden biriydi. Aradan 105 yıl geçti. Bugün Hürriyetçi Eğitim Sen, Atatürk'ün eğitime verdiği önemden ve Cumhuriyetimizin bilimsel düşünce anlayışından ilham alarak Muğla Fethiye'de 1. Eğitim Kongresi'ni gerçekleştirdi. İki gün boyunca 35 akademisyen ve eğitimci bir araya gelerek eğitimin sorunlarını, geleceğini ve çözüm önerilerini bilimsel bir zeminde tartıştı. Bu, sıradan bir sendikal faaliyet değil; eğitime duyulan sorumluluğun, bilimsel düşünceye verilen değerin ve geleceğe ilişkin güçlü bir iradenin ifadesidir. Öğretmenin hakkını savunurken eğitimin niteliğine de sahip çıkmanın, yalnızca sorunları dile getirmek yerine çözüm üretmenin kıymetli bir örneğidir. Üye sayıları, yetki tartışmaları ve sendikal rekabet elbette gündemde olabilir. Ancak asıl mesele, eğitim sistemine hangi fikirleri ve hangi kalıcı değerleri kazandırabildiğimizdir. Dilerim bu kongre, diğer eğitim sendikalarına da örnek olur. Çünkü eğitim, rekabetin ötesinde ortak aklı, bilimi ve sorumluluğu gerektirir. Bu anlamlı organizasyonda emeği bulunan başta Muğla İl Başkanımız Sayın Funda ÇAKMAK olmak üzere İl Yönetim Kurulu üyelerimizi ve ilçe temsilcilerimizi, kongreye öncülük eden Dr. Eren Fehmi EROĞLU Başkanımı ve her şartta mücadeleye devam eden, emeği ve misafirperverliğiyle bizleri onurlandıran Fatih ŞAYLAN Başkanımı yürekten kutluyorum. Bu fikre sonuna kadar sahip çıkan Genel Başkanımız Sayın Levent KURUOĞLU ve Genel Merkez Yönetim Kurulu üyelerimize, akademisyenlerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Eser ATAKAN @leventkuruoglu @HurEgitimSen
7
40
58
4,196
YENİ SINAV SİSTEMİNDE AÇIK UÇLU SORULAR AÇIK UÇLU BİR ANGARYAYA DÖNÜŞMEMELİ! Sınavlara 2-3 hafta kala "Ben yaptım oldu" anlayışıyla Ortak Yazılı Sınav Sistemi’ne (OYSS) geçilemez! Zümrelerin planları ve öğretmenlerin emeği yok sayılamaz. Rakamlar ortadadır, tablo son derece vahimdir: Bireysel Yük: 6 sınıfa giren bir öğretmen, 180 öğrenci için e-Okul'a 1.800 ayrı veri girecektir. Her cevabı değerlendirip sisteme işlemek tek bir sınav döneminde 60 saate (kesintisiz 2,5 güne) mal olmaktadır! Okul Geneli Yük: 20 öğretmenli ortalama bir okulda, tek bir sınav döneminde e-Okul'a tam 36.000 VERİ GİRİŞİ yapılacaktır! Yılda 4 sınav döneminde bu sayı 144.000'e ulaşmaktadır. Öğretmenler eğitimci mi, yoksa veri kayıt memuru mu? Sınavdan sadece 24 saat önce açılacak soru havuzunda sistem kilitlenirse bu kaosu kim üstlenecektir? Mesleki birikimine güvendiğinizi söylediğiniz öğretmenin soru değiştirme hakkını neden 2 soruyla sınırlıyorsunuz? "Öğretmenin işini kolaylaştırıyoruz" demekle bu yük ortadan kalkmıyor. Bütün yükü öğretmenin omzuna yıkarak, öğrencinin eksiklerini öğretmenin fedakârlığına havale ederek eğitim yönetilemez! #HürriyetçiEğitimSen #MEB #OYSS #ÖğretmenYükü @tcmeb
47
215
958
48,913
Erol USTA retweeted
MEMUR-SEN VE KAMU-SEN: BARAJINIZ SALTANATINIZI KURTARAMAYACAK! Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen sendikal baraj istiyor. Anlaşılan o ki sendika ağaları saltanatlarının bozulmasını istemiyor. Rekabet etmek istemiyorlar. Hesap vermek istemiyorlar. Yıllardır kurdukları iş birliği düzeninin bozulmasını istemiyorlar. Konforlarından taviz vermeyecekleri de açık. Memurun sorununu çözemeyen, derdiyle dertlenemeyen bu anlayış belli ki memuru köleleştirmek istiyor. Memuru kendine mahkûm etmek istiyor. Memuru üç kuruş dayanışma aidatıyla satın almak istiyor. Sizin bu harami yaklaşımınızın hesabını elbette kamu çalışanları soracaktır. Onların gerçek temsilcisi olarak Hür-Sen de soracaktır. Hukuk sizin oyuncağınız değildir. Anayasamız açıktır. Bu konuda geçmişte verilmiş kararlar bellidir. Memurun yüzüne bakacak haliniz olmadığı için memuru zillete mahkûm etmeye çalışıyorsunuz. Ama bilin ki biz bu oyunu bozarız! Buradan Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen'e üye tüm kamu çalışanlarına sesleniyorum: Sizi istifaya, iradenize sahip çıkmaya ve bu harami düzenini birlikte bozmaya çağırıyorum. İstifa et, iradene sahip çık, bu düzeni birlikte bozalım! @MemurSenKonf @kamusen @csgbakanligi @tcbestepe
113
198
475
38,073
Hürriyetçi Eğitim Sendikamıza 7-30 Eylül tarihleri arasında 1283 eğitim çalışanımız üye oldu. Hürriyet ateşi büyüyor!
8
56
130
7,117
Erol USTA retweeted
“ŞAİBELİ SATIŞI” İFŞA EDİYORUM! 📍Bursa’nın en büyük rant arazisi olan 100 bin metrekarelik Carrefour’sa arazisinin; EMLAK KONUT GYO tarafından Katılımevim’den 7 Ağustos 2026 tarihinde satın alındığı ortaya çıktı! 📍Şimdi biz buradan soruyoruz: Bursa’nın göbeğindeki bu arsayı Emlak Konut, arkasında yaklaşık 500 bin mağdur bırakan Katılımevim’den kaç liraya aldı? 📍Ne Emlak Konut ne de Katılımevim, bu satışı KAP’a neden bildirmedi. FON operasyonları başlamadan kırk gün önceki bu satışın anlamı nedir? 📍Bunun adı mal kaçırma değil midir? Yaklaşık 20 milyar TL civarında bir rakamdan bahsediyoruz. Bu para nerededir? Acaba bu para çeşitli işlemlerle yurt dışına kaçırılmış mıdır? 📍Emlak Konut acilen bu konuyla ilgili kamuoyunu bilgilendirmek zorundadır! Devlet kurumlarının, bu şekilde şaibeli kurumları kurtarmak gibi bir görevi var mıdır? @RTErdogan @Akparti @katilimevimtr @ekgyoas
131
2,126
7,018
332,889
Manisa Turgutlu İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde gerçekleştirilen silahlı saldırıda yaralanan öğrencilerimize acil şifalar diliyorum. Manisa Şube Başkanımız Taner Çetin meslektaşlarımıza destek olmak üzere okula ulaştı.
16
52
156
14,140
#HürriyetçiEğitimsrnTOKİOrhangazide Sayın @Yusuf__Tekin Bursa Yenişehir TOKİ Orhangazi Ortaokulu’nda ders programı ve nöbet dağılımlarıyla öğretmenlere uygulanan mobbing ve baskıya asla geçit vermeyeceğiz! Okul yönetimini adalete davet ediyor, @bursamem’i derhal müdahaleye çağırıyoruz. Mağdur edilen öğretmenlerimizin hakkını korumak için hukuki ve sendikal tüm süreçleri başlatıyoruz! @tcmeb
584
63
243
1,813,142
BİR KADIN ÖĞRETMENE UYGULANAN BU MOBBİNGE KİM “DUR” DİYECEK? Sayın @Yusuf__Tekin, Aşağıda bir kadın öğretmenimizin dilekçesini paylaşacağım. Dilekçede anlatılan sorunla ilgili olarak Bursa özelinde, silsile yoluyla bütün yetkililerle görüştüm. Ancak ne hikmetse Gemlik ve Bursa Millî Eğitim Müdürlüklerindeki bürokratlarımız, âdeta “Bir kadın öğretmene mobbing nasıl uygulanır?” başlıklı bir çalışma karşısında üç maymunu oynamaya devam ediyorlar. Öğretmenimiz, sorunlu bir boşanma süreci yaşamıştır. Bu durumu önce okul idaresine şifahen anlatmış, ardından dilekçesinde bütün ayrıntılarıyla açıklamıştır. Çocuğunu kendi sınıfında okutmak istemediğini açıkça belirtmiştir. Üstelik okulda boş bir sınıf da bulunmaktadır. Buna rağmen okul müdürü, tamamen keyfî bir tutumla sınıf değişikliğini gerçekleştirmemiştir. İlçe ve il millî eğitim yöneticileri de bu okul müdürüne söz geçirememiştir! Şimdi soruyorum: Bir öğretmenin çocuğunu kendi sınıfında okutmak istememesi kadar doğal bir talep, okulda boş sınıf bulunmasına rağmen neden yerine getirilmemektedir? Bu talebin reddedilmesinin pedagojik, idari veya hukuki gerekçesi nedir? Acaba aynı talep bürokratlarımızın kendi yakınlarından ya da sendikamsı yapılardan gelseydi, el pençe durup derhâl “Evet.” derler miydi? Bir okul müdürü üyemiz hakkında ışık hızıyla harekete geçen İl Teftiş Kurulu, söz konusu bu okul olduğunda meselelere şaşı bakmaya devam ediyor. Üstelik bu okulda geçen yıl iki müdür yardımcısı soruşturmalar sonucunda görevinden ayrılmıştır. Yetkililer, “Acaba neden?” diye hiç merak etmişler midir? Ha, bu arada öğretmenimiz haziran ayında bu okula atanmasına rağmen ne okulun WhatsApp grubuna alınmış ne de kendisine e-Okul şifresi verilmiştir. Bütün bunlar tesadüf müdür, ihmal midir, yoksa sistemli bir mobbing uygulaması mıdır? Bu okul müdürü “Ali Kıran baş kesen” midir? Hiç kimse bu okul müdürüne görevini, yetkisini ve sorumluluğunu hatırlatamayacak mıdır? Okulun bağlı bulunduğu İlçe Millî Eğitim Müdürü ise tebrik ziyaretleri kabul etmekten ilçenin gerçek sorunlarıyla ilgilenmeye fırsat bulabiliyor mu? Zaten bu ilçeye gelen ilçe millî eğitim müdürleri ya bir ay ya da en fazla bir yıl görev yapmaktadır. Makamda ziyaretçi kabul etmek yerine okullardaki sorunlarla ilgilenmesi ve bu meseleyi çözmesi gerekmektedir. Öğretmenin huzurlu ve mutlu olmadığı, kendisini baskı altında hissettiği bir okulda iş barışı nasıl sağlanacaktır? Bir kadın öğretmenin yaşadığı hassas süreç, açık talebi ve resmî dilekçesi daha ne kadar görmezden gelinecektir? Sayın Bakan, sayın yetkililer… Şimdi top sizde!
45
43
221
111,144
Erol USTA retweeted
Bizim sendikacılık anlayışımız bir siyasi harekete, partiye ya da ideolojik yapıya yaslanmak değildir. Ancak Anayasa’nın 1,2,3,4, 42 ve 66. maddeleri vazgeçilmez kırmızı çizgilerimizdir. Biz tarafız. Şehitlerimizden tarafız. Ülkemizin birliğinden tarafız. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğinden tarafız.
7
53
133
14,245
Erol USTA retweeted
MEB’in yayımladığı “Öğretmen Önlüğü Standartları Kılavuzu” eğitimi şekilciliğe mahkûm etme anlayışının son örneğidir. Öğretmenin itibarı önlüğün kumaşıyla, yakanın kesimiyle değil; hak ettiği ekonomik ve sosyal değerle yükselir. ​Dayatmalara karşı eylem kararımızı aldık. Duruşumuz net: Önlük değil, ÖZLÜK! ​#HürriyetçiEğitimSen #ÖğretmenÖnlüğü #ÖzlükHakları #MebiliçiMazerete2Hak
15
67
295
16,925
Millî Eğitim Bakanlığının norm fazlası öğretmenleri belirleme ve atama çalışmaları devam ederken, mevcut norm kadro uygulamasının eğitim sisteminin gerçekleriyle artık örtüşmediği açıkça görülmektedir. Özellikle doğum oranlarındaki düşüş ve birinci sınıf öğrenci kayıtlarındaki ciddi azalma, önümüzdeki yıllarda norm fazlası öğretmen sayısının daha da artacağını göstermektedir. Normların; “6-15 saate kadar: 1 öğretmen normu verilir. 15-31 saat arası: 2 öğretmen normu verilir. 31’den fazla olması halinde: Her 15 ders saati için 1 ilave norm kadro eklenir.” şeklinde yapılacak bir düzenleme ile çözüme kavuşacağı aşikardır. Millî Eğitim Bakanlığından norm kadro hesabında 21 saat yerine 15 saatin esas alınması için gerekli mevzuat değişikliğini talep ettik. hurriyetciegitimsen.org.tr/n…
38
100
365
77,768
26 Ağustos 1922… Türk milleti esareti reddetti; istiklali uğruna taarruza geçti. Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında Kocatepe’den başlayan Büyük Taarruz, milletimizin bağımsızlık yolunda yazdığı büyük destanın adıdır. Bu büyük destanı yazan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Büyük Taarruz’un 104. yıl dönümü kutlu olsun.
3
29
69
3,466
Bugün öğretmenin asıl gündemi ne giyeceği değil, aldığı maaşla nasıl geçineceğidir. Derinleşen ekonomik kriz ve hızla düşen alım gücü karşısında öğretmenlerimizin özlük ve mali hakları her geçen gün eriyor. Bakanlık, öğretmenin kıyafetine müdahale etmek yerine öğretmenin geçim sıkıntısına, çalışma koşullarına ve özlük haklarına odaklanmalıdır
5
62
199
8,716
EĞİTİMİ SİYASİ SÜREÇLERİN UYGULAMA ALANINA ÇEVİRMEYİN! Millî Eğitim Bakanlığının 2026-2027 eğitim öğretim yılı genelgesinde, iktidarın yürüttüğü siyasi bir sürecin eğitim kurumlarına taşınmasına zemin hazırlayan düzenlemeyi doğru bulmuyoruz. Türkiye’nin terörden tamamen kurtulmasını elbette herkesten çok isteriz. Ancak şehit ailelerinin, gazilerimizin ve milletimizin vicdanında derin yaralar açan; içeriği, sınırları ve varacağı nokta belirsiz siyasi bir sürecin okullara taşınması, öğrencilere anlatılması ve öğretmenlerimizin bu sürecin uygulayıcısı olmaya zorlanması kabul edilemez. PKK terör örgütü tarafından 157 meslektaşı katledilmiş öğretmenlerimize, terörün yol açtığı acıları gölgeleyebilecek bir siyasi süreci öğrencilere anlatma sorumluluğu yüklenemez. Şehit öğretmenlerimizin hatırasını incitecek, terör örgütünün işlediği cinayetleri unutturacak veya milletimize yaşattığı acıları önemsizleştirecek hiçbir yaklaşım, eğitim faaliyeti adı altında okullara sokulamaz. Öğretmenin görevi, iktidarın siyasi politikalarını öğrencilere açıklamak veya benimsetmek değildir. Eğitim çalışanları, hiçbir siyasi projenin anlatıcısı ya da uygulayıcısı değildir. Bakanlık; siyasi gündemi okullara taşımak yerine öğretmen açığını kapatmalı, kalabalık sınıfları azaltmalı, eğitimde niteliği yükseltmeli ve okullarımızın gerçek sorunlarına çözüm üretmelidir. Eğitim sistemimizin ihtiyacı siyasi yönlendirme değil; bilim, liyakat, adalet ve millî değerlerdir. Okullar milletindir; hiçbir iktidarın siyasi faaliyet ve propaganda alanı değildir!
10
108
251
23,213