İNSAN EZBERE YARATILMAMIŞTIR.
BUNUNLA BİRLİKTE "OKU" EMRİNİN TAM KARŞILIĞI, "EZBERİNİ BOZ!" DEMEKTİR.
Ezberliyorsan yerinde saymak için diretiyorsun demektir.
Ezber, sınırsız pencerelere rağmen kafayı bir pencereye bilerek sıkıştırmaktır!
Tek pencereden gördüklerinle bütünün tamamını anladığını iddia etmek, diğer pencerelerden görüneni inkâr ettiğin gibi, pencerelerin varlığını da inkar etmektir.
Ataların, çevrenin, koşulların, ön kabullerin, toplumsal yargıların ve herhangi bir metinden okuyup öğrendiklerin senin için tek hakikattir ve başka türlüsünün, başka yorumunun, başka bir yüzünün veya yüzlerinin olduğunu iddia edenleri lanetlemektir.
Mekke müşriklerinin, "biz atalarımızı bu yol üzerinde bulduk!" demelerinin sebebi, bir pencereye kafalarını bile-isteye sıkıştırmış olmalarının tezahürüdür.
Kur'an onlara, atalarının "pencereye sıkışmış kafa" sahipleri olduklarını, başka pencerelerin münkiri olduklarını söyledi. Fakat onlar atalarıyla birlikte kafalarının sıkıştığı pencereleri de kutsadılar ve ezberlerinin kutsallığına sığındılar. Halbuki Allah'ın kendilerine açtığı pencerelere bakmaları gerekiyordu. Fakat bunun riskini, bunun zorluğunu, bunun bedelini göze alamadıkları ve itiraf edemedikleri için "pencereleri" inkar ettiler.
"Öğrendiklerimizi, atalarımızı, şu kalabalığı yok mu sayalım?" dediler.
Kur'an, "Oku!" diye başlar.
Kur'an'ın bahsettiği okuma, ezber bozma eyleminden başka hiçbir şey değildir.
Ve buradan yola çıkarak rahatlıkla şunu diyebiliriz:
"Okumak eşittir ezber bozmaktır."
Ezber bozulmuyorsa bunun adı okumak değildir.
Ve Kur'an sürekli ezber bozar. Farklı zaman ve farklı ruh hallerindeyken, aynı metnin içerisinden sana "farklı şeyler" söylüyorsa, bu, Kur'an'ın tutarlığının delili olduğu gibi, insanın ezbere yaratılmadığının ve insana ezber emredilmediğinin, aksine ezber bozması emredildiğinin, ezber bozmaya yönlendirildiğinin en büyük delilidir.
Çağımızda ezbere "ilim" diyenlerin ve iyi ezber eden kelli felli adamların tahtına parmak ucu kadar bile olmayan dijital bellekler kurulmuştur!.. Eğer ezbercilere bir üstünlük atfedecekseniz kayıt cihazlarına atfedin!
Yok siz en iyisi düşüncenin seri katili olan ezberden ve insanlığın seri katilleri ezbercilerden uzak durun. Sürekli Kur'an ve tabiat ayetleriyle ezberlerinizi bozun!
Dijital çağın mükemmel ve kusursuz bir şekilde ezber eden aygıtlarıyla; atalarının pencerelerine kafalarını sıkıştırıp, akıp giden zamanın, değişen eşyanın, devinen dünyanın varlığından bîhaber; taklitçiliğe ve ezbere mahkûm sürülerle yarışa girmeyin. Onları "pencerelerinde" bırakıp Allah'ın her daim size açtığı yeni pencerelere koşun. Ezberlerinizi her daim bozun. Zira akıllarımız bize ezber etmemiz için değil, ezber bozmamız için verilmiştir. Ve en iyi ezber eden canlılar maymunlar, develer, eşekler ve şebeklerdir! Oysa bizler insanız ve bu hayvanlarla ezber konusunda kesinlikle yarışamayız!
Size "Kur'an okumayın!", "kitap okumayın!", "siz anlayamazsınız ve yolunuzdan saparsınız!" diyenler; hiç şüpheniz olmasın ki sizin Kur'an'ı ve tabiat ayetlerini anlamanızdan, bilgiye kendinizin ulaşmanızdan, ezberlerinizi bozmanızdan, güdülmekten, taklitçilikten kurtulup akletmenizden, Allah'ın verdiği potansiyeli tam kapasite kullanıp onların peşinden sapmanızdan ve kendilerinin bomboş, sadece birer kayıt cihazı, sadece birer kitap yüklü merkep, birer taklitçi maymun, birer şebek olduklarının ortaya çıkmasından korkuyorlardır.
Allah'ı dinleyin ve size ezberletilenleri unutun! Zira ezber, bilginin celladı, insanlığın katili, iradenin düşmanıdır. Ezber, çobanlara boyun eğmenin, efendilere kul olmanın, şirkin gözle görülmez, elle tutulmaz, en gizli, en sinsi, en hain taraftarıdır.
Ondandır ki Kur'an, "Oku!" diye başlar. Yani "ezberini boz!" diye...
Yani: "Ey insan! Ezbere yaratılmadın; ezberini boz!" diye başlar.
Ramazan Yaman
Not: internet siteme destek verin ki fikri mücadelem, iyilik mücadelem devam edebilsin...
ramazanyaman.com/siteye-dest…