Bugünkü usulsüzlükleri anlatayım herkes bilsin;
Seçim alanında kırmızı ekipten(Avdagiç ekibi) kabinlere girmeye çalışanlar oldu,
Mavi liste seçmenlerine kaş,göz, ses yükseltme eylemleriyle aşağılamalar yapıldı, bir tanesi bizzat üzerime yürüdü. Ekibimiz tepki vermesin ve motivasyonu düşmesin diye söylemedim, onlar da şimdi öğrenecek.
Bazı yaşı büyük seçmenlere “tek adaylı sandık” diyerek diğer renk listeler verilmedi. Müdahale ettiğimde de “Seçmeni rahat bırakın” diye bağırdılar.
4. Salondaki yetki belgesi kısmında kırmızı ekiplerin belge işlemleri hemen halledildi, diğer ekipler saatlerce bekletildi. Vatandaş itiraz edince fiziksel müdahale yapılmaya çalışıldı. Kamera kaydı ve öğleden sonraki varsa tutanaklara işleneceği söylenen eylemler ortadadır.
Yüzlerce insan koordinasyon sorunu sebebiyle küfrederek alandan OY KULLANMADAN ayrıldı. İTO’nun kusurlarını bireysel olarak üstlenip insanlara oy kullanmaları için dil döktük.
Bağırtılar, yan bakışlar, gereksiz yol kesmeler…
Sabah 08.00’den akşam 17.00’a kadar 1 dakika durmadan çalıştım. En az 20 kez önümü kırmızı listeden kesip müsade istememe rağmen yol vermediler.
Kavga çıkarmamız için uğraştılar ama biz kavga etmek istesek seçmeni sandığa değil İTO’nun bahçesine çağırırdık. Belki de öyle yapmak gerekiyordu.
Ezcümle, Kaptan Mustafa Can ilk adaylığında yılların ekibine meydan okudu. Ufak bir farkla komitesinde kaybetti. Bana sorarsanız bu ufak fark da normal değildi ama Kaptan işi büyütüp ortamı laçkalaştırmadı.
Son olarak, seçim sonunda gelip poz kesenler de Kaptan’a destek veriyormuş gibi davranmasınlar. Gerçekten iş yapsalardı da bu adamın emeğini yere düşürmeselerdi.
Sıkıldım artık işleri küçümseyip egolarını kenara bırakamayanlardan. Orada yer silinecekse yer silerim, oy belgesi hazırlanacaksa hazırlarım. Özür dilenecekse gider dilerim, hata varsa üstlenir ve düzeltirim.
Siz hepiniz kendinizi parlatmak için geliyor, imkanlardan faydalanıyor ve günün sonunda kaybetmenin üzüntüsüne bile ortak olmadan kaçıyorsunuz.
Durmadan dinlenmeden çalışan, bir kere şikayet etmeyen Ayça Bilgili, İbrahim Ünal ve Nuri Mert Can’a bilhassa şahsım adına teşekkür ederim.
Bir seçimi geride bıraktık ve maalesef olmadı…
İstanbul Ticaret Odası seçimlerinde kendi komitemizde arzu ettiğimiz sonucu alamadık.
Demokrasinin gereği olarak sandıktan çıkan sonuca saygı duyuyorum. Bu yola bir makam kazanmak için değil, yıllardır içinde bulunduğum ticaret hayatına, İstanbul’a, ülkeme ve yüce Türk Ulusuna olan sorumluluğumla çıktım.
İnandığım doğruları söyledim. Yanlış gördüklerimi dile getirdim.
Bana inanan, yanımda duran, emeğini ve gönlünü ortaya koyan bütün dostlarıma yürekten teşekkür ediyorum.
Oy kullanamasa bile bizimle koşturan, bir tweet dahi olsa destek veren, dualarını esirgemeyen, değişim isteyen; değişimi bir Türk evladından bekleyen herkese tüm kalbimle şükranlarımı sunuyorum.
Kazananları tebrik ediyor, İstanbul ticaret hayatına ve Türk yurduna yakışır şekilde faydalı çalışmalar yapmalarını diliyorum.
Benim için mücadele sandıkla başlamadı, sandıkla da bitmez, bitmeyecektir.
Çünkü biz koltukların değil, inandığımız değerlerin peşindeyiz. Biz, yüce Türk Ulusunun huzurunda, Yüce Atatürk’ün çizdiği yolda ülkemize sevdalıyız.
Saygı ve sevgilerimle…